<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586</id><updated>2012-02-16T13:09:50.780-08:00</updated><category term='Öğrendim'/><category term='Ne Kadar Streslisiniz'/><category term='ETKİLEYİCİ SÖZLERDE VARRRRRRRRR'/><category term='Yürüyüş'/><category term='Hittlerden'/><category term='Mevlanadan'/><category term='DOMATES SEBZE MİDİR'/><category term='Batı Karadeniz'/><category term='Gençlik ve sağlık için E vitamini'/><category term='Dil Yalan Söyler Ama Vücut Asla'/><category term='Hayata Dair'/><category term='Motivasyon ve Başarı İçin 15 İpucu...'/><category term='BİR ŞEYİ BAŞARMANIN KAÇ DEĞİŞİK YOLU VARDIR SİZCE?'/><category term='Bill Gates’ten gençler için kariyer öğütleri'/><category term='Sedef Hastalığı'/><category term='Yeni Yıl Mesajları'/><category term='Hayat'/><category term='Albert Einstein Sözleri'/><category term='KONFUÇYUS'/><category term='En Büyük Risk;Risk Almamaktır...'/><category term='Dost'/><category term='Yunus Emre&apos; den...'/><category term='Bir Çinli bilgeden...'/><category term='SEVGİ BU iŞTE...'/><category term='HAYATI KOLAYLAŞTIRMANIN 100 YOLU'/><category term='HAYATTA MUTLU OLABİLMENİN 100 KURALI'/><category term='Ataol Behramoğlu&apos; ndan'/><category term='İNSAN HAYATTAN NE İSTER?'/><category term='Yaşamak Güzeldir'/><category term='Konuş Benimle'/><category term='Madagaskar Penguenleri'/><category term='Can Yücel&apos; den'/><category term='Hayatta Kararlar Birer Kibrittir...'/><category term='Büyük Reis Seattle&apos; den...'/><category term='Elma Gençleştiriyor'/><category term='EVDE ÖĞRENME STİLLERİ'/><category term='Mutluluğun Resmi'/><category term='Şimdiki Zamanın Önemi'/><category term='Nuhun Gemisinden Yaşam Öğütleri'/><category term='Mutlu Yıllar'/><category term='Susamın Faydaları'/><category term='Vizyon insanı olmak...'/><category term='Kendi Önünüzden Çekilin...'/><category term='Güldüren Anonslar ...'/><category term='Dr. Wayne W. Dyer&apos; den...'/><category term='Öğrenmenin ve Başarının Yaşı Yoktur.'/><category term='Kızılderili Bilgelerden...'/><category term='Soğuk Algınlığına Şalgam'/><category term='BAŞARI VE MOTİVASYON İÇİN 50 TAKTİK'/><category term='Her Şey Size Bağlı...'/><category term='MEYVE MİDİR?'/><category term='Bunları Uygula 150 Yıl  Yaşa'/><category term='Hayatı Motive Edecek Etkili Sözler...'/><title type='text'>HAYATA DAİR...</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>57</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-4985000871627862948</id><published>2008-04-19T23:35:00.000-07:00</published><updated>2008-04-19T23:44:10.875-07:00</updated><title type='text'>RİZE MURADİYE İLKÖĞRETİM OKULU</title><content type='html'>Şekerler, uzun süredir güncelleme yapamıyorum biliyorsunuz.Çalıştığım okulun web sitesini hazırlamakla meşguldüm.Rize muradiye ilköğreim Okulu &lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.rizemuradiye.k12.tr/"&gt;www.rizemuradiye.k12.tr&lt;/a&gt; adresiyle yayınlanıyor.Ziyaretlerinizi bekliyoruz.&lt;br /&gt;Gülin KİBAR&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-4985000871627862948?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/4985000871627862948/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=4985000871627862948' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/4985000871627862948'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/4985000871627862948'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2008/04/rize-muradiye-ilkretim-okulu.html' title='RİZE MURADİYE İLKÖĞRETİM OKULU'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-8303901629184229805</id><published>2008-02-27T20:41:00.000-08:00</published><updated>2008-02-27T20:42:12.418-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EVDE ÖĞRENME STİLLERİ'/><title type='text'>EVDE ÖĞRENME STİLLERİ</title><content type='html'>Bir kişinin en iyi öğrendiği yol onun öğrenme stilidir ve öğrenme stiline uygun teknikleri kullanan kişi için öğrenme zevkli bir deneyim haline gelir. Araştırmalar başarısız olarak görülen pek çok öğrencinin başarısızlık nedenlerinin kendilerine uygun çalışma ve öğrenme yöntemini kullanmamaları olduğunu ortaya çıkarmıştır. Evde öğrencinin öğrenme stiline uygun bir çalışma ortamının oluşturulması başarısını ve motivasyonunu artıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmalar aile bireylerinin öğrenme stillerinin farklı olabileceğini göstermiştir. Pek çok ebeveyn çocuklarından kendi öğrenme stillerine benzer bir şekilde ders çalışmalarını beklemektedir. Öğrenci ailenin beklediği gibi ders çalışmadığı zaman ders çalışmıyor olarak algılanır. Ama aslında öğrenci kendi öğrenme stiline uygun, kendinde işe yarayan tarzda çalışma sistemi oluşturmuş olabilir. Bu yüzden ailelerin, kendilerinin ve çocuklarının öğrenme stillerini iyi bir şekilde analiz etmeleri ve evde öğrencinin başarısını artıracak bir sistem oluşturmaları gerekmektedir. Bununla birlikte ailelerin gözlem yapması ve bilimsel testlerden yararlanmaları evde ders çalışma için sağlıklı bir sistem oluşturulmasına yardımcı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağırlıklı olarak Analitik Düşünme Biçimine sahip öğrenciler için evde çalışma sistemi önerileri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Tek başına kalabilecekleri, sessiz bir ortam olmasına dikkat edilmesi gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Masa başında çalışmak konsantrasyonlarını artırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Çalışma ortamının iyi aydınlatılması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Hafta sonu çalışmalarının ve hafta içi konularının tekrarlarını sabah saatlerinde yapmaları daha etkin sonuçlar almalarını sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Ders çalışırken çalışma periyotlarını uzun tutmalı; atıştırma, telefonla görüşme, müzik dinleme v.b. faaliyetleri aralarda yapmaları konsantrasyonlarını korumalarını sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Hangi gün ne çalışacağının belli olduğu bir ders programı hazırlamaları daha sistemli çalışmalarını sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağırlıklı olarak Bütünsel Düşünme Biçimine sahip öğrenciler için evde çalışma sistemi önerileri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Konsantre olabilmeleri için müzik dinleyebilecekleri bir ortam olması gerekir. Tamamen sessiz ortamlar dikkatlerinin dağılmasına neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Çalışma ortamının çok yoğun aydınlatılmaması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Masa başında çalışmak yerine daha rahat bir oturma düzenini tercih etmeleri gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Bazı zamanlarda arkadaşlarıyla birlikte çalışabilecekleri ortamları tercih etmeleri gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Çalışmalarını düzenlerken sık ve kısa aralar vermeleri konsantrasyonlarının korunmasını sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Çalışmaya başlamadan önce konunun ana başlıklarına göz gezdirip ondan sonra programlarını oluşturmaları daha sistemli çalışmalarını sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Günlük ders programlarında farklı derslere zaman ayırmaları gerekir. Aynı gün tek bir derse çalışmak konsantre olmalarını zorlaştırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Konu tekrarları ve ders çalışma için akşam ve gece saatlerini tercih etmeleri daha etkili sonuçlar almalarını sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Milliyet Gazetesi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-8303901629184229805?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/8303901629184229805/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=8303901629184229805' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/8303901629184229805'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/8303901629184229805'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2008/02/evde-renme-stilleri.html' title='EVDE ÖĞRENME STİLLERİ'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-1081065833371355323</id><published>2008-02-17T05:37:00.000-08:00</published><updated>2008-02-17T05:38:40.100-08:00</updated><title type='text'>İnsanı Yorgun Düşüren 11 Enerji Düşmanı...</title><content type='html'>İşte insanı yorgun düşüren ve enerjisini bitiren en büyük 11 düşman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamları, kronik yorgunluk ile tüm bu etkenler arasında şaşılacak bağlantılar olduğunu tespit ettiler.&lt;br /&gt;1- Derin uykuda bizi rahatsız edenler:&lt;br /&gt;Gürültü stres yaratır ve stres tansiyonu yükseltir. Sonuçta sürekli halsiz ve uykulu oluruz. Bunun için size önerimiz, yatak odanızdan saat gibi ses çıkarabilecek tüm eşyaları kaldırmanız olacaktır. &lt;br /&gt;2- Kahve ve çay: 6 fincandan sonrası zarar:&lt;br /&gt;Kafein uyarıcı etki yapar, yani beyne daha fazla enerji emri verir. Günde 3 fincan kadar çay veya kahve içersek, bu canlandırıcı özellikten iyi şekilde faydalanırız. Fakat miktar ikiye katlanırsa, kafein ve tein, vücudumuzdaki demiri emer. Bu durumda beyin ve kalbe yeterli oranda oksijen gitmez. Sonuçta kendimizi çok yorgun hissederiz. &lt;br /&gt;3- Karbonhidrat uyku hapı etkisi yapar:&lt;br /&gt;Tüm karbonhidratlar, aç karnına yenildiği zaman ağırlık yapar. Siz siz olun, aç karnına bu besinleri tüketmemeye özen gösterin.&lt;br /&gt;4- Su eksilirse dikkatiniz de dağılır:&lt;br /&gt;Her gün yaklaşık 8 bardak su içmemiz gerekiyor, yoksa hissedilir bir biçimde enerji boşluğuna düşeriz. En iyisi, her saat başı içine biraz limon suyu sıkılmış bir bardak su içmektir. &lt;br /&gt;5- Cep telefonu hipnozdan beter:&lt;br /&gt;20 dakikadan uzun telefon görüşmelerinin uyku hipnozu gibi bir etki yaptığı ortaya çıktı. Dolayısıyla, uzun süreli ve sık olarak telefonla konuşmak bizi yorar.&lt;br /&gt;6- Duş alacağımıza yatağa geri dönelim daha iyi: &lt;br /&gt;Suyun sıcaklığı vücut sıcaklığının çok üzerindeyse bünyemiz uyku getiren hormonları fazlasıyla salgılamaya başlar. Akşamları iyi uyumak için sıcakla, sabahları enerji depolamak için ılık suyla yıkanın! &lt;br /&gt;7- Bazı besinlere karşı dayanıksız olabilirsiniz: &lt;br /&gt;Her şeyi doğru yaptığınız halde zinde değilseniz, "çölyak" hastası olabilirsiniz. Bu bünyenizin tahıl nişastalarını işleyememesi anlamına gelir. Baş ağrısı ve yorgunluktan şikayet eden bu kişilerin buğday, arpa gibi tahıllardan uzak durması gerekir. &lt;br /&gt;8- Kola bünyeyi aside boğar:&lt;br /&gt;Az harekete bir de aşırı kola, çay ve et tüketimi eklenirse, bünyede aşırı asit meydana gelir. Sonuçta da dolaşım bozuklukları, migren, bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi rahatsızlıklar yaşanır. &lt;br /&gt;9- Gürültü de yorar:&lt;br /&gt;Uzun süreli gürültüye maruz kalan insanların enerjisi tükeniyor. Bağıra çağıra konuşan insanların arasında olmak bile insanı yormaya yetiyor.&lt;br /&gt;10- Floresan ışığı kronik esnemeye neden olur:&lt;br /&gt;Floresan ışık, öğrenme ve konsantrasyon yetimizi yüzde 60 oranında düşürür. Gün içinde saatlerce bu ışığa maruz kalan birinin bağışıklık sisteminin zayıfladığı ispatlandıBu da kronik yorgunluğa neden olabilir. &lt;br /&gt;11- Küften uzak durmalı: &lt;br /&gt;Bulunduğunuz ortam yeterince havalanmıyorsa küf oluşabilir. Bünye, küfe tıpkı mikroplarda olduğu gibi karşılık verir, bununla mücadele eder. Bu da açıklanamayan sürekli yorgunluğa neden olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-1081065833371355323?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/1081065833371355323/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=1081065833371355323' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/1081065833371355323'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/1081065833371355323'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2008/02/insan-yorgun-dren-11-enerji-dman.html' title='İnsanı Yorgun Düşüren 11 Enerji Düşmanı...'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-1543870687660583238</id><published>2008-02-16T08:53:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:38:56.781-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ETKİLEYİCİ SÖZLERDE VARRRRRRRRR'/><title type='text'>ETKİLEYİCİ SÖZLERDE VARRRRRRRRR</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R7cV0y3r4NI/AAAAAAAAAO0/b3ZLysGsDHE/s1600-h/sevgilimmmmmmmmmmm.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R7cV0y3r4NI/AAAAAAAAAO0/b3ZLysGsDHE/s320/sevgilimmmmmmmmmmm.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5167623094183649490" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İnsan ya hayrandır sana ya düşman, ya hiç yokmuşsın gibi unutulursunYa bir dakika bile çıkmazsın akıldan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilirmisin geceler ne kadar uzun gelir bekleyenlereHele o beklenenler vazgeçilmezlerdense..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğan güneşi bana doğsa, her mutluluk beni bulsa,Bütün dünya benim olsa sensiz hayat yaşanmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen bazen en zifiri karanlık gecemin güneşi,Sen bazen yaşanacak hayatın cesaret verecek mutluluk yanı,Sen bazen ve her zaman sevgimin tek nedeni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu an hayatta olmamın çok güzel bir nedeni var,Bu nedende yüreğimdeki sensin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki dünya için önemli olmayabilirsin ama,Biri için dünyalar kadar önemlisin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, seni, gözlerimi kapattığımda değil,Gözlerimi açtığımda görmek isterim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiğinin gözyaşları sahile vurduğu zaman ,Sahilin atacağı imza SENİ SEVİYORUM olacak bitanem..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuyruklu yıldızlar vardır;Yetmiş yılda bir yaklaşır dünyaya...İnsan ömrü boyunca ya bir defa görür ya hiç...Ben gördüm o da sensin Bitanem...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni yıldızlara benzetiyorum.Onlar kadar pırıl pırıl ve yine onlar kadar ışıl ışılsın.Ama aranızda tek bir fark var,Onlar bin tane sen bir tanesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağlasam çizgi çizgi,Gözyaşlarım sana değilmiş gibi, beklesem,Zamansız, dünsüz, yarınsız gelmeyişini, Silinmiyor hüzünlerim,Seni seviyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafif hafif çiseleyen yağmurda kalırsan;Saçlarını okşayan her tanedeBENİ HATIRLA !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gece seni düşüneceğim; Ne kadar uzakta olursan ol,Sevgimi avuçlarıma alıp yıldızlara üfleteceğim ,Gecenin rengine kucağındır diyerek düşlere dalacağım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki Şaşkın yıldız gibi parlayan gözlerine bakıp da, senin ruhunu tüm içtenliğiyle görebilenler anlar ki sen bir ömre bedelsin !!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben seni bir nisan yağmurunda,Ilgıt ılgıt esen rüzgarların gelincikleri okşayıp,Bir kış günü kar altındaki buğday tanesinin,Güneşi özlediği gibi seviyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerimdeki pırıltıyı farkettiğin zaman,Üşenme sarıl boynuma anlamışımdır mutlaka sevdiğini,Zaten belli olur gözlerimden hemen,Alışık değiller öyle parlamaya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acı ve hüzün bir yıldız kadar uzak,Mutluluk ise gözbebeğin kadar yakın olsun,Umutların gerçek gerçeklerin, mutlulukların sonsuz olsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünde yarın da yüreğin kadar yanındayım ,Kendini yanlız hissettiğinde elini yüreğine koy ben hep oradayım!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gecenin en karanlık ve en derin anında,Kızıl bir ay karşımda karanlığa yükseliyor,Ve bir yıldız bana göz kırpıyor.EMİNİM Kİ SENSİN ! !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin için ağlarken gözümden düşen yaşlar denize dökülseydi eğer,Karaya vuran dalgalar "seni seviyorum" yazardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki damla gözyaşı düştü gülüme, sonra kurudu tuzu kaldı geriye,Denizleri aşıp aşkıma yol aldı bir umutla yeşerip tekrar açacak diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,Ve sevgiline hasret kaldığın kadar yakınsın.Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın,Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşile inat ağaç hala yeşermekte,Geceye inat gün hala ağarmakta,Ben ise sana inat seni hala sevmekteyimİnat bu ya seni hep seveceğim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aramazdık gece mehtabı yüzün parlarken,Bir sönük yıldıza benzerdi güneş yanımda sen varken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gece bir yıldız tut,Ben bu yıldız kadar uzağında olsam bile,Sevgim heran yanıbaşında!..Eğer bir gün o, sevdiğin yağmur insafsızca seni ıslatırsa, bilki ben sana ağlıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir gün aşkımızın şarkısı kulaklarını tırmalarsa bilki ben o şarkıyı sana söylüyorum. Eğer bir gün elinde bir demet gül mezarıma gelirsen bilki mutluyum mezarımda uyuyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her martı bir deniz, Her rüya bir uyku,Her dağ bir duman Her nota bir şarkı bulur ama,Ben başka " sen " bulamam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep bir yıldız olmanı bekledim.Gün gelir kayıp bana ulaşırsın diye,Sonra vazgeçtim,Yıldız olursan ben ulaşamam diye...Hani sözler varya sözleri anlatır,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani sözler varya gözleri ağlatır,Hani anlar varya değeri geç anlaşılır,Birde aşk varya seni bana anlatır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ay yıldıza mutluluk fısıldarken,Gökyüzü sevincini yeryüzü ile paylaşırkenBen sana bir parça mutluluk yolluyorumİçindeki umut çiçekleri hiç solmasın diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ufukta bir gemi görsem seni taşıyan,Mavi denize dalardım geriye bakmadan,Uçsuz bucaksız mavilikte arardım beni,Ta ki beni sende bulana kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başını göğsüme yasladığımda tek bir düşmanım vardır; Geçip giden zaman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni düşünür ,seni özlerim,Sevgilerin özlemlerin derinliğinde ,Ne olur kır şeytanın bacağını birkez beni hatırla,Bir sonbahar serinliğinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalbimi kırmak suya yazı yazmak kadar zordur,Kalbimi düzeltmek ise gece doğan güneşe dokunmaya benzer,Sen o suya yazı yazdın,Şimdi güneşin doğmasını bekle!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi daha iyi anlıyorum ki,Nefes almak değilmiş yaşamak,Ateşlerde yanmak gibi birşey,Seni severken sensiz olmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökyüzü yıldızlarla doluydu, ben seni düşünürken,Hüzün yıldızları kuydum adlarını, seni hatırlatıyor diye,Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın.Göz kırpardın uzaklardan sessizceBense hep seni beklerdim, kırık kalbim, yaşlı gözlerimle&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer kalmamışsa sağlam bir dal,İçilecek temiz bir su, sarılacak bir el,Doğrul yatağından aç pencereniGüneş doğacaktır birazdan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nehirler denizlere karışır dalgalanır,Fırtına olur durulur kalbimdeki kasırga.Hiç dinmez benliğin senle eriri bütünleşir,Ateş yanar küllenir,Ama sönmeyen bir ateş var o da senin ateşin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gece pencereni açık bırak,Bir kuş uçurdum, biraz yorgun biraz ıslak,Başucuna bir tutam sevgi bırakacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir gün biri senin için,İsmini güneşe buzlarla yazabilirse,Bilki o seni benden daha çok sevmiştir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haritaya bakıyorum izin yok,Kitaplara bakıyorum yüzün yok,Sözlüklere bakıyorum ismin yok,Birde dönüp kendime bakıyorum,Senin benden başka adresin yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanlızlıksa eğer seni korkutan korkma! ben yanındayım,Yok eğer yanlız kalmaksa istediğin kork!Çünkü seni bensiz bırakmıyacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşkın oyun olmadığına inanırsan bir gün,Yoluna yüreğini koyanları unuutma,Çabalamak sevmene yeterse, seni seven kalpleri kırma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni sana kavuşturacak tek şeyin ölüm olduğunu bilseydim,Azrailin gelmesini beklemezdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünü yaşıyorsam eğer,Gelecek günlerin seni getireceğine inandığım içindir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk sevipte ayrı kalmaksa,Sevgilerin sonu hep ayrılıksa,Ömürlerin sonu hep böyle karanlıksaAl dünya bu aşkı, sende kalsın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kutu dolusu yaşam gönderiyorum sanaBir fırça koydum kutuya,Cennet resmi yapıp içine gir diye,Düşler serpiştirdim içine,Düş kurmayı unutma diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi ruh duydu seni benim kadar derinden,Hangi gönülde yandın böyle yangınla sen,Ya benim gözlerimdi seni bambaşka gören,Ya başkası bırakıpta geçmiş seni görmeden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana kalsa gökyüzündeki tüm yıldızlar yerine bütün insanlaraSenin gözlerinde ışıldayan bir çift yıdız gönderirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımın hem anlamı hem neşesi oluverdin,Seni gördüğüm günden beri,Şarkılarda seni düşündüm,Gecelerimin parlayan yıldızı oldun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bulutlara yükledim özlemimi, rüzgarlarla yolladım sevgimi,Yağmurları yağdırdım gözyaşlarımla,Küçücük melekler gönderdim,Seni öpmeye gelmediler mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneşin bile buz tuttuğu bir yerde, eğer ateş görürsen,Bilki o ateş senin için yanan kalbimdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kağıt önümde kalem elimde,Duygular kalpte düşünceler yazıda,Ay gökyüzünde yıldızlar daha ötede,Tanrı yukarıda kullar aşağıda,En zoru da canım sen orada ben burada&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-1543870687660583238?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/1543870687660583238/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=1543870687660583238' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/1543870687660583238'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/1543870687660583238'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2008/02/etkileyici-szlerde-varrrrrrrrr.html' title='ETKİLEYİCİ SÖZLERDE VARRRRRRRRR'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R7cV0y3r4NI/AAAAAAAAAO0/b3ZLysGsDHE/s72-c/sevgilimmmmmmmmmmm.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-5970398088835459775</id><published>2008-01-20T07:39:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:38:56.941-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DOMATES SEBZE MİDİR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MEYVE MİDİR?'/><title type='text'>DOMATES SEBZE MİDİR, MEYVE MİDİR?</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R5NrnhzaVlI/AAAAAAAAAOs/p_lzKn3t_RI/s1600-h/domates.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5157584325102425682" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R5NrnhzaVlI/AAAAAAAAAOs/p_lzKn3t_RI/s320/domates.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Genellikle meyveler çiğ olarak (tabii yıkandıktan sonra), sebzeler ise pişirildikten sonra yenilir. Bu da bazı yiyeceklerin meyve mi, yoksa sebze mi olduklarına dair karışıklıklara yol açar. Örneğin domates salatada çiğ olarak yenilebilir, bunun yanında tencere yemeği olarak dolması da yapılır. Bu durumda domates meyve midir, yoksa sebze mi? Genel kanının ikincisi olmasına rağmen aslında domates bir meyvedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çarşı, pazar anlayışına göre, tabiatta bulunduğu şekilde yenilen ve tadı tatlı olan yiyecekler meyvedir. Çarşıda, pazarda, marketlerde elma, çilek, üzüm ve muz meyve olarak kabul edilirlerken, taze fasulye, domates, kabak ve patates, sebze reyonlarında bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bilim insanları, yani botanistler, sebze-meyve ayırımını böyle yapmıyorlar. Onlara göre meyve, içinde etli veya kuru, çoğunluğunu çekirdek diye adlandırdığımız, kendi tohumu veya tohumları bulunan yiyecektir. Bu tanıma göre kayısı, şeftali, üzüm, taze fasulye, domates, salatalık (hıyar) ve benzeri gıda maddeleri teknik olarak meyvedir. Yani kısaca çekirdeği olan tüm yiyecekler meyvedir. Geriye kalanlar, yani patates, havuç, şalgam, soğan, sarımsak gibi bitki kökleri, lahana, marul gibi bitki yaprakları, hatta aslında bir çiçek olan karnabahar bile birer sebzedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada belirtmekte fayda var; biz bitkilerin değişik kısımlarını yeriz. Örneğin, maydanoz yetiştiği bitkinin yaprak kısmı iken, karabiber ağacın meyvesi, tarçın kabuğu, susam ise bitkisinin tohumudur.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-5970398088835459775?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/5970398088835459775/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=5970398088835459775' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/5970398088835459775'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/5970398088835459775'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2008/01/domates-sebze-midir-meyve-midir.html' title='DOMATES SEBZE MİDİR, MEYVE MİDİR?'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R5NrnhzaVlI/AAAAAAAAAOs/p_lzKn3t_RI/s72-c/domates.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-5582893753957384311</id><published>2008-01-15T11:24:00.000-08:00</published><updated>2008-01-15T11:25:01.688-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Motivasyon ve Başarı İçin 15 İpucu...'/><title type='text'>Motivasyon ve Başarı İçin 15 İpucu...</title><content type='html'>1—Hikâyenizi Yazın: Temiz bir kâğıda bir iki paragraf olacak şekilde arzu ettiğiniz geleceğin hikâyesini yazın. Gelecekte yapmakta olduğunuz şeyi, yaşadığınız yeri ve sahip olduklarınızı yazın. Bu sizi, hem şimdi hem de gelecekte motive edecektir&lt;br /&gt;2—Geleceği Gözünüzde Canlandırın: Gözlerinizi kapatın ve kendinizi gelecekte ne yapıyor olarak görmek istiyorsanız, onu yaparken canlandırın. Örneğin, hayaliniz küçük bir işyeri açmaksa, kendinizi açılış gününde, müşterileriniz ve çalışanlarınız ile selamlaşırken hayal edin. Böylece, hayallerinizi somutlaştırabilirsiniz.&lt;br /&gt;3—Geçmişi Gözünüzde Canlandırın: Geçmişi gözünüzde canlandırdığınızda, daha önce nerede olduğunuzu ve ne kadar yol kat ettiğinizi görürsünüz. Planlı hedeflerinize ne kadar ulaştığınızı ve nerelerde hata yaptığınızı anlarsınız. Bu sizin doğru yolda ilerlemenizi sağlayacaktır.&lt;br /&gt;4—Büyük Düşünün: Geleceğiniz ile ilgili büyük düşünmekten korkmayın. Bu, kısa süreli başarısızlıklarınıza katlanmanızı kolaylaştıracaktır. Engeller, sizi durduramayacaktır. Çünkü sizin gözleriniz büyük hedefe kilitlenmiş olacaktır.&lt;br /&gt;5—Kendinizi Eğitin: Hedef ya da hayaliniz ile ilgili her şeyi öğrenin, okuyun, konuşun, dinleyin ve deneyin.&lt;br /&gt;6—Kendinize Bir Model Bulun: Kendisinden bir şeyler öğrenebileceğiniz rol model seçin. Bu kişi, sizin saygı duyduğunuz ve kendisi gibi olmak istediğiniz birisi olmalıdır. Saygı duyduğunuz bir insanı örnek aldığınızsa, tekerleği yeniden icat etmeniz gerekmeyecektir.&lt;br /&gt;7—Başarı Hikâyelerini Okuyun: Etrafınızdaki insanların başarı hikâyelerini okuyun. Günlük gazetelerde bile size ilham verebilecek, motive edecek ve harekete geçirecek düzinelerce küçük başarı hikâyeleri var. Kütüphaneler, sıradan insanların sıra dışı hikâyelerini anlatan biyografi ve otobiyografileri ile dolu. Hepsi, sizi başarıya ulaştırmak için raflarda heyecanla bekliyorlar.&lt;br /&gt;8—Sürekli Öğrenin: En önemli ders bu. Etrafınızdaki dünya hakkında sürekli öğrenmeye devam edin ve asla durmayın. Sizi ilgilendiren şeyler hakkında okuyun, dinleyin ve öğrenin. Mesela, sorulan bir soruya "bilmiyorum" demenin tadını çıkarın, sonra hemen öğrenin. Meraklı olun. Biliyorsunuz, merak ilmin hocasıdır.&lt;br /&gt;9—Hedeflerle Çalışın: Hedefler, hayatınızın tüm alanlarındaki gelişiminiz için önemlidir, eğer hedefsiz çalışırsanız, gelişiminizde güçlükler ile karşılaşırsınız. İstediğinizi elde etmek için, işinizi şansa bırakmanız hiç de iyi bir yol değildir. Earl Wilson’un güzel bir sözü var. Diyor ki : “Başarı mı? Başarı tamamen şansa bağlıdır. İnanmazsanız başarısız insanlara sorun!” Hedeflerle çalışın, onlar size başarıyı ve yanında meyvesi olan mutluluğu getireceklerdir.&lt;br /&gt;10—Büyük Hedefler Seçin: Hedeflerinizin etkili olabilmesi için, ulaşılabilir-zor olmalıdır. Eğer hedefiniz başarılması kolay ise, motivasyonunuz düşer. Hedefleriniz ulaşılabilir olmalı, ancak aynı zamanda sizin mevcut yetenek ve becerilerinizi geliştirmenizi gerektirecek kadar da zor olmalıdır.&lt;br /&gt;11—Kendinizi Ödüllendirin: Kendiniz için ödüller belirleyin. Hedefinize ulaştığınızda ya da küçük de olsa bir adım attığınızda kendinizi ödüllendirin ve bunu kutlayın. Çok çalıştınız ve bunu hak ettiniz. Ailenizle dışarıda yemek yiyin, kısa bir seyahate çıkın ya da sizi mutlu edecek başka şeyler yapın.&lt;br /&gt;12—Doğru Kelimeleri Kullanın: Günlük konuşmalarınızda, ‘Bunu başarabilirim’ ya da ‘Bir çözüm buluruz’ gibi olumlu cümleler kullanmaya dikkat edin. Kurduğunuz, cümlelerin sizin psikolojiniz ve davranışlarınız üzerinde son derece önemli etkileri olduğunu unutmayın.&lt;br /&gt;13—Ara Vermesini Bilin: Şimdi dışarıya çıkın ve açık havada kısa bir yürüyüş yapın. Sıkıntı duyduğunuz durumlarda, ara vermesini bilin. Bu sizin olaylara farklı bir perspektiften bakmanızı sağlayacaktır.&lt;br /&gt;14—Sahip Olduğunuz Şeylerin Değerini Bilin: Etrafınıza bakın ve sahip olduğunuz şeylerin değerlerinin farkına varın. Arkadaşlarınız, aileniz, eviniz ya da başka herhangi bir şey. Bu bile başlı başına bir mutluluk kaynağıdır.&lt;br /&gt;15—Her Zaman Mutlu Olmak Zorunda Değilsiniz: Bazen, kendinizi kötü hissetmenizin hiçbir kötü yanı yok. Her zaman, dışadönük, heyecanlı, enerji dolu olmak zorunda değilsiniz. Bir şeylerin yolunda gitmediği, kendinizi iyi hissetmediğiniz günler olacaktır. Dert etmeyin, problemler geçer&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-5582893753957384311?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/5582893753957384311/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=5582893753957384311' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/5582893753957384311'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/5582893753957384311'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2008/01/motivasyon-ve-baar-iin-15-ipucu.html' title='Motivasyon ve Başarı İçin 15 İpucu...'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-1083995208388857255</id><published>2008-01-15T11:21:00.000-08:00</published><updated>2008-01-15T11:23:53.915-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İNSAN HAYATTAN NE İSTER?'/><title type='text'>İNSAN HAYATTAN NE İSTER?</title><content type='html'>Herkes bu soruyu "ben hayatta ne isterim?", diye muhakkak yüzlerce defa sormuştur. Her keresinde olmasa bile birçok kez de değişik bir cevap vermiştir.Ben herkesin hayatta ne istediğini bilemem ama kendimin ne istediğini üç aşağı beş yukarı doğrulukta yazabilirim.Ancak, vurgulayarak söylemek zorundayım ki: Ne istediğim zamana göre hep değişti! Her dönem içimde başka bir talep yükseldi. Kendi varlığımın farkına vardığım ilkokul yıllarında "başarı" benim için en büyük amaçtı.Sanırım, ilkokul mezunu ama hırs dolu annem kendi yapamadığını bana yaptırmak istiyor ve "okumamı" şiddetle arzu ediyordu.Ona kendimi sevdirmenin en emin yolu okulda başarılı olmaktı!"Başarı ihtiyacı" bende hayat boyu sürdü.Zaman zaman "ödüllendirilme ihtiyacı"na da dönüştü ama hiç sönmedi. Anam öleli 22 yıl oldu. Bazen kendimle dalga geçerim:"Oğlum Cüneyt sen hala kendini anana ispat etmeye çalışıyorsun!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*** ***Ergenlik çağı ile birlikte "fark edilme" isteği güçlendi. Dakikalarca ayna karşısında adam olmayan saçlarımı sıraya sokmaya çalışırdım ki kızlar beni fark etsinler. Kendimi hep dönemin ünlü jönlerine benzetirdim. Birinin yıldızı söner, diğer parlamaya başlarsa ben de aniden ona benzemeye başlardım."Fark edilme" isteği zamanla şekil değiştirdi. Kah aklım fark edilsin istedim, kah statüm; ama bugüne dek fark edilme ihtiyacını da tam tatmin edemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*** ***Hayata atıldığım ilk yıllarda, herhalde geçmişin ezikliğini yenmek için, maddi ihtiyaçlar ön plana geçmeye başladı. Daha çok kazanmanın daha çok mutluluk, daha çok güven, daha fazla güç getirdiğini düşünmeye başladım.30’lu yaşlarda giyim kuşam, marka ihtiyacım ön plana geçti. Avrupa’ya her gidişimde mağazalardan çıkmaz oldum. Bugün nefret ettiğim sigaranın çakmağı dahi marka olsun istiyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*** ***Kamuda çalıştığım yıllarda gücün statüde olduğunu, o halde "statü sahibi" olmam gerektiğini düşünmeye başladım. Kamuda unvanın yükseldikçe makam odandan tut, sekreterinin odası da büyür. Hatta çok yüksek mevkilere ulaşınca ayrıca bir toplantı odan da olur.Koridorda seni görenler korkudan ya kaçışırlar, ya da karşında saygı ile eğilirler. Giderek kağnı gölgesinde yürüdüğünü unutur, tüm gölgeleri kendi gölgen sanmaya başlarsın. Gölgenin kağnıya ait olduğunu kamudan ayrıldığım, daha doğrusu iktidardan düştüğüm gün anladım!Bir ara bir boşluk dönemi yaşadım. Para ve statünün gücü, gücün de mutluluğu ve neşeyi satın aldığına dair düşüncemin yanlış bir denklem olduğunu anlamaya başlamıştım ama hala mutluluk ve neşe arayan ruhum bunu bu kez nerede bulacağını henüz keşfedememişti.Bir gün sevgiyi keşfettim.Bir kadını apansız, hatta büyük riskler alarak sevmenin inanılmaz bir haz olduğunu keşfettim.Hayatımın çok önemli bir seçimini de kamudaki görevim ile memnu aşkım arasında tercih yapmam istendiğinde yaptım. Memnu aşkı seçince hayatımda ilk defa "ben" oldum, zira toplumun vazettiğini değil, gönlümün istediğini seçmiştim.O günden beri de Frank Sinatra’nın "I did it my way!" adlı şarkısı her türlü ücreti ödemeyi kabullenerek kendi yolunda yürüyen bir insanı anlattığı için çok sevdiğim bir şarkı haline geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*** ***Memnu aşk resmi aşk haline geldikten sonra hayatta başka şeyler yapmaya soyundum.Çocukluk aşkıma da döndüm. Yazmaya başladım. Eskiden yaptığım gibi bir köşeye çekilip sadece yazmak, okumak ve seyretmek bana çok cazip gelmeye başladı.Artık hem koşu pistinde kan-ter içinde koşan bir attım, hem de onu seyreden bir seyirci!Olanca gayreti ile koşan atın hali tribünden bakınca oldukça komik, hatta biraz da hüzünlü gözüküyordu.O günden beri elimden geldiğince yarış atı olmaktan kaçınmak isterim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*** ***Yaşamımda ulaştığım bu dönemde de başarı hırsının, cinsel arzuların, fark edilme ihtiyacının ve benzer insani duyguların hiç ölmediğini ama insanın esas aradığının hiçbiri olmadığını, gerçekte arananın "bir tatlı huzur" olduğunu öğrenmeye başladım.Hatta huzurun mutluluk ve neşeden de önce geldiğini düşünmeye başladım.Zira, mutluluk ve neşe geçici duygular. Huzur ise kalıcı. Eğer, yakalarsan huzur seni hep yerden biraz daha yukarıda yaşatıyor.Heyhat! Anamdan miras gerginliğim, babamdan miras vesveslerim, kendi edindiğim nobranlık huzura yer bırakacak mı, bilmiyorum.Ama bildiğim bir şey varsa huzuru artık hep arayacağım.&lt;br /&gt;*** ***İnsan hayatta ne ister?Huzur!Ama geç fark eder!En azından bana öyle oldu.&lt;br /&gt;Yazan: Cüneyt ÜLSEVER&lt;br /&gt;Kaynak : &lt;a href="http://hürriyet/" target="_blank"&gt;Hürriyet&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-1083995208388857255?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/1083995208388857255/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=1083995208388857255' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/1083995208388857255'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/1083995208388857255'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2008/01/insan-hayattan-ne-ister.html' title='İNSAN HAYATTAN NE İSTER?'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-6823579766313132248</id><published>2008-01-09T06:28:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:38:57.731-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Batı Karadeniz'/><title type='text'>Batı Karadeniz</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R4TacxzaVdI/AAAAAAAAANs/4Oic6gJPupU/s1600-h/SP_A0110.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153484061558855122" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R4TacxzaVdI/AAAAAAAAANs/4Oic6gJPupU/s400/SP_A0110.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kızılırmak'ı geçip Bartın'a doğru sahil şeridinden gidince "işte cennet burası diyorsunuz."Özellikle Amasra..&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ömrün olduğu sürece bir kez daha gidip görmek istediğim muhteşem şehir. Bir kez daha anlam kazandı benim için.Oradan ayrıldığımız gün Barış'ın kaza yapıp hastaneye kaldırıldığını öğrendim. Onun mezarınıda ziyaret etmeyi gerçekten çok istiyorum. Umarım bu iki neden beni tekrara Amasara'yla tekrar kavuşturur.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153531615436756450" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R4UFsxzaVeI/AAAAAAAAAN0/Bwp4rnFCmDE/s400/SP_A0136.jpg" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-6823579766313132248?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/6823579766313132248/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=6823579766313132248' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6823579766313132248'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6823579766313132248'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2008/01/bat-karadeniz.html' title='Batı Karadeniz'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R4TacxzaVdI/AAAAAAAAANs/4Oic6gJPupU/s72-c/SP_A0110.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-4013375678740075446</id><published>2008-01-09T05:40:00.000-08:00</published><updated>2008-01-09T09:48:09.241-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güldüren Anonslar ...'/><title type='text'>Güldüren Anonslar .....:)</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Bu anons Şanlıurfa'nın&lt;/strong&gt; bir ilçesinde ilce merkezine dikilen fidanların ertesi gün kırılmasından dolayı belediye hoparlöründen yapılmıştır.„dikkat dikkat! belediyemizin diktiği ağaç fidanlarını kiran hayvansa zaten hayvandır. çocuksa hayvan cocugidir. eğer büyükse havyan ogli hayvandır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"kabataş-Yalova iskelesi-Sayın yolcular, lütfen tek sıra halinde ilerleyelim..... alooo....kime diyorum!!- .....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Eminönü&lt;/strong&gt; - Beyazıt istikametindeki tramvay anonsu :-sayın yolcular lütfen kapılara yaslanmayınız!!!bir kaç dakika sonra:-arkadaşım yaslanmayın diyoruz kapılara ne var o kapılarda anlamadım ki?-??&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Eminönü Zeytinburnu arası tramvayda&lt;/strong&gt;;-makinist kabininin arkasındakiler rahat durun-ehuheuhehueh&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;THY den kalma süper bir anons&lt;/strong&gt; ise hac seferinde devamlı uçak içinde gezinip duran hacılara deliren bir amirin yaptı ğ ı anonstur.&lt;br /&gt;"sayın yolcular lütfen yerlerinize oturunuz uçağın dengesi bozulabilir"gerçektende etkileyici olan bu anons bütün yolcuların yerlerine oturmasına sebep olmu ştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;kilyos'ta bir plaj&lt;/strong&gt;.-lütfen dikkat.sayın müşterilerimiz,lütfen duşlarda sabun kullanmayınız.&lt;br /&gt;15 saniye sonra:-ulan adama bak hala şampuanlanıyor ya..hişş ..kese veriyim mi kese?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;bir okulda öğretmenin çocuğunu okulda kaybetmesi üzerine hizmetlinin yapmış olduğu anos:-&lt;/strong&gt;peliin! ecele buraya gel. anan beklii.İstanbul Ataturk Havalimanı girişi (1999-2000 hangisi emin değilim)polis otosu: lan yavuuuuzz!!... ulan yavuuuuzzz!!(megafonun acik oldugunu farkeder)................ee yavuz bey....-kamyon söförü saga cek..!-kamyon söförü saga cek..!-saga cek laaaaaan..!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Şanlıurfa'nin Siverek ilçesinde hemen hergun duyabileceğiniz bir kayıp anonsu :&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;-&lt;/strong&gt;belediye ilan burosundan duyrulur.. tahminen 3-5 yaslarında bir kız çocuğu kaybol mustur. bulan ya da görenlerin zabıta amirliğine başvurmaları rica olunur&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;bodrum akturdaki ana plaj,&lt;/strong&gt; sene 97 ya da 98 yazı:&lt;br /&gt;saat 12: kasarlı dönerimiz çıkmıştır, afiyet olsun!&lt;br /&gt;saat 13: Alihan lokantasından getirilen lahmacunlar çıkmıştır, afiyet olsun!saat&lt;br /&gt;16: kasarlı çıtır cay simitlerimiz servise hazırdır, afiyet olsun!buraya kadar her şey normal....&lt;br /&gt;saat 17: turksat uydusu yorungesine oturmustur, hayirli olsun!turksat uydusunun firlatildigi gune denk gelen bu anons sonucunda tum plaj toplu olarak mavi ekran verir...Van'a askere giderken bir arkadaşımın anlattığı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- " bilmem ne turizmin aziz ve muhterem yolcuları, birazdan "bilmem ne" dinlenme tesislerinde yarım saatlik mola verilecektir. ohaaaa !!!! geçtik.....bir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ulusoy anonsu:&lt;/strong&gt;sayın yolcularımız, bilmem ne tesislerine ulaşmış bulunmaktayız. tuvaletler restoranın hemen yanındadır. afiyet olsun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2004 yazı, İstanbul poyraz köy plajı,-&lt;/strong&gt; dikkat, dikkat! 5 yaşında bir erkek çocuğu bulunmuştur.Ailesinin danışmaya gelmesi rica olunur.- dikkat..dikkat! 5 yaşında bir erkek çocuğu bulunmuştur, ailesinin danışmaya gelmesi rica olunur. ağlama yavrum, ağlama&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;strong&gt;yer odtü 7. yurt:&lt;/strong&gt; kan aranmaktadır fakat anons'u yapan teyze dünyadan bihaberdir-a era ş * pozitif??? yok negatif??? rh miydi? kan araniyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çılgınca karlı bir İstanbul, yerler buz tutmus.74 model hayli eski bir vosvosun içinde nerdeyse camlar bile acık yolu görmeye çalış ıyoruz.polis otosu anonsla durumu götürmeye calısıyoo ve birden: "vos vos .. vos vos.. sen neyine güvendin de çıktın?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;köyun muhtarı camiden anons yapmaktadır&lt;/strong&gt;.bugün köyün merası biçilip camiye odun alınacaktır.herkes meraya gelsin mıymırı çalmayın heydii&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;yer: erzurum-ispir)bagdat caddesinde bir polis arabasi;-&lt;/strong&gt; fege sifiryirmidokuz... fege sifiryirmidokuz... parkedilir mi oraya beyfendi...ordan gecen bir baska polis arabasi;- beyfendi deyişini yerim senin nuri!seyyar sebze satıcısının kamyonetinden gelen ses:- domates var, soğan var, patlıcan var... (2 saniyelik duraksama) ...biber de var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-4013375678740075446?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/4013375678740075446/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=4013375678740075446' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/4013375678740075446'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/4013375678740075446'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2008/01/gldren-anonslar.html' title='Güldüren Anonslar .....:)'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-5147973327067665796</id><published>2008-01-08T12:51:00.002-08:00</published><updated>2008-12-10T13:38:58.009-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hayatta Kararlar Birer Kibrittir...'/><title type='text'>Hayatta Kararlar Birer Kibrittir...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R4PirxzaVVI/AAAAAAAAAMs/DZ5scx_MAJw/s1600-h/sagrak_42-17764377.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R4PirxzaVVI/AAAAAAAAAMs/DZ5scx_MAJw/s320/sagrak_42-17764377.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153211640373204306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Adamın biri Bilge bir kral olmakla un salmış olan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kralın yanına gider.Krala şunu sorar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Efendim söyleyin bana hayatta özgürlük var mıdır? '&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kral 'Elbette' der,'Kaç bacağın var senin?  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam soruya şaşırarak 'İki efendim' der.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kral 'Pekala, tek bacağının üstünde durabilir misin? '&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Elbette' diye cevap verir adam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kral 'O halde hangi bacağın üstünde duracağına karar ver'.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam biraz düşünür ve sol bacağı üstünde durmaya karar verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  'Tamam' der kral&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Şimdi de öteki bacağını kaldır.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam şaşırır 'Bu imkansız kralım' der.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Gördün mü? ' der kral.Özgürlük budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece ilk kararı almakta özgürsün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ondan sonrasında değil.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat gerçekten böyleydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk kararı alıyordun ve gerisi o ilk karara bağlı olarak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerçekleşiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat hata kabul etmiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk kararın doğruysa işler yolunda gidiyordu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama eğer yanlış bir karar aldıysan,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;herşey zincirleme yanlış gidiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela mesleğini seçerken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasbelkader, iyi düşünmeden, yeteneklerinin farkında olmaksızın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir meslek seçtiğinde ömür boyu işini zorla yapmaya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mahkum oluyordun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşinin başındayken başka bir iş yapmayı özlüyordun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama biliyordun ki; özgürlüğünü kullanmış ilk kararı vermiştin ve&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeniden başlama cesaretin yoktu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı insanlar vardı hayatta...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar ise her şeyi ardlarında bırakıp yeniden başlayacak kadar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cesurlardı. Ama sen onlardan biri olamıyordun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunca emek bunca çalışmayı sanki yokmus gibi bir çırpıda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;atıveremiyordun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa göz ardı ettiğin bir şey vardı. Hayat çok kısaydı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve mutsuz olduğun işlerle zaman öldürmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aynı zamanda ruhunu öldürmekle eş anlamlıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlilik konusunda da iyi karar vermek gerekiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanlış bir karar aynı evde yaşayan iki düşman yaratabilirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk zorunluluğa dönüşebilir ve hayatını cehenneme çevirebilirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk kararı alıyordun, bu konuda özgürdün&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama devamında senin kararına bağlı olmayan &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pek çok şey gerçekleşiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat kararlardan ibaretti ve kararlar birer kibritti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğru yerde ateşlediğinde seni ısıtacak ateş,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çorbanı kaynatacak ateş oluyordu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yanlış yerde ateşlediğin vakit ise&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içinde bulunduğun evle birlikte seni de yakıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat öyle basite alınacak bir oyun değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyunun kurallarını bilmen ve ona göre oynaman gerekiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama çoğu zaman oyunun kurallarını bilmek yetmiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok daha önemli olan başka bir şey vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini bilmek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne istediğini, neyin seni mutlu edeceğini ve kim olduğunu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neler yapabileceğini bilmek zorundaydın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak o zaman doğru kararlar veriyor ve&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mutlu bir hayata sahip oluyordun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Ve kararlar birer kibritti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya kendini yakıyordun ya da ısıtıyordun...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-5147973327067665796?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/5147973327067665796/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=5147973327067665796' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/5147973327067665796'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/5147973327067665796'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2008/01/hayatta-kararlar-birer-kibrittir.html' title='Hayatta Kararlar Birer Kibrittir...'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R4PirxzaVVI/AAAAAAAAAMs/DZ5scx_MAJw/s72-c/sagrak_42-17764377.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-1054101245859693542</id><published>2008-01-08T12:51:00.001-08:00</published><updated>2008-01-08T12:51:36.869-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='BAŞARI VE MOTİVASYON İÇİN 50 TAKTİK'/><title type='text'>BAŞARI VE MOTİVASYON İÇİN 50 TAKTİK</title><content type='html'>1-HİKAYENİZİ YAZIN &lt;br /&gt;2-GELECEĞİ GÖZÜNÜZDE CANLANDIRIN &lt;br /&gt;3-GEÇMİŞİ GÖZÜNÜZDE CANLANDIRIN &lt;br /&gt;4-BÜYÜK DÜŞÜNÜN &lt;br /&gt;5-KENDİNİZİ GELİŞTİRİN &lt;br /&gt;6-DÜZENLİ OLUN &lt;br /&gt;7-EVİNİZDE VE OFİSİNİZDE MOTİVATÖRLERE YER VERİN &lt;br /&gt;8-GÖNÜLLÜ ÇALIŞMALARA KATILIN &lt;br /&gt;9-KENDİ MOTİVASYONUNUZ İLE BAŞKALARINI MOTİVE EDİN &lt;br /&gt;10-ÇOCUKLAR İLE ZAMAN GEÇİRİN &lt;br /&gt;11-BADİLİK İSTEMİNİ KURUN &lt;br /&gt;12-KENDİNİZE BİR MODEL BULUN &lt;br /&gt;13-YÜRÜYÜŞ YAPIN VE ARABA KULLANIN &lt;br /&gt;14-BAŞARI HİKAYELERİNİ OKUYUN &lt;br /&gt;15-MÜZİK DİNLEYİN &lt;br /&gt;16-MOTİVE EDİCİ FİLMLER İZLEYİN &lt;br /&gt;17-MOTİVE EDİCİ ALINTILARI OKUYUN &lt;br /&gt;18-SAĞLIKLI BESLENİN &lt;br /&gt;19-YETERİNCE UYUYUN &lt;br /&gt;20-SÜREKL İŞ ÖĞRENİN &lt;br /&gt;21-HEDEFLERLE ÇALIŞIN &lt;br /&gt;22-BEYİN FIRTINASI YAPIN &lt;br /&gt;23-HEDEFİNİZİ KAĞIDA YAZIN &lt;br /&gt;24-HEDEFİNİZİN SPESİFİK OLMASINI SAĞLAYIN &lt;br /&gt;26-TERİMLER KULLANIN &lt;br /&gt;27-BAŞLAMA TARİHİ KULLANIN &lt;br /&gt;28-BÜYÜF HEDEFLER SEÇİN &lt;br /&gt;29-ULAŞILABİLİR HEDEFLER BELİRLEYİN &lt;br /&gt;30-DETAYLI AKSİYON PLANI YAPIN &lt;br /&gt;31-ABARTMAYIN (GEREĞİNDEN FAZLA HEDEFLE ÇALIŞMAYIN) &lt;br /&gt;32-İLERLEMENİZİ ÖLÇÜN &lt;br /&gt;33-İSTEK LİSTENİZİ HAZIRLAYIN &lt;br /&gt;34-HATIRLATICILAR KULLANIN &lt;br /&gt;35-KENDİNİZİ ÖDÜLLENDİRİN &lt;br /&gt;36-DOĞRU KELİMELERİ KULLANIN &lt;br /&gt;37-İYİMSER OLMAK İÇİN ÇABA HARCAYIN &lt;br /&gt;38-ARKADAŞLARINIZI SEÇİN &lt;br /&gt;39-KARAMSARLIĞA DÜŞMEYE BAŞLADIĞINIZDA, FARKINA VARIN VE BU DURUMU DEĞİŞTİRİN &lt;br /&gt;40-DİĞERLERİNİN NE DEDİĞİNİ DİNLEYİN &lt;br /&gt;41-SİZİ NELERİN HUZURSUZ ETTİĞİNİ ÖĞRENİN &lt;br /&gt;42-SİZİ NELER MUTLU EDER &lt;br /&gt;43-ARA VERMESİNİ BİLİN &lt;br /&gt;44-HAREKETE GEÇMEDEN ÖNCE İKİ KEZ DÜŞÜNÜN &lt;br /&gt;45TEPKİ DEĞİL YANIT VERİN &lt;br /&gt;46-SAHİP OLDUĞUNUZ ŞEYLERİN DEĞERİNİ BİLİN &lt;br /&gt;47-HER ZAMAN MUTLU OLMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ &lt;br /&gt;48-MANTIĞINIZLA HAREKET EDİN &lt;br /&gt;49-DEDİKODUCULARDAN UZAK DURUN &lt;br /&gt;50-GÜNE İYİ BAŞLAYIN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-1054101245859693542?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/1054101245859693542/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=1054101245859693542' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/1054101245859693542'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/1054101245859693542'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2008/01/baari-ve-motivasyon-iin-50-taktik.html' title='BAŞARI VE MOTİVASYON İÇİN 50 TAKTİK'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-4187940239847179630</id><published>2008-01-08T12:49:00.001-08:00</published><updated>2008-12-10T13:38:58.247-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hayatı Motive Edecek Etkili Sözler...'/><title type='text'>Hayatı Motive Edecek Etkili Sözler...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R4PiERzaVUI/AAAAAAAAAMk/voIAruNimk4/s1600-h/sagrak_guzelgrubum9bfm3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R4PiERzaVUI/AAAAAAAAAMk/voIAruNimk4/s320/sagrak_guzelgrubum9bfm3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153210961768371522" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hazırlıklı olarak fırsatla karşılaşmak, şans dediğimiz sıçrama tahtasıdır.&lt;br /&gt;Bilinçli düşünceden geçirmediğim bir şey beni etkilemez.&lt;br /&gt;Kişiler tembel değildir. Sadece, kendilerine esin kaynağı oluşturacak kadar güçlü amaçları yoktur.&lt;br /&gt;Etkili iletişim için, hepimizin dünyayı farklı şekilde algıladığının, ve iletişimimizi bu algıya dayandırarak gerçekleştirdiğimizin farkına varmalıyız.&lt;br /&gt;Bulmak istersen, yeni bir yol mutlaka vardır.&lt;br /&gt;Başarının sırrı, acının ve zevkin seni kullanmasına izin vermeden onları kullanmayı başarabilmektir. Eğer bunu yaparsan, hayatını kontrol altına almış olursun. Eğer yapmazsan, hayat seni kontrol altına alır.&lt;br /&gt;İnançlar üretme gücüne de sahiptir, yıkma gücüne de…&lt;br /&gt;Başarısızlığı, yaklaşımımız değerlendirmek için bir uyarı olarak görmek yerine kişisel bir kusur ya da hata olarak görürsek, daha en başında yenilmiş oluruz.&lt;br /&gt;Tüm kişisel atılımlar, inanç ve düşüncedeki değişimle başlar.&lt;br /&gt;Sorular, sınırlanmış potansiyelin kapısını açacak anahtar değerindedir.&lt;br /&gt;Hayatınızın kalitesi, hücrelerinizin kalitesine dayanır. Eğer kan dolaşımınız zararlı ürünlerle doluysa, ne güçlü, canlı ve sağlıklı bir bedeniniz olur, ne de biyokimyanız dengeli bir duygusal yapı kurmaya elverişli hale gelir.&lt;br /&gt;Kişisel güç, harekete geçme yeterliliğine sahip olmaktır.&lt;br /&gt;Yaşamımızın kalitesini, iletişim kaliteniz belirler.&lt;br /&gt;Gerçek bir karar, yeni bir davranış geliştirip geliştiremediğine bağlıdır. Eğer yeni bir davranış yoksa, tam olarak karar vermemişsin demektir.&lt;br /&gt;Bizi biçimlendiren hayatımızdaki olaylar değil, bu olaylar karşısında geliştirdiğimiz inançlardır.&lt;br /&gt;Kaliteli sorular, kaliteli bir hayat yaratır. Başarılı insanlar iyi sorular sorabilen ve dolayısıyla iyi yanıtlar alabilen insanlardır.&lt;br /&gt;Bildiğini yapmak, ne yapacağını bilmekten daha önemlidir.&lt;br /&gt;Eğer her zaman yaptığını yaparsan, her zaman elde ettiğinin aynısını elde edersin, daha fazlasını değil.&lt;br /&gt;Kaderimizi belirleyen, şartlar değil kararlardır&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-4187940239847179630?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/4187940239847179630/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=4187940239847179630' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/4187940239847179630'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/4187940239847179630'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2008/01/hayat-motive-edecek-etkili-szler.html' title='Hayatı Motive Edecek Etkili Sözler...'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R4PiERzaVUI/AAAAAAAAAMk/voIAruNimk4/s72-c/sagrak_guzelgrubum9bfm3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-1496658576766053337</id><published>2008-01-08T12:48:00.001-08:00</published><updated>2008-01-08T12:48:44.520-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Öğrenmenin ve Başarının Yaşı Yoktur.'/><title type='text'>Öğrenmenin ve Başarının Yaşı Yoktur.</title><content type='html'>Başarılı insanlar başarılı olurken yeni birşeyler öğrenirken '' yaş'' engelini hiç düşünmediler.İşte imkansız denilen yaşlarda başarılanlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Klasik batı müziğin tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Wolfang Amadeus Mozart,konser vermeye başladığında sadece 6 yaşındaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.Meşhur Alman şair,romancısı Johann Wolfang von Goethe,ilk şiirlerini 10 yaşında iken yazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.Büyük sanatkar Beethoven,ilk eserini 13 yaşında iken besteledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4.İngiliz şairi Aleksander Pope,14 yaşında iken soneler yazıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5.Makedonya kralı Büyük İskender Gordion savaşını 17 yaşında kazandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6.Sultan İkinci Mehmet Bizans İmparatorluğunun baş şehriİistanbul´u fethedip bir çağ açıp bir çağı kapadığı zaman sadece 21 yaşındaydı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7.İngiliz siyaset adamı William Pitt ,24 yaşında İngiltere Başvekili oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8.Napolyon Bonapart,İtalyayı zapettiği zaman 27 yaşında idi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9.İngiliz şair ve filozofu Francis Bacon,şaheseri "Noum Organaum"u 15 yaşında yazdı.16 yaşında iken Aristonun felsefesindeki hataları gösterecek kadar derin düşünebilmesini biliyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. Picasso 90´ında nefis eserler veriyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11. Geothe ´Dr.Faustus´u 80´inden sonra kaleme aldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12. Verdi ´Otello´yu 73 yaşında, ´Falstaff´ı 80 yaşında bitirdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13. Sofokles´in ´Kral Oedipus´u 80 yaşın eseridir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19. Mikelanj 80´li yaşlarında hala yaratıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20. İngiliz düşünürü Thomas Hobbes, 90´ını geçtikten sonra bile yazdı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette hepimiz bu isimler gibi olamayız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ABDli ünlü komedyen George Carlin´in tavsiyelerinden yararlanabiliriz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Zorunlu olmayan sayıları çöpe atın:yaş,kilo,boy.Doktorunuz düşünsün onları. Bunun için ücret alıyor sizden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.SAdece neşeli arkadaşlarınız olsun.Suratsızlar sizi aşağı çeker.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.Öğrenmeyi sürdürün.Bilgisayar,el sanatları,bahçecilik,ne olursa....Beyniniz atıl kalmasın.Atıl kafa, iblisin tezgahıdır.İblisin adı da, alzheimerdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4.Küçük şeylerden zevk almaya bakın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5.Sık sık, uzun uzun, var gücünüzle gülün.Soluksuz kalıncaya kadar gülün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6.Gözyaşı olacaktır.Katlanın, yas tutun,başka yaşantılara geçin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7.Sevdiklerinizle doldurun çevrenizi,aile,kedi,köpek,kuş,balık,yadigarlar,müzik,bitkiler,hobiler, ne olursa...Eviniz sığınağınızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8.Sağlığınız kıymetini bilin.İyiyse üzerine titreyin.Bozuksa düzeltin. Siz kendiniz düzeltemiyorsanız yardım arayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9.Vicdan azabından uzak durun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10.Sevdiğiniz insanlara onları sevdiğinizi söyleyin her fırsatta.Ve hiç unutmayın ki yaşam,aldığımız soluklarla değil,soluk kesen anlarla ölçülür.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-1496658576766053337?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/1496658576766053337/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=1496658576766053337' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/1496658576766053337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/1496658576766053337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2008/01/renmenin-ve-baarnn-ya-yoktur.html' title='Öğrenmenin ve Başarının Yaşı Yoktur.'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-4399642529401098589</id><published>2008-01-04T06:01:00.000-08:00</published><updated>2008-01-04T06:05:03.340-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Madagaskar Penguenleri'/><title type='text'>Madagaskar Penguenleri</title><content type='html'>Madagaskar penguenleri - "The madagascar penguins in a christmas caper"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="355"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/S7B8m3YyGZ4&amp;rel=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/S7B8m3YyGZ4&amp;rel=1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni yıla inanın veya inanmayın&lt;br /&gt;Ama sevdiklerinizle birlikte olun, yeni yıl gecesi ve her zaman ...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-4399642529401098589?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/4399642529401098589/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=4399642529401098589' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/4399642529401098589'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/4399642529401098589'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2008/01/madagaskar-penguenleri.html' title='Madagaskar Penguenleri'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-2361768310325108737</id><published>2008-01-04T05:59:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:38:58.469-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mutlu Yıllar'/><title type='text'>Mutlu Yıllar</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R348DxzaVPI/AAAAAAAAALw/deUhe6sxoBg/s1600-h/Yeni_yil_kalem_2008.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151621059364672754" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R348DxzaVPI/AAAAAAAAALw/deUhe6sxoBg/s320/Yeni_yil_kalem_2008.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-2361768310325108737?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/2361768310325108737/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=2361768310325108737' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/2361768310325108737'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/2361768310325108737'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2008/01/mutlu-yllar.html' title='Mutlu Yıllar'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R348DxzaVPI/AAAAAAAAALw/deUhe6sxoBg/s72-c/Yeni_yil_kalem_2008.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-4838063753393216017</id><published>2008-01-01T03:00:00.000-08:00</published><updated>2008-01-01T08:26:10.533-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HAYATTA MUTLU OLABİLMENİN 100 KURALI'/><title type='text'>HAYATTA MUTLU OLABİLMENİN 100 KURALI</title><content type='html'>01. Ufak şeyleri dert etmeyin.&lt;br /&gt;02. Kusursuz olamayacağınızı kabullenin.&lt;br /&gt;03. Huzurlu ve ılımlı insanların çok başarılı olamayacakları düşüncesini bir yana bırakın.&lt;br /&gt;04. Olumlu ve olumsuz düşüncelerde kartopunun çığ gibi büyüme etkisini unutmayın&lt;br /&gt;05. Sevgi kapasitenizi geliştirin.&lt;br /&gt;06. Unutmayın: Öldüğünüz zaman bile, hala yapılacak bir dolu işiniz olacaktır. 07. Kimsenin sözünü kesmeyin, cümlesini siz bitirmeyin.&lt;br /&gt;08. İyilik yapın ve kimseye bundan bahsetmeyin.&lt;br /&gt;09. Bırakın ilgiyi başkaları toplasın.&lt;br /&gt;10. İçinde bulunduğunuz anı yaşamayı öğrenin.&lt;br /&gt;11. Sizden başka herkesin bilgili olduğunu düşünün.&lt;br /&gt;12. Sabır geliştirme egzersizleri yapın.&lt;br /&gt;13. Sevgi elini önce siz uzatın.&lt;br /&gt;14. Kendinize sorun: Bir yıl sonra bunun bir önemi olacak mı?&lt;br /&gt;15. Gerçeği kabul edin: Hayat adil değildir.&lt;br /&gt;16. Arada sırada canınızın sıkılması yararlıdır: Bırakın canınız sıkılsın.&lt;br /&gt;17. Strese dayanma gücünüzü arttırın.&lt;br /&gt;18. Haftada bir kez içten bir mektup yazın.&lt;br /&gt;19. Sık sık tekrar edin: Yaşam bir acil durum değildir.&lt;br /&gt;20. Zihninizde özel bir bölüm açın.&lt;br /&gt;21. Her gün bir dakikanızı, minnettar olduğunuz birini düşünerek geçirin.&lt;br /&gt;22. Tanımadığınız insanların gözlerine bakın ve gülümseyerek merhaba deyin.&lt;br /&gt;23. Her gün kendinize sessiz bir zaman ayırın.&lt;br /&gt;24. Yaşamınızdaki insanları minik çocuklar ve yüz yaşında ihtiyarlar olarak düşünün.&lt;br /&gt;25. Önce karşınızdaki kişiyi anlamayı amaçlayın.&lt;br /&gt;26. Daha iyi bir dinleyici olun.&lt;br /&gt;27. Savaşlarınızı akıllıca seçin.&lt;br /&gt;28. Çöpü çıkarma sırasının kimde olduğunu hatırlamıyorsanız gidip siz çıkarın.&lt;br /&gt;29. Eleştirme isteğinizi bastırın.&lt;br /&gt;30. Daha ılımlı bir sürücü olun.&lt;br /&gt;31. Unutmayın: İnsanı edindiği huylar oluşturur.&lt;br /&gt;32. Bilmemenin verdiği rahatlığı duyun.&lt;br /&gt;33. İpin ucunu biraz bırakın.&lt;br /&gt;34. Bir bitki yetiştirin.&lt;br /&gt;35. Yoga (ya da jimnastiğe) başlayın.&lt;br /&gt;36. Erken kalkmaya alışın.&lt;br /&gt;37. En inatla savunduğunuz beş iddianızı sıralayın ve bu konularda yumuşamaya çalışın.&lt;br /&gt;38. Planlarınızda esnek olun.&lt;br /&gt;39. Konuşmadan önce derin bir soluk alın.&lt;br /&gt;40. Suçluluğu değil masumiyeti görmeye çalışın.&lt;br /&gt;41. Sırf gırgır olsun diye, size yöneltilen eleştiriyi kabul edin. Göreceksiniz canınız yanmayacak.&lt;br /&gt;42. Kendi görüşlerinizden tamamen farklı makale ve kitaplar okuyun ve bir şeyler öğrenmeye çalışın.&lt;br /&gt;43. Zihninizi sessizleştirin.&lt;br /&gt;44. Birisi size topu atarsa, bunu tutmak zorunda değilsiniz.&lt;br /&gt;45. Olumsuz düşüncelerinize yüz vermeyin.&lt;br /&gt;46. Öfkeniz kabarmaya başladığı zaman ona kadar sayın.&lt;br /&gt;47. Sorunlarınızı öğretmeniniz olarak görün.&lt;br /&gt;48. Biraz yüzünüz gülsün.&lt;br /&gt;49. Bu da geçer.&lt;br /&gt;50. Gevşeyin!&lt;br /&gt;51. Bugününüzü son gününüzmüş gibi yaşayın. Öyle olabilir.&lt;br /&gt;52. İç dünyanız için zaman ayırın. 53. Olağan şeylerdeki olağanüstülüğü arayın.&lt;br /&gt;54. Kendi işinize bakın, kendinizi başkasının yerine koymayın.&lt;br /&gt;55. Hayatı olduğu gibi kabul edin. 56. Yüreğinizin sezgisine güvenin. 57. Bırakın çoğu zaman başkaları haklı olsun. 58. Daha sabırlı olun.&lt;br /&gt;59. Kendi cenazenize katıldığınızı farz edin.&lt;br /&gt;60. Önce karşınızdaki kişiyi anlamayı hedefleyin.&lt;br /&gt;61. Ruh durumunuzu dikkate alın: Moralinizin bozuk olduğu zamanlar sizi yanıltmasın.&lt;br /&gt;62. Hayat bir sınavdır. Altı üstü bir sınav.&lt;br /&gt;63. Herkesin onayını alamayacağınızı unutmayın. Övgü ve yergi aynı şeydir.&lt;br /&gt;64. Rasgele iyilikler yapın.&lt;br /&gt;65. Bir davranışın ardındakini görmeye çalışın.&lt;br /&gt;66. Gönlü bol olmayı haklı olmaya yeğleyin.&lt;br /&gt;67. Bugün üç kişiye onları ne çok sevdiğinizi söyleyin.&lt;br /&gt;68. Alçak gönüllü olmaya çalışın.&lt;br /&gt;69. Kışa hazırlık (eksikleri gedikleri kapatma) telaşından kaçının.&lt;br /&gt;70. Her gün birkaç dakikanızı sevecek birini düşünmeye ayırın.&lt;br /&gt;71. Antropolog olun: Ön yargınızdan uzak, başka insanların yaşam ve davranış tercihlerini inceleyin.&lt;br /&gt;72. Herkesin farklı olabileceği gerçeğini anlayın ve saygı gösterin.&lt;br /&gt;73. Kendinize bir kamusal yardım konusu seçin.&lt;br /&gt;74. Her gün en az bir kişiye beğendiğiniz bir özelliğini söyleyin.&lt;br /&gt;75. Sınırlarınızı öne sürmeyin, yoksa sınırlı olursunuz.&lt;br /&gt;76. Gördüğünüz her şeyde tanrının parmak izi vardır.&lt;br /&gt;77. Başkalarının fikirlerinde biraz olsun doğruluk payı arayın.&lt;br /&gt;78. Bardağın (ve başka her şeyin de) kırılmış olduğunu varsayın: Her şeyin bir başlangıcı ve bir sonu vardır. 79. Bu ifadeyi iyi anlayın: Nereye giderseniz siz oradasınız.&lt;br /&gt;80. Kendinizi iyi hissettiğiniz zaman şükredin, kötü hissettiğiniz zaman ılımlı olun.&lt;br /&gt;81. Postayla evlat edinin. Bir vakıf yoluyla bir çocuğa yardım edin&lt;br /&gt;82. Yaşamı melodram olarak görmeyin.&lt;br /&gt;83. Aynı anda birkaç şey yapmaya kalkmayın.&lt;br /&gt;84. Fırtınanın Gözü'nde (karmaşanın ortasındaki sükûnet noktasında) bulunmaya çalışın.&lt;br /&gt;85. Sahip olmak istediğiniz şeyleri değil, elde etmiş olduklarınızı düşünün.&lt;br /&gt;86. Dostlarınızdan ve ailenizden bir şeyler öğrenmeye açık olun.&lt;br /&gt;87. Bulunduğunuz konumdan mutlu olmaya bakın.&lt;br /&gt;88. Hizmet vermeyi yaşamınızın değişmez bir parçası haline getirin.&lt;br /&gt;89. Bir iyilik yapın ve karşılığını ne isteyin, ne de bekleyin.&lt;br /&gt;90. Varlığınızı bir bütün olarak kabullenin.&lt;br /&gt;91. Başkalarını suçlamayı bırakın.&lt;br /&gt;92. Yardım etmeye çalışırken önceliğinizi küçük şeylere verin.&lt;br /&gt;93. Unutmayın: Bundan yüz yıl sonra dünyada bambaşka insanlar olacak.&lt;br /&gt;94. Sorunlarınıza olan bakışınızı değiştirin.&lt;br /&gt;95. Bir tartışmaya girecek olursanız, kendi görüşünüzü savunmadan önce karşı tarafın savını anlamaya çalışın.&lt;br /&gt;96. "Anlamlı başarı"nın tanımını bir kez daha yapın.&lt;br /&gt;97. Duygularınıza kulak verin; size bir şey söylemeye çalışıyorlar.&lt;br /&gt;98. Yaşamınızı sevgiyle doldurun.&lt;br /&gt;99. Kendi düşüncelerinizin gücünü bilin. Abartmayın.&lt;br /&gt;100. "Daha fazlası daha iyidir" diye düşünmekten vazgeçin&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-4838063753393216017?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/4838063753393216017/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=4838063753393216017' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/4838063753393216017'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/4838063753393216017'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2008/01/hayatta-mutlu-olabilmenin-100-kurali.html' title='HAYATTA MUTLU OLABİLMENİN 100 KURALI'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-6832442955817778916</id><published>2007-12-27T05:41:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:38:58.593-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mutluluğun Resmi'/><title type='text'>Mutluluğun Resmi</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R3OsgBzaVOI/AAAAAAAAALo/TQW-Qnd-nxA/s1600-h/mutluluk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5148648465254470882" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R3OsgBzaVOI/AAAAAAAAALo/TQW-Qnd-nxA/s320/mutluluk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Abidin Dino Nazım Hikmet'in "Bana mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin ?" sorusuna karşın bu resmi yapmış diye bilinir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R3Or0xzaVNI/AAAAAAAAALg/biJY494Ch58/s1600-h/mutluluk.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? İşin kolayına kaçmadan ama gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil ne de ak örtüde elmaların ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolaşan kırmızı balığınkini. Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? 1961 yazı ortalarındaki Küba'nın resmini yapabilir misin? Çok şükür çok şükür bugünü de gördüm. Ölsem gam yemem gayrının resmini yapabilir misin üstad?&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-6832442955817778916?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/6832442955817778916/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=6832442955817778916' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6832442955817778916'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6832442955817778916'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/mutluluun-resmi.html' title='Mutluluğun Resmi'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R3OsgBzaVOI/AAAAAAAAALo/TQW-Qnd-nxA/s72-c/mutluluk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-369333680654356076</id><published>2007-12-27T05:24:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:38:58.964-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HAYATI KOLAYLAŞTIRMANIN 100 YOLU'/><title type='text'>HAYATI KOLAYLAŞTIRMANIN 100 YOLU</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R3OoDBzaVMI/AAAAAAAAALY/lF3yBYDCBaM/s1600-h/imagesyyyyyyyyyyyyyyyy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5148643568991753410" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R3OoDBzaVMI/AAAAAAAAALY/lF3yBYDCBaM/s200/imagesyyyyyyyyyyyyyyyy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;HAYATI KOLAYLAŞTIRMANIN 100 YOLU &lt;/div&gt;&lt;div&gt;ENDİŞE, SALLANAN BİR SANDALYEDE SALLANMAK GİBİDİR.&lt;br /&gt;ÇOCUKLAR HAKKINDA ENDİŞE DUYMAKAN VAZGEÇİN.&lt;br /&gt;ŞÜKREDİN.&lt;br /&gt;DÜŞÜNCELERİNİZİ ELE GEÇİRİN.&lt;br /&gt;HİÇ BİR ZAMAN KOMPLİKE OLMAYIN DETAYLARIN İÇİNDE KAYBOLMAYIN.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;MÜKEMMELLİYETÇİ OLMAYIN.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;ANLAŞILABİLİR BİR İNSAN OLUN, UYUMLU OLUN ORGANİZE OLUN!DEĞİŞTİREMEYECEĞİNİZ ŞEYLERİ DEĞİŞTİRECEĞİNİZİ DÜŞÜNMEYİN.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;HERKESİN HERŞEYİYLE İLGİLENMEKTEN VAZGEÇİN.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;KONTROLÜ BIRAKIN.&lt;br /&gt;ADAPTE OLMAYI YENİLİKÇİ OLMAYI ÖĞRENİN.&lt;br /&gt;BİTİREMEYECEĞİNİZ BİR ŞEYE BAŞLAMAYI REDDEDİN.&lt;br /&gt;BAŞARIYA ADIM ADIM ULAŞILIR.&lt;br /&gt;GELEN GÜNÜ GELDİĞİ GÜN DÜŞÜNÜN.&lt;br /&gt;NE GEÇMİŞTE YAŞAYIN NE DE GELECEKTE DİLİNİZE SAHİP ÇIKIN.&lt;br /&gt;İNSANLAR 2 GÖZ 1 DİLLE YARATILIRLAR GÖRDÜKLERİMİZİN YARISI KADAR SÖYLEMELİYİZ.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ÇOK KONUŞAN İNSANDAN KAÇININ.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;SENİNLE DEDİKODU YAPAN HER KİMSE SENİN DEDİKODUNU DA YAPAR.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;CÖMERT OLUN.&lt;br /&gt;BİLGE OLUN.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;ÇABUK ALINMAYIN ALINGAN OLMAYIN.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;KİMSENİN SİZİ KIRMASINA İZİN VERMEYİN.&lt;br /&gt;KENDİNİZE KÖTÜ DAVRANMAYIN.&lt;br /&gt;ÇOK BEKLENTİ İÇİNDE OLUP KENDİNİZİ HIRPALAMAYIN.&lt;br /&gt;YENİDEN BAŞLAMAK İÇİN HİÇBİR ZAMAN GEÇ DEĞİLDİR.&lt;br /&gt;KÜÇÜK BİR ÇOCUK GİBİ OLUN.&lt;br /&gt;ÇOCUKLAR DA UMUT VE ÜMİT VARDIR.&lt;br /&gt;HAYATINIZI KOLAYLAŞTIRMAK İÇİN GÜVENMEYİ VE İNANMAYI BIRAKMAYIN.&lt;br /&gt;KALBİNİZ TEMİZ OLSUN.&lt;br /&gt;KENDİ KENDİNİZİN CESARETİNİ KIRMAYIN.&lt;br /&gt;DİSİPLİNLE ARKADAŞ OLUN.&lt;br /&gt;DİSİPLİNİN SIRRI MOTİVASYONDUR.&lt;br /&gt;İNSAN KENDİNİ YETERİ KADAR MOTİVE EDERSE DİSİPLİN KENDİLİĞİNDEN GELİR.&lt;br /&gt;YARGILAMAYI BIRAKIN.&lt;br /&gt;EĞER İNSANLARI YARGILARSANIZ ONLARI SEVMEYE VAKTİNİZ OLMAZ.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;AFFEDİCİ OLUN.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;MERHAMETLİ OLUN.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;ÇABUK AFFEDİN&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;SEN AFEETİĞİN ZAMAN KARŞINDAKİ HAKLI OLMUYOR. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;AMA SENİ RAHAT VE ÖZGÜR BIRAKIYOR.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-369333680654356076?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/369333680654356076/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=369333680654356076' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/369333680654356076'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/369333680654356076'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/hayati-kolaylatirmanin-100-yolu.html' title='HAYATI KOLAYLAŞTIRMANIN 100 YOLU'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R3OoDBzaVMI/AAAAAAAAALY/lF3yBYDCBaM/s72-c/imagesyyyyyyyyyyyyyyyy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-6347147566890702885</id><published>2007-12-27T05:21:00.000-08:00</published><updated>2007-12-27T05:22:18.183-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yeni Yıl Mesajları'/><title type='text'>Yeni Yıl Mesajları</title><content type='html'>Yine bir yıl başı yaklaşıyor bu yıl başı sevdiklerinizle birlikte mutlu huzurlu bir yıla başlangıç yapmanızı ve tüm yılınızın aynı güzellikte geçmesini diliyorum.&lt;br /&gt;Her yeniyıl bir başka güzel.. 2008 yeniyıl sizlere hayatınız boyunca unutamayacağız güzellikler yaşatsın. Yeniyıl ınız kutlu olsun.&lt;br /&gt;Herkes bir başkasına yardım etseydi, herkesin işi yapılmış olur. Yeni yıl paylaşımlarımızın yılı olsun. Mutluluk, esenlik ve sevinçler getirsin. Mutlu yıllar dilerim.&lt;br /&gt;Sağduyu aklın kapıcısıdır. Görevi: Kuşkulu fikirlerin içeri girmesine, ve de dışarı çıkmasına engel olmaktır.Yeni yılda hepizin mutlu, sağduyulu ve sağlıklı günler getirmesi dileğiyle..&lt;br /&gt;Düşsüz büyük şeyler yapılamaz. 2008 yılında tüm düşlerinizin gerçekleşmesi dileğiyle..&lt;br /&gt;Hiç hata yapmayan insan genellikle hiçbir şey yapamaz. 2008 yılında hatalarımızın az, başarılarımızın devamlı olması dileğiyle mutlu yıllar..&lt;br /&gt;Sahip olduklarımızla yaşamayı öğrenmek bir süreç, bir katılım, yani yaşamımızın yoğrulmasıdır. Gelecek yıllar varlığımızı zenginleştirecek. Yeni yıl ilk adım.. Nice yıllar, mutlu yıllar..&lt;br /&gt;Gül için dikene razı olur musunuz, yoksa dikeni de gülü de red mi edersiniz? Yeni yıllarda güllerle dolu günlerin dikenleri sizi düşmanları koruyan çitler olsun. Mutlu Yıllar!!&lt;br /&gt;Nerede yaşam varsa, orada umut da vardır. Yeni yılda tüm umutlar ve başarılar seninle olsun. Mutlu Yıllar dilerim.&lt;br /&gt;Zamanı yapamayacağımızı şeyleri istemekle geçirdiğimiz söylenir. Oysa gücümüz tüm zamanları zorlar. Yeter ki kendimize ve dostlarımızın gücüne inanalım. Yeni yılda inancımızı pekiştirmemiz ve mutlu olmamız dileklerimle..&lt;br /&gt;Dünyayı değiştirmek istersen yüreğine inan , dostlarına güven, sevgine sarıl.. Yeni yıl senin başarılarının anahtarıyla tüm kapıları açacaktır.. Mutlu Yıllar!!&lt;br /&gt;Susmak, dayanılması çok güç bir yanıttır. Yeni yılda tüm sorunların yanıtları seninle olsun.. Mutlu yarınlar,mutlu yıllar..&lt;br /&gt;İnsan, armağanını kalbi ile birlikte vermezse ne değeri vardır. Yeni yıllar Tanrı’nın bizlere verdiği armağandır. En mutlu günler seninle olsun.. Armağanınla yücel..&lt;br /&gt;En işe yaramayan günümüz hiç gülmediğimiz gündür. Yeni yılın dolu dolu ve geniş en içten gülümsemelere açılması dileğiyle mutlu yıllar..&lt;br /&gt;Hepimizin tüm ilgisi gelecek olmalıdır, çünkü yaşamımızın geri kalanını orada geçireceğiz. 2008 yılı geleceğimize atacağımız ilk adımdır. Tüm adımlarımızın sağlam olması dileğiyle nice mutlu yıllar dilerim..&lt;br /&gt;İdeal denen şey bir yıldıza benzer, ona hiçbir zaman ulaşamayız ama, tıpkı denizcilere olduğu gibi bize de yolumuzu gösteren odur. Yeni yılda tüm ideallerine kavuşman dileğiyle mutlu yıllar..&lt;br /&gt;En büyük zaman hırsızı, yaşadığımız kararsızlıktır. 2008 yılı tüm kararlarımızın gerçekleşmesi ve mutluluğu getirmesi dileğiyle, nice mutlu yarınlara..&lt;br /&gt;Şunu unutma: Her şeyin yok olduğunu düşündüğünüz anda, gelecek hâlâ yerindedir. Yeni yıl geleceğin ilk adımıdır. Mutluluk ve başarı dileklerimle..&lt;br /&gt;Başaramadığınız zaman düş kırıklığına uğrayabilirsiniz ancak, yeniden denemezseniz işte o zaman sizin için her şey bitmiş demektir. 2008 yılının ülkemiz, ailemiz ve hepimiz için mutlu ve başarılarla dolu olması dileğiyle..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-6347147566890702885?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/6347147566890702885/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=6347147566890702885' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6347147566890702885'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6347147566890702885'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/yeni-yl-mesajlar.html' title='Yeni Yıl Mesajları'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-4354628774403664081</id><published>2007-12-25T11:08:00.001-08:00</published><updated>2007-12-25T11:08:38.585-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vizyon insanı olmak...'/><title type='text'>Vizyon insanı olmak...</title><content type='html'>Vizyon, kelime anlamı olarak;“geleceği düşlemek ve tasarlamak” ve “düşlerle gerçekleri dengeleyebilme ve kurgulayabilme” gibi manalarla ifade edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüldüğü gibi verilen ifadelerde “düşlemek” dikkati çekmektedir. Düşlemek, hayal alemine dalarak gerçekten uzaklaşmak demek değildir. Düşlemek, hayal dünyamızın kumsalında dolaşırken gerçek denizinin sesini duymaktır,gelecekte varmak istediğimiz noktanın zihinsel haritasını çizmektir.&lt;br /&gt;Bu noktalardan hareketle vizyonu, gelecekte varmak istediğimiz yerin zihinsel haritasını oluşturmak olarak tanımlayabiliriz. Bu öylesine bir harita değildir; vizyonumuz, kişisel ilkelerimiz, değerlerimiz, misyon ve hedeflerimizin oluşturduğu bir dinamiktir. İlke ve değerlerden yoksun bir vizyon, düşündüğümüzde yüzümüzde tebessüm ifadesi oluşturan ham hayalden başka bir şey değildir. Oysa bu harita bireyin düşlerinin gerçeğe dönüşüm planıdır. Öyleyse vizyon eylem gerektirir.&lt;br /&gt;Evet, vizyon sahibi insan, aynı zamanda bir eylem insanıdır; nereye varmak istediğini bilir ve varmak istediği noktaya doğru hareket halindedir,kendinin ve donanımlarının farkındadır; güçlü ve zayıf yönlerini bilir. Bu bilinç, kendisini sürekli yenilemesi ve geliştirmesini gerektirir. Bu nedenle vizyon sahibi insan, güçlü yönlerini sürekli geliştirirken, zayıf yönlerini de iyileştirme gayretindedir.Eylemlerini hangi ilkeler ve değerler çerçevesinde gerçekleştireceğinin bilincindedir. O bir ilke insanıdır ve davranışlarının merkezinde ilkeleri vardır. O hayatını sarsılmaz ilkeleri ve yanılmaz değerlerine göre şekillendirir. Başkalarının pas kokulu nefesi ve çığırtkan ifadeleri, onun ilke ve değerler bütünlüğünü bozamaz.&lt;br /&gt;Vizyon sahibi insan, başkalarının planlarına dahil olmaz. Zira onun ilke ve değerleriyle yoğrulmuş kendine has planları vardır. O her çağıranın peşinden gitmez ve onu hedefinden saptırmak isteyenlerin pembeye boyadıkları siyahlara kanmaz. O varoluş gayesinin farkındadır ve başka gayelere gönül bağlamaz, dahası hayatına gaye olmayacak oyuncaklara da aldanmaz…&lt;br /&gt;Hayata varlık imzamızı atmak, vizyon insanı olmakla mümkündür.&lt;br /&gt;Sahi! Sizin vizyonunuz nedir? Gelecekte varmak istediğiniz yerin zihinsel haritasında neler var ve siz geleceğinizi nasıl düşlüyorsunuz?&lt;br /&gt;“Ufuklara kadar görüyorsanız, onun ötesinde de görmeye çalışın.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-4354628774403664081?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/4354628774403664081/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=4354628774403664081' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/4354628774403664081'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/4354628774403664081'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/vizyon-insan-olmak.html' title='Vizyon insanı olmak...'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-5542521388123340107</id><published>2007-12-25T11:05:00.000-08:00</published><updated>2007-12-26T06:52:01.302-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kendi Önünüzden Çekilin...'/><title type='text'>Kendi Önünüzden Çekilin...</title><content type='html'>İnsanın kendisine verdiği zararı bütün dünya toplansa veremez. Çoğumuz kendimizin önünde yegâne engeliz. Önümüzden çekilebilsek birçok başarı ve mutluluk kapısı ardına kadar açılacak bize...’’kendi önünüzden çekilme sanatı ’’ seminerinde ’’cam tavan’’diye tabir edilen görünmeyen engellerden bahsedilir.Bu cam tavanlar yüzünden yukarı geçiş durur.Camdan tavanlar kendi zihinlerimizde var olan ve farklı konularda kendimize koyduğumuz engeler,bariyerler limitlerdir.Kendi cam tavanlarımızı kendimiz üretiyoruz ve bunların ortadan kaldırılması bizim elimizde.&lt;br /&gt;Temel felsefe şu :Kendinizin en kötü düşmanı olmak yerine en iyi arkadaşı olun.&lt;br /&gt;Kendinizin önündeki iki engel: 1-Hemen pes etmek 2- Zor olan yolun doğru yol olduğunu sanmak.&lt;br /&gt;Kime ihtiyacımız var? : Sözleri üzerimizde büyük etki yapan ve engellerle karşılaştığımızda bize rehberlik edecek sevgi dolu insana.&lt;br /&gt;Kendimizi engellemeye iki çare :&lt;br /&gt;1- Bakış açımızı değiştirmek&lt;br /&gt;2- Empati yapmak(kendisini engellememiş,dolayısıyla gerçekleştirmiş kişinin yerine kendimizi koymak.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esas hedef : Bizi geriye çeken kalıpları değiştirerek başarısızlığa sebep olan davranışlarımızı hayattan zevk alabileceğimiz şekle çevirebilmek .&lt;br /&gt;Kendisini engelleyen kişinin karakteristik özellikleri :&lt;br /&gt;1-Kendisinden nefret eder.&lt;br /&gt;2-En zevk aldığı şeylere karşı çalışır&lt;br /&gt;3-En derin isteklerine karşı koyar&lt;br /&gt;4-Çözdüğünden fazla problem üretir.&lt;br /&gt;5-Sıklıkla öfkelenir.&lt;br /&gt;6-Sevilip sayılmayı hak etmiyormuş gibi hisseder.&lt;br /&gt;7-Kin besler&lt;br /&gt;8-Gerçek dışı beklentiler içindedir&lt;br /&gt;9-Özgüvensizdir .&lt;br /&gt;10-Kendini yalnız hisseder&lt;br /&gt;11-İsyankardır.&lt;br /&gt;12-Düşünmeden tepki verir.&lt;br /&gt;Kendisinden önünden çekilenlerde gelişen 3 özellik :&lt;br /&gt;1-Esneklik&lt;br /&gt;2-Özgüven&lt;br /&gt;3-Beceriklilik.&lt;br /&gt;Kendi önünüzden çekilme teknikleri:&lt;br /&gt;1-Ne kaybettiğine değil,ne kazandığına yoğunlaş.&lt;br /&gt;2-Bakış açının vazgeçtiğin değil kazandığın şeylere yönelt,yoksa değişmek için kesin karara vardıktan sonra bile engelle karşılaştığın an,kendini başarısızlığa uğrattığın yollara kolayca geri dönebilirsin.&lt;br /&gt;3-Mutlaka yardım al,yalnız olmadığını bil.ve bu güven ve kararlılığını güçlendirecektir.&lt;br /&gt;4-Bir aksilikle karşılaşırsan,hata yaptığında kendini hor görüp mahvetme.bunu yerine bir daha ki sefer için hareket planı geliştir.&lt;br /&gt;5-Kendini ödüllendir.iyi yaptığın iş için kendini ödüllendirmek yeni davranışını güçlendirecek ve değişimi kalıcı hale getirmene yardımcı olacaktır.&lt;br /&gt;6-Değişime kesin karar ver ve bu kararında sebat et&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://img.blogcu.com/uploads/sagrak_g.bmp"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-5542521388123340107?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/5542521388123340107/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=5542521388123340107' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/5542521388123340107'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/5542521388123340107'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/kendi-nnzden-ekilin.html' title='Kendi Önünüzden Çekilin...'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-708078059236198340</id><published>2007-12-25T11:04:00.001-08:00</published><updated>2007-12-25T11:04:48.229-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bill Gates’ten gençler için kariyer öğütleri'/><title type='text'>Bill Gates’ten gençler için kariyer öğütleri</title><content type='html'>Bill Gates’ten gençler için kariyer öğütleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gates, BBC’ye yazdığı bir makaleyle gençlere&lt;br /&gt; başarılı bir kariyer için tavsiyelerde bulunduMicrosoft’un patronu ve 56 milyar dolar&lt;br /&gt;servetiyle dünyanın en zengini olan&lt;br /&gt;Bill Gates, BBC’ye yazdığı bir makaleyle gençlere başarılı bir kariyer için&lt;br /&gt;tavsiyelerde bulundu: Teknolojiyi takip edin ve matematik öğreninMicrosoft’un kurucusu üniversiteden terk Bill Gates, BBC’nin internet&lt;br /&gt;sitesinde yayınlanan makalesinde başarılı bir kariyer için matematik ve&lt;br /&gt;fen eğitiminin gerekli olduğunu yazdı. Bilgisayar yazılımlarını da eksiksiz&lt;br /&gt;kullanmanın başarıya giden yolda çok önemli olduğunu söyleyen 52&lt;br /&gt;yaşındaki işadamı “Son 30 yılın en büyük değişimini dijital teknoloji&lt;br /&gt;sağladı. Artık herkes bilgi işçisi olmak zorunda” dedi. İşte dünyanın&lt;br /&gt;en zengin adamından gençlere kariyer tavsiyeleri: * Artık herkes çalışırken bilgi teknolojisi kullanıyor.&lt;br /&gt;Bir depoda çalışan işçi bile&lt;br /&gt;envanteri el bilgisayarıyla tutuyor.&lt;br /&gt;Günümüz dünyasında bilgisayarı ve yazılımları&lt;br /&gt; etkin şekilde kullanmak başarıya giden kritik yol. Bilgiye aç olun* Bugün ve gelecekte insan hayatında en büyük etkiyi Microsoft gibi yazılım&lt;br /&gt;geliştiren firmalar yapacak. * Son 10 yılda ortaya çıkan en ilginç şeyler (MP3 çalar, video oyunları&lt;br /&gt;veya cep telefonları),&lt;br /&gt;her gelişme mühendislik eseri. Akademik kariyerinizde matematiğe&lt;br /&gt;ve fen derslerine özen gösterin. * Çoğu kişi yazılım geliştiren insanların yalnız çalıştığını düşünür. Oysa insan&lt;br /&gt;faktörü en önemli şey. İletişim kabiliyetleriniz yüksek olsun. Değişik&lt;br /&gt;karakterdeki insanlarla uyum içinde çalışmayı öğrenin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-708078059236198340?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/708078059236198340/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=708078059236198340' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/708078059236198340'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/708078059236198340'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/bill-gatesten-genler-iin-kariyer-tleri.html' title='Bill Gates’ten gençler için kariyer öğütleri'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-2228491192806894122</id><published>2007-12-25T11:02:00.000-08:00</published><updated>2007-12-25T11:03:35.603-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Her Şey Size Bağlı...'/><title type='text'>Her Şey Size Bağlı...</title><content type='html'>Her şey size bağlı...&lt;br /&gt;-Bir insan ne yapabilir diye düşünmeyin ?...&lt;br /&gt;Her şey size bağlı;&lt;br /&gt;-Bir anı bir şarkı kıvılcımlandırabilir...&lt;br /&gt;-Bir hayali bir çiçek uyandırabilir...&lt;br /&gt;-Bir ağaç ormanı başlatabilir...&lt;br /&gt;-Bir kuş ilkbaharı müjdeleyebilir...&lt;br /&gt;-Bir gülümseme bir arkadaşlığı başlatabilir...&lt;br /&gt;-Bir tokalaşma bir ruhu canlandırabilir...&lt;br /&gt;-Bir kelime bir amacı belirleyebilir...&lt;br /&gt;-Bir oy bir milletin hayatını değiştirebilir...&lt;br /&gt;-Bir gülüş sıkıntıyı altedebilir...&lt;br /&gt;-Bir adım her yolculuğu başlatabilir...&lt;br /&gt;-Bir umut ruhlarımızı aydınlatabilir...&lt;br /&gt;-Bir dokunuş şefkati anlatabilir...&lt;br /&gt;-Bir kalp neyin doğru olduğunu bilebilir...&lt;br /&gt;-O yüzden "Ben olsam ne olur, olmasam ne olur" demeyin...&lt;br /&gt;-Siz çok şeyi ifade ediyorsunuz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-2228491192806894122?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/2228491192806894122/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=2228491192806894122' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/2228491192806894122'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/2228491192806894122'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/her-ey-size-bal.html' title='Her Şey Size Bağlı...'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-6740057779551495899</id><published>2007-12-25T08:41:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:38:59.476-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gençlik ve sağlık için E vitamini'/><title type='text'>Gençlik ve sağlık için E vitamini</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R3EzcBzaVDI/AAAAAAAAAKE/54DnHF3pToM/s1600-h/sagrak_catalog1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5147952405674611762" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R3EzcBzaVDI/AAAAAAAAAKE/54DnHF3pToM/s200/sagrak_catalog1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sağlığımız için oldukça önemli olan vitaminlerden birisi olan E vitamini yaşlanmayı geciktirir, bağışıklık sistemini güçlendirir, hücrelerin yenilenmesini ve daha uzun yaşamasını sağlar...&lt;br /&gt;Sağlıklı beslenme, cilt sağlığı, bağışıklık sistemi ve zeka gelişiminin sağlanmasında oldukça önemli roller üstelenen E vitamini hakkında bilmemiz gerekenler...&lt;br /&gt;En iyi E vitamini kaynakları; buğday, tohumlu besinler, zeytin yağı, soya fasülyesi yağı, arı sütü, balık, ceviz gibi kuruyemişler, marul, tere, kereviz, maydanoz, ıspanak, lahana, mısır yağı, mısır ve yulaftır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zeytinyağı iyi bir E vitamini kaynağıdır.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5147953049919706178" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R3E0BhzaVEI/AAAAAAAAAKM/O_Tz1FLjKKg/s200/sagrak_zeytin3.gif" border="0" /&gt;&lt;strong&gt;Vitaminin faydalarını madde bazında genel olarak özetlersek;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bağışıklık sistemini güçlendirir. Son yıllarda oldukça sık rastlanılan Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatır.&lt;br /&gt;Hücrelerin yenilenmesini ve daha uzun yaşamasını sağlar&lt;br /&gt;Antioksidan etkisi vardır.&lt;br /&gt;Kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu etkisi vardır.&lt;br /&gt;Kanser oluşum riskini azaltır.&lt;br /&gt;Katarakt oluşumuna karşı koruyucu etkisi vardır.&lt;br /&gt;Hamilelik döneminde oldukça önemlidir, bebeğin zeka gelişimini etkiler. Yaşlanmayı geciktirir.&lt;br /&gt;Vücutta gereksinim olan diğer vitaminler ve mineraller ile birlikte çalışarak etkinliğini arttırır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;E Vitamini kaybını nasıl önleriz?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;E vitamini yağda eriyen bir vitamin olduğu için suda eriyen vitaminlere kıyasla ısı, ışık gibi dış etkenlere daha dayanıklıdır. Ancak gıdaların ısıtılma, pişirme, dondurulma, işlenme esnasında tahrip olurlar. Bu nedenle yağın kızartılması durumunda E vitamini kaybı çoktur. Önerim iyi bir E vitamini kaynağı olan zeytinyağı kullanmaktadır. Ayrıca mümkün olduğunca yemeği pişirirken yağı soğan ile çok yakmadan pişirmenizdir. Yine mümkün olduğunca sebzeleri kızartmadan, suda ya da buharda haşlayarak üzerine daha sonra zeytinyağı eklemeniz tavsiye edilir.&lt;br /&gt;Günlük E vitamini tüketmek için neler yapmak gerekir?Yemeklerinizde sadece zeytinyağı kullanınız. Günde 3-4 adet ceviz veya fındık gibi kuruyemiş yiyiniz. Diyette olsanız bile salatanıza az da olsa mutlaka zeytinyağı ekleyiniz. Haftada en az 2 öğün balık yiyiniz. Bol bol yeşillik yiyiniz. Salatanızda tavuk, peynir gibi tercihlerinizde ton balığını da unutmayınız. Beslenme şeklinizin posa yönünden zengin olmasına dikkat ediniz. Haftada en az 2-3 porsiyon kurubaklagil yemeği yiyiniz. Bol bol sebze ve meyve yiyiniz. Günde en az 4-5 porsiyon meyve, 5-6 porsiyon da zeytinyağlı sebze yiyiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda yer alan ölçüye uymak her zaman mümkün olamayacağından Nutriway'in mükemmel ikilisi Selenium E vitamin ve mineralini günlük olarak almanız bu eksikliği giderecektir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-6740057779551495899?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/6740057779551495899/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=6740057779551495899' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6740057779551495899'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6740057779551495899'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/genlik-ve-salk-iin-e-vitamini.html' title='Gençlik ve sağlık için E vitamini'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R3EzcBzaVDI/AAAAAAAAAKE/54DnHF3pToM/s72-c/sagrak_catalog1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-4103618704063347231</id><published>2007-12-25T07:30:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:07.963-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='En Büyük Risk;Risk Almamaktır...'/><title type='text'>En Büyük Risk;Risk Almamaktır...</title><content type='html'>&lt;div&gt;- Tanıdığın en olumlu insan kendin ol. &lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5147954299755189346" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R3E1KRzaVGI/AAAAAAAAAKc/wolfdX5vT68/s200/gulinE.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R3E08xzaVFI/AAAAAAAAAKU/7cGQlwv8y3g/s1600-h/gulinE.JPG"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;- İçten ve samimi ol, her zaman (sesin titrese bile) gerçekleri söyle.&lt;br /&gt;- Zamanında olman gereken yerde ol, geç kalma.&lt;br /&gt;- Lütfen demeyi ve teşekkür etmeyi ihmal etme.&lt;br /&gt;- Yapabileceklerinin altında söz ver, fazlasını yap.&lt;br /&gt;- İnsanları onları ilk gördüğünden daha iyi bir durumda bırak.&lt;br /&gt;- Arkadaş canlısı ve şevkatli ol.- Birinci sınıf bir dinleyici ol.&lt;br /&gt;- Diğer insanlara karşı tutkulu bir şekilde ilgili ol.&lt;br /&gt;- Yüzünde gülümse eksik olmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar çalıştıkları şirketlerinde pozisyonları veya ünvanları ne olursa olsun, “liderlik davranışı” sergileyebilirler. Bunun için önerdiği dört taktik var:&lt;br /&gt;1.) Kendinize ait kişisel bir felsefeniz (nasıl bir kişi olmak istediğiniz) ve net hedefleriniz olsun. Bunları yazın, haftada bir okuyun.&lt;br /&gt;2.) Günün en zorlu işi, sabah yapacağınız ilk işiniz olsun.&lt;br /&gt;3.) Her gün düzenli olarak en az %1′lik bir ilerleme sağlayın.&lt;br /&gt;4.) Düşünmek için kendinize zaman yaratın. Sabahları bir saat erken kalkın (3 hafta sonra alışırsınız).&lt;br /&gt;Kişisel felsefeniz, değerleriniz ve hedeflerinizi bulmanıza yardımcı olmak için şu soruyu cevabı tükenene kadar tekrar tekrar sorup, her defasında da ayrı cevaplar vermenizi istiyor:&lt;br /&gt;- “Hayatındaki en önemli şey ne?”&lt;br /&gt;Daha sonra aynı şeyi şu 2 soru için de yapmanız gerekiyor:&lt;br /&gt;- “Hayatımda gelişmesi gereken şey ne?”- “En çok neyi yapmaktan pişmanlık duyuyorsun?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.000 kişi ile yapılan bir araştırmada insanların en fazla “pişmanlık” duyduğu üç şey şöyle sıralanmış:&lt;br /&gt;1.) Keşke daha fazla dinlenmek için vakit ayırabilseydim.&lt;br /&gt;2.) Keşke kendimi (duygularımı, değerlerimi, …) daha iyi ifade edebilseydim.&lt;br /&gt;3.) Keşke daha fazla sevgiyle dolu ilişkiler kurabilseydim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ne olmak istiyorsun? (Öldükten sonra nasıl anılmak isterdin kapsamında)&lt;br /&gt;- Hayattaki en büyük korkuların ne?- Başarısız olmayacağını önceden bilme şansın olsaydı ne iş yapmak isterdin?&lt;br /&gt;Kendi hedeflerinizi belirlerken olumlu referans noktaları belirlemek, daha önceden kendimizde göremediğimiz potansiyelin açığa çıkmasını sağlar. Eğer referans noktalarınızı dünya ölçeğinden seçerseniz de, umutsuz anlarınızda dahi bu referanslar size güç verecektir:&lt;br /&gt;- Çocuklarımız: Koşulsuz sevgi ve sınırsız merak&lt;br /&gt;- Lance Armstrong: Sebat etme ve direnme gücü&lt;br /&gt;- Richard Branson: Hayatın her anını dolu dolu yaşamak&lt;br /&gt;- Madonna: Kendini yeniden keşif etmek-&lt;br /&gt;Peter Drucker: Hayat boyu öğrenmeyi sürdürmek&lt;br /&gt;- Nelson Mandela: Cesaret ve insanlıkçı olabilmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liderlik sizle başlar. Yani kendinizle…&lt;br /&gt;- Verdiğiniz sözleri tutun. Yaptığınız işte çok iyi olun ki, sizi umursamamazlık yapamasınlar. Fark yaratın.- Günlük ufak da olsa büyük işler için aksiyon alın.- Size ters gelen, kabul etmekte zorlandığınız işlerden kaçmayın, üzerine üzerine gidin. Gelişim ile beraber değişimi de içselleştirin. İnsanoğlunun en mutlu olduğu anlar büyüdüklerini, yani geliştiklerini gördükleri zamanlardır.- Aç kalın. Başarı kadar başarısızlığı davet eden başka bir şey yoktur. Başarılı oldukça açlık seviyeniz de artsın.&lt;br /&gt;- Yapabileceklerinizin altında söz verin, fazlasını yapın. O ekstra kilometreyi gitmekten kaçınmayın. Sonuçta insanlara beklediklerinden daha fazlasını verin.&lt;br /&gt;Bunlar da “başarı” için verdiği taktikler:&lt;br /&gt;- Sabahları erken kalkın. Mesela 4′de veya 5′te. İlk yarım saati kendinize ayırın. Kahve eşliğinde sessiz bir ortamda gününüzü planlayıp kişisel hedeflerinizle karşılaştırın. Kitap okuyun, düşünün. Bu yarım saat kutsal zamandır.- Sağlığınızı birinci öncelik yapın. Düzenli spor yapın; sağlıklı yemekler (yağsız, bol sebze, bol su ve vitamin takviyesi) yiyin. Kısaca, sağlığınızı birinci öncelik yapmak için kalp krizi geçirmeyi beklemeyin.- Sağlıktan sonra en önemli öncelik aile. Özellikle çocuklarınızla kaliteli vakit geçirin, onları tanıyın.&lt;br /&gt;- Hayattaki en önemli amacınız ne ise her gün onun için mutlaka birşeyler yapın.&lt;br /&gt;- Her gün sonunda o günü değerlendirin. Hedeflerinizi gözden geçirin.&lt;br /&gt;Zor ve pek de keyif almadığınız bir iş yapıyorsanız (mesela bir alışkanlığınızı değiştirmek, bir korkunuzu yenmek gibi) kendinize en azından 30 günlük bir süre tanıyın. Her gün %1′lik bir aşama kaydedin. Bu bir ayda %30 demek. %1 zaman  içinde mutlaka galip gelir.&lt;br /&gt;Hayatta hayal ettiğimiz “değişiklikleri” yapmamıza engel olan dört faktör var:&lt;br /&gt;- Korku: Bilinenin bilinmeyene olan üstünlüğü. Korktuğun şey neyse, artık korkmayana kadar onun üstüne git.- Başarısızlık: Başarısız olmak istemediğimiz için denemeye dahi kalkışmamak. Oysa en büyük başarısızlık denemeyi başaramamak.- Unutmak: Kitaplardan veya seminerlerden öğrenip heyecan duyduğumuz konuları günlük hayatın karmaşası içinde unutma eğiliminde olmak. Öğrendiğimiz en değerli şeyleri yazarak sürekli görebileceğimiz yerlere asmak bir çözüm olabilir.- İnanç eksikliği: Çoğu kişide kişisel gelişim konularına karşı alaycı bir tutum var. Bu belki de çocukluk yaşlarında yaşanan bazı başarısızlıklardan kaynaklanıyor olabilir. Oysa başarıya giden yol başarısızlıklardan ve risk almaktan geçiyor.&lt;br /&gt;Ve şimdi de sırada “mutlu olma” sırları var:&lt;br /&gt;- Yeni bir araba sizi sadece birkaç hafta mutlu eder. Yeni bir ev bir kaç ay. Gerçek mutluluğun anahtarı “hizmetkarlıkta.” Diğer insanlara “yardım” etmekte. Aldıklarımızın değil, verdiklerimizin üzerine inşa edilen bir hayat gerçek mutluluğu getirir.&lt;br /&gt;- Hayatı kendi değer ve kurallarınla yaşa. Kendi yarışını koş. Rüyalarına karşı saygılı ol.&lt;br /&gt;- Ünvansız yaşamayı öğren. (Bu arada bir arkadaşının verdiği kartvizit onu çok etkilemiş, kartında isminin altında ünvan olarak “Human Being” [İnsanoğlu] yazıyormuş.)- Para kazanmanın kötü bir yanı yok. Ancak para birinci önceliğe çıktığında, sen basamakların en üstüne çıksan bile içinde bir boşluk, eksiklik hissedersin. Kimse mezarda senin ne kadar zengin olduğunla ilgilenmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En büyük risk, risk almamaktır.&lt;br /&gt;Harcanacak en kötü şey ise hayatın kendisi. Sen doğduğunda ağlarken, bizler gülüyorduk. Öyle bir hayat yaşa ki, öldüğünde sen gülerken dünya ağlasın.&lt;br /&gt;ROBİN SHARMA&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-4103618704063347231?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/4103618704063347231/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=4103618704063347231' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/4103618704063347231'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/4103618704063347231'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/en-byk-riskrisk-almamaktr.html' title='En Büyük Risk;Risk Almamaktır...'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R3E1KRzaVGI/AAAAAAAAAKc/wolfdX5vT68/s72-c/gulinE.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-6604077284767942498</id><published>2007-12-25T06:51:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:07.974-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='BİR ŞEYİ BAŞARMANIN KAÇ DEĞİŞİK YOLU VARDIR SİZCE?'/><title type='text'>BİR ŞEYİ BAŞARMANIN KAÇ DEĞİŞİK YOLU VARDIR SİZCE?</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R3EgOBzaVCI/AAAAAAAAAJ8/FRIrMWATEN0/s1600-h/basari6.gif"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R3EgABzaVAI/AAAAAAAAAJs/ldMpG1etBug/s1600-h/basari4.gif"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R3Ef5xzaU_I/AAAAAAAAAJk/bNyvj_iGiY0/s1600-h/basari3.gif"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R3EfcxzaU-I/AAAAAAAAAJc/cJNSewKwrOo/s1600-h/basari2.gif"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R3EfExzaU9I/AAAAAAAAAJU/RdPFVSFEqyw/s1600-h/basari1.gif"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;BİR ÇOK YOLU VARDIR,YETER Kİ İSTEYİN…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SİZ HER YOLU DENEDİNİZ Mİ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MUTLAKA BİRİSİ İŞE YARAYACAKTIR...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YARATICI BİÇİMDE DÜŞÜNMENİN YOLLARI&lt;br /&gt;1. Yapabileceğinize inanın: Bir şeyin yapılabileceğine inandığınızda aklınız onu yapmanın çözüm yollarını bulacaktır. Bir çözüme inanmak o çözümün yolunu açar.”İmkansız”, “işe yaramaz”, “yapamam”, “denemeye değmez” laflarını düşünme ve konuşma sözcüklerinizden çıkarın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Geleneklerin aklınızı dondurmasına izin vermeyin: Yeni fikirlere açık olun. Denemeci olun. Yeni yaklaşımları deneyin. Yaptığınız herşey ilerleyici olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Kendinize her gün şunu sorun: “Daha iyi nasıl yapabilirim?” Kişisel gelişimin sınırı yoktur. Kendinize “Daha iyi nasıl yapabilirim?” diye sorduğunuzda işe yarar cevaplar belirecektir. Deneyin, göreceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Kendinize sorun: “Daha çok nasıl yapabilirim?” Kapasite aklın o anki durumuna bağlıdır. Kendinize bu soruyu sorduğunuzda aklınızı pratik yollar bulmaya itmiş olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Sormayı ve dinlemeyi öğrenin: Sorun ve dinleyin; böylece parlak kararlara ulaşmak için gerekli hammaddeyi elde edeceksiniz. Unutmayın: Büyük insanlar dinlemeyi, küçük insanlar konuşmayı tekellerine alırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Zihninizi genişletin: Kıvılcımlara açık olun. Sizde yeni düşünceler üretmede ya da işleri yapmak için yeni çözümler bulmanızda yardımcı olacak kişilerle ilişki kurun. Farklı meslek dalları ve ilgi alanlarında insanlarla bir araya gelin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: “Büyük Düşünmenin Büyüsü”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kazanan,Kaybeden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kazanan her zaman çözümün bir parçasıdır,&lt;br /&gt;Kaybeden her zaman problemin bir parçasıdır.&lt;br /&gt;Kazananın her zaman bir programı vardır,&lt;br /&gt;Kaybedenin her zaman bir özrü vardır.&lt;br /&gt;Kazanan "Bu isi senin için yaparım" der,&lt;br /&gt;Kaybeden "Benim isim değil ki" der.&lt;br /&gt;Kazanan her sorunda bir çözüm görür,&lt;br /&gt;Kaybeden her çözümde bir sorun görür.&lt;br /&gt;Kazanan "Uzak ama yolu biliyorum" der,&lt;br /&gt;Kaybeden "Yakın ama yolu bilmiyorum" der.&lt;br /&gt;Kazanan çakılların yanındaki çimeni görür,&lt;br /&gt;Kaybeden çimenin yanındaki çakılları görür.&lt;br /&gt;Kazanan "Zor olabilir ama mümkün" der,&lt;br /&gt;Kaybeden "Mümkün ama çok zor" der.&lt;br /&gt;Kazanan konuşmak yerine yapar,&lt;br /&gt;Kaybeden yapmak yerine konuşur.&lt;br /&gt;Kazanan ağlamak yerine çalışır,&lt;br /&gt;Kaybeden çalışmak yerine ağlar.&lt;br /&gt;Kazanan beynini çalıştırır,&lt;br /&gt;Kaybeden çenesini .....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-6604077284767942498?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/6604077284767942498/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=6604077284767942498' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6604077284767942498'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6604077284767942498'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/bir-ok-yolu-vardiryeter-ki-isteyin-siz.html' title='BİR ŞEYİ BAŞARMANIN KAÇ DEĞİŞİK YOLU VARDIR SİZCE?'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-7263170910997689756</id><published>2007-12-18T10:05:00.001-08:00</published><updated>2007-12-18T10:07:26.212-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SEVGİ BU iŞTE...'/><title type='text'>SEVGİ BU iŞTE...</title><content type='html'>&lt;object width="425" height="355"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/dgt3DMyXFqI&amp;rel=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/dgt3DMyXFqI&amp;rel=1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koşulsuz sevgiyi yüreklerimizde daima hissedebilmek dileğiyle...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-7263170910997689756?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/7263170910997689756/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=7263170910997689756' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/7263170910997689756'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/7263170910997689756'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/sevgi-bu-ite_18.html' title='SEVGİ BU iŞTE...'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-7608158429901225715</id><published>2007-12-18T05:12:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:08.430-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ataol Behramoğlu&apos; ndan'/><title type='text'>Ataol Behramoğlu' ndan</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fHehzaUuI/AAAAAAAAAHA/J9EMxjBLChw/s1600-h/kad%253F%253Fnk%253F%253Fz.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fHehzaUuI/AAAAAAAAAHA/J9EMxjBLChw/s200/kad%253F%253Fnk%253F%253Fz.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145300426578088674" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM &lt;br /&gt;BİR ŞEY VAR...&lt;br /&gt;Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: &lt;br /&gt;Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi&lt;br /&gt;Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten &lt;br /&gt;Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği&lt;br /&gt;* &lt;br /&gt;İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne &lt;br /&gt;Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa &lt;br /&gt;Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır &lt;br /&gt;Kopmaz kökler salmaktır oraya &lt;br /&gt;* &lt;br /&gt;Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını &lt;br /&gt;Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin &lt;br /&gt;Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara &lt;br /&gt;Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin &lt;br /&gt;* &lt;br /&gt;İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine &lt;br /&gt;Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına &lt;br /&gt;* &lt;br /&gt;İnsan balıklama dalmalı içine hayatın &lt;br /&gt;Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına&lt;br /&gt;* &lt;br /&gt;Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar &lt;br /&gt;Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın &lt;br /&gt;Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu &lt;br /&gt;Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın &lt;br /&gt;* &lt;br /&gt;Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle &lt;br /&gt;Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı &lt;br /&gt;Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına &lt;br /&gt;Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı &lt;br /&gt;* &lt;br /&gt;Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: &lt;br /&gt;Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına &lt;br /&gt;Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır &lt;br /&gt;Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-7608158429901225715?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/7608158429901225715/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=7608158429901225715' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/7608158429901225715'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/7608158429901225715'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/ataol-behramolu-ndan.html' title='Ataol Behramoğlu&apos; ndan'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fHehzaUuI/AAAAAAAAAHA/J9EMxjBLChw/s72-c/kad%253F%253Fnk%253F%253Fz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-3266185792109660219</id><published>2007-12-18T05:10:00.001-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:08.665-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Can Yücel&apos; den'/><title type='text'>Can Yücel' den</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fG9RzaUtI/AAAAAAAAAG4/Vadayu1mWVM/s1600-h/daubmir.blogspot.4"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fG9RzaUtI/AAAAAAAAAG4/Vadayu1mWVM/s200/daubmir.blogspot.4" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145299855347438290" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yerin seni çektiği kadar ağırsın&lt;br /&gt;Kanatların çırpındığı kadar hafif..&lt;br /&gt;Kalbinin attığı kadar canlısın&lt;br /&gt;Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...&lt;br /&gt;Sevdiklerin kadar iyisin&lt;br /&gt;Nefret ettiklerin kadar kötü..&lt;br /&gt;Ne renk olursa olsun kaşın gözün&lt;br /&gt;Karşındakinin gördüğüdür rengin..&lt;br /&gt;Yaşadıklarını kar sayma:&lt;br /&gt;Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar yaşarsan yaşa,&lt;br /&gt;Sevdiğin kadardır ömrün..&lt;br /&gt;Gülebildiğin kadar mutlusun&lt;br /&gt;Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin&lt;br /&gt;Sakın bitti sanma her şeyi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiğin kadar sevileceksin.&lt;br /&gt;Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer&lt;br /&gt;Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın&lt;br /&gt;Bir gün yalan söyleyeceksen eğer&lt;br /&gt;Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.&lt;br /&gt;Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret&lt;br /&gt;Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın&lt;br /&gt;Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın&lt;br /&gt;Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.&lt;br /&gt;Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın&lt;br /&gt;Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.&lt;br /&gt;Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte budur hayat!&lt;br /&gt;İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın&lt;br /&gt;Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün&lt;br /&gt;Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun&lt;br /&gt;Çiçek sulandığı kadar güzeldir&lt;br /&gt;Kuşlar ötebildiği kadar sevimli&lt;br /&gt;Bebek ağladığı kadar bebektir&lt;br /&gt;Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,&lt;br /&gt;Sevdiğin kadar sevilirsin...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-3266185792109660219?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/3266185792109660219/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=3266185792109660219' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/3266185792109660219'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/3266185792109660219'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/can-ycel-den.html' title='Can Yücel&apos; den'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fG9RzaUtI/AAAAAAAAAG4/Vadayu1mWVM/s72-c/daubmir.blogspot.4' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-2829470860827445774</id><published>2007-12-18T05:09:00.001-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:08.780-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Büyük Reis Seattle&apos; den...'/><title type='text'>Büyük Reis Seattle' den...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fGjxzaUsI/AAAAAAAAAGw/qSgbvBISO-E/s1600-h/davidjohns.blogspot"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fGjxzaUsI/AAAAAAAAAGw/qSgbvBISO-E/s200/davidjohns.blogspot" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145299417260774082" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu konuşma 1854'de Kızılderili Büyük Reis Seattle tarafından halkının topraklarını satmasının istenmesi üzerine bir cevap olarak yazılmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu belge Washington'da saklanmış ve American Expo 74'de sunulmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz de bu belgeyi siz duyarlı insanlar için bulduk ve bilgilerinize sunduk...&lt;br /&gt;Büyük Reis Seattle’ yi &lt;br /&gt;anla(t)manız dileğiyle...&lt;br /&gt;Beyaz adamların şehirlerinde sakin yer yoktur. Baharda yaprakların açılışını ya da böceklerin kanat hışırtılarını duyacak yer yoktur. Ama bu belki de benim vahşi olmamdan ve anlamadığımdandır. Takırtı sadece. Kulaklara bir tahrik gibi. Bu hayatın anlamı nedir? Ben bir Kızılderiliyim ve anlamam.&lt;br /&gt;Kızılderili, su birikintisi üzerine vuran rüzgarın yumuşak sesini ve yağmurun temizliği ya da çamın koku verdiği rüzgarın kokusunu yeğler. &lt;br /&gt;Washington’daki Büyük Şef,topraklarımızı almak istediği konusunda sözünü göndermiş.&lt;br /&gt;Büyük Şef aynı zamanda dostluk ve iyi niyet sözlerini göndermiş. Bu çok nazik bir hareket,çünkü karşılık olarak bizim dostluğumuza çok az ihtiyacı var.Ama biz teklifini düşüneceğiz. Çünkü biliyoruz ki,eğer satmazsak beyaz adam silahlarla gelip toprağımızı alabilir.&lt;br /&gt;Gökyüzü,toprağın ısısını nasıl alıp satabilirsiniz? Bu fikir bize garip gelir.Eğer biz havanın tazeliğine ve suların pırıltılarına sahip değilsek,onları nasıl satın alabilirsiniz?&lt;br /&gt;Bu dünyanın her parçası benim insanlarım için kutsaldır. Her parlayan çam iğnesi, bütün kumlu sahiller, karanlık ormanlardaki sis, her açık alan, vızıldayan böcek halkımın deneyim ve anılarında kutsaldır. Ağaçların gövdelerinden akan sular Kızılderililerin anılarını taşır.&lt;br /&gt;Kız kardeşlerimiz&lt;br /&gt;Beyaz adamın ölüleri yıldızlar arasında yürümeye gittiklerinde, doğdukları ülkeyi unuturlar. Bizim ölülerimiz, bu güzel dünyayı asla unutmazlar.Çünkü o Kızılderililerin anasıdır. Biz dünyanın ve o da bizim parçamız. Güzel kokan çiçekler bizim kız kardeşlerimizdir; geyik, at, büyük kartal bunlarsa bizim erkek kardeşlerimiz, kayalık tepeler, çayırlardaki ıslaklık, tayın vücut ısısı ve anlam hepsi aynı aileye aittir.&lt;br /&gt;Öyleyse Washington’daki Büyük Şef bizden toprağımızı almak isteyince bizden çok şey istiyor.&lt;br /&gt;Büyük Şef bizim rahatça yaşayabileceğimiz bir yer ayıracağını söylüyor. O bizim babamız ve biz onun çocukları olacağız. &lt;br /&gt;Öyleyse toprağımızı alma teklifinizi düşüneceğiz, ama bu kolay olmayacak. Çünkü bu toprak bizim için kutsaldır.&lt;br /&gt;Dereler ve nehirlerden akan parıldayan sular,sadece su değil ama atalarımızın karılarıdır. Eğer size toprak satarsak, onun kutsal olduğunu hatırlamalısınız; ve çocuklarınıza onun kutsal olduğunu öğretmelisiniz ve göllerin berrak suyundaki her hayali yansıma, halkımın yaşamından olaylar ve anılar anlatır. Suyun şırıltısı babamın babasının sesidir.&lt;br /&gt;Nehirler erkek kardeşimizdir, susuzluğumuzu giderirler, nehirler kanolarımızı taşırlar ve çocuklarımızı beslerler. Eğer size toprağımızı satarsak hatırlamalısınız ve çocuklarınıza öğretmelisiniz ki nehirler bizim kardeşlerimizdir ve sizin de. Bundan dolayı nehirlere herhangi bir kardeşe göstereceğiniz kibarlığı göstermelisiniz.&lt;br /&gt;Kızılderili,her zaman,ilerleyen beyaz adam önünde geri çekilmiştir. Dağlardaki sisin sabah güneşi önünde kaçışı gibi. Ama babalarımızın külleri kutsaldır. Mezarları kutsal topraklardır ve bu tepeler, ağaçlar, dünyanın bir parçası bize sunulmuştur. Beyaz adamın bizim yollarımızı anlamadığını biliyoruz.Toprağın bir parçası diğeriyle aynı onun için çünkü, gece gelip topraktan ihtiyacı olanı alıp giden bir yabancıdır.&lt;br /&gt;Dünya onun kardeşi değil ama düşmanıdır ve onu fetih edince ilerlemeye devam eder.Babalarının mezarlarını geride bırakır ve aldırmaz. Çocuklarından dünyayı kaçırır. Aldırmaz. Babalarının mezarları ve çocuklarının hakları unutulmuştur. Annesi dünyaya ve kardeşi göğe satın alınıp yağma edilen, koyunlar ya da parlak boncuklar gibi satılan mallar gibi davrandı.&lt;br /&gt;İştahı dünyayı yiyip bitirecek ve geride sadece bir çöl bırakacak.&lt;br /&gt;Bilmiyorum. Bizim yollarımız sizinkilerden farklı .Sizin şehirlerinizin görünümü Kızılderililerin gözlerine acı verir. Ama bu belki de Kızılderililerin vahşi olduğundan ve anlamadığındandır.&lt;br /&gt;Beyaz adamların şehirlerinde sakin yer yoktur. Baharda yaprakların açılışını ya da böceklerin kanat hışırtılarını duyacak yer yoktur. Ama bu belki de benim vahşi olmamdan ve anlamadığımdandır. Takırtı sadece. Kulaklara bir tahrik gibi. Hayatın anlamı nedir? Bir kızılderiliyim ve anlamam. Kızılderili, su birikintisi üzerine vuran rüzgarın yumuşak sesini ve yağmurun temizliği ya da çamın koku verdiği rüzgarın kokusunu yeğler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değerli Hava&lt;br /&gt;Hava kızılderili için değerlidir. Çünkü her şey aynı nefesi paylaşır. Hayvanlar,ağaç,adam hepsi aynı nefesi paylaşır. Nefes aldığı hava beyaz adamın dikkatini çekmiyor gibi. Pek çok günden sonra ölen adam gibi kötü kokuyla uyumuş. Ama eğer size topraklarımızı satarsak, havanın bizim için değerli olduğunu hatırlamalısın, çünkü hava sağladığı tüm yaşamla aynı ruhu taşır.&lt;br /&gt;Büyükbabamıza ilk nefes veren rüzgar, onun soluğunu da kabul edendir ve rüzgar çocuklarımıza yaşam ruhunu da vermelidir ve eğer size toprağımızı satarsak, onu beyaz adamın bile girip çayırın çiçeklerinin tat verdiği rüzgarı tadabilecekleri bir yer olarak ayrı ve kutsal tutmalısınız.&lt;br /&gt;Ve toprağımızı alma teklifinizi düşüneceğiz. &lt;br /&gt;Eğer kabul etmeye karar verirsek bir şart koyacağız. Beyaz adam bu toprağın hayvanlarına kardeşleri gibi davranacak.&lt;br /&gt;Ben vahşiyim ve başka yoldan anlamam.&lt;br /&gt;Çayırlarda binlerce çürüyen bufalo gördüm, beyaz adamın geçen trenden vurup bıraktığı.Ben vahşiyim ve dumanlı demir atın bizim sadece canlı kalmak için öldürdüğümüz bufalolardan nasıl daha önemli olabildiğini anlamıyorum.Hayvanlar olmadan insan nedir? Eğer bütün hayvanlar bitse,insan ruhun büyük yalnızlığından ölürdü. Çünkü hayvanlara ne olursa insana da aynı olur kısa süre içinde. Her şey birbirine bağlıdır.Ayakları altındaki toprağın büyükbabalarımızın külleri olduğunu çocuklarınıza öğretmelisiniz. Böylece toprağa saygı duyarlar, çocuklarınıza toprağın akrabalarımızın yaşamlarıyla dolu olduğunu söyleyin. &lt;br /&gt;Çocuklarınıza, bizim çocuklarımıza öğrettiğimizi öğretin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya annenizdir. &lt;br /&gt;Dünyaya ne olursa dünyanın oğullarına da aynısı olur.&lt;br /&gt;Bunu biliyoruz biz. Dünya insana ait değildir. İnsan dünyanındır.&lt;br /&gt;Bunu biliyoruz biz. Bütün her şey bir aileyi bağlayan kan gibi birbirlerine bağlıdır.Dünyaya ne olursa dünyanın oğullarına da o olur.Hayat ağını insan örmedi,o sadece bir iğ onun içinde.Ağa ne yaparsa kendine yapar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dalgalar gibi&lt;br /&gt;Ama halkım için ayrılan bölgeye gitme teklifinizi düşüneceğiz. &lt;br /&gt;Ayın ve barışın içinde yaşayacağız. Geri kalan günlerimizi nerede geçireceğimiz çok az önemli. Çocuklarımız babalarının yenilgiyle aşağılandığını gördüler, savaşçılarımız utanç duydu ve yenilgiden sonra günlerini aylaklık etmek ve vücutlarını tatlı yiyecekler ve sert içkilerle kirletmeyle harcıyorlar. Kalan günlerimizi nerede geçirdiğimiz önemli değil. Çok değiller.&lt;br /&gt;Birkaç saat, birkaç kış ve bu dünyada bir zamanlar yaşamış büyük kavimlerin veya şimdi ufak topluluklar halinde ormanda dolaşanların çocukları kalmayacak, bir zamanlar sizinkiler gibi güçlü ve umutlu olanların mezarlarında yas tutmak için. Ama niçin halkımın geçip gitmesi için yas tutayım? Kavları insan yapar. O kadar. İnsanlar gelir ve gider. Denizin dalgaları gibi.&lt;br /&gt;Tanrısı kendisiyle arkadaş gibi konuşan ve yürüyen beyaz adamı bile bu ortak kaderden ayrı tutulamaz.&lt;br /&gt;Hepimiz kardeş de olabiliriz. Göreceğiz. Bildiğim bir şey var ki, beyaz adam belki bir gün keşfeder.Tanrımız aynı tanrı. Şimdi sizin bizim topraklarımıza sahip olmak istediğiniz gibi ona da sahip olduğunuzu düşünebilirsiniz. Ama olamazsınız. O insanın tanrısı. Ve şefkati kızılderili içinde beyaz adam için de aynı. Bu dünya onun için değerli ve dünyaya zarar vermek onun yaratıcısını küçümsemektir. Beyazlar da geçip gidecek. Belki bütün diğer kavramlardan önce.Yatağına pislik yığmaya devam et,bir gece kendi pisliğinde boğulacaksın.&lt;br /&gt;Ama yok oluşunda, seni bu topraklara getiren ve özel bir nedenle sana bu toprak ve Kızılderili üzerine hakimiyet veren Tanrının gücüyle yakılmış olarak parlayacaksın. Bu son bize bir sır, çünkü biz bufalolar katledildiğinde, vahşi atlar ehlileştirildiğinde, ormanın gizli köşeleri pek çok insanın kokusuyla dolduğunda ve diri tepelerin görünümü konuşan tellerle lekelendiğinde anlamıyoruz. Çalılık nerede? Gitmiş! Ve hızlı tay ve ona elveda demek nedir? Yaşamın sonu ve yaşamaya çalışmanın başlangıcı.&lt;br /&gt;Öyleyse topraklarımızı alma teklifinizi düşüneceğiz. &lt;br /&gt;Kabul edersek, bu vaat ettiğiniz ayrılan bölge için olacak.Orada belki kısa günlerimizi dilediğimizce yaşayabiliriz. Bu dünyadan en son Kızılderili de yok olduğunda ve anası sadece çayırlar üzerinde hareket eden bir bulutken, bu kıyılar ve ormanlar hala halkımın ruhunu muhafaza edecekler.Çünkü onlar bu dünyayı, yeni doğanın annesinin yürek atışını sevdiği gibi severler. Öyleyse eğer topraklarımızı satarsak, onu bizim sevdiğimiz gibi sev. Onunla bizim ilgilendiğimiz gibi ilgilen. Diyarın anısını, onu aldığında olduğu gibi sakla.&lt;br /&gt;Ve bütün gücünle; bütün aklınla, bütün kalbinle onu çocukların için koru ve sev. Tanrının hepimizi sevdiği gibi.&lt;br /&gt;Bildiğimiz bir şey var. Tanrımız aynı tanrı. Bu dünya onun için değerli.Beyaz adam bile bu ortak kaderden ayrı tutulamaz. Bütün bunlardan sonra kardeş de olabiliriz. &lt;br /&gt;Göreceğiz !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-2829470860827445774?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/2829470860827445774/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=2829470860827445774' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/2829470860827445774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/2829470860827445774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/byk-reis-seattle-den.html' title='Büyük Reis Seattle&apos; den...'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fGjxzaUsI/AAAAAAAAAGw/qSgbvBISO-E/s72-c/davidjohns.blogspot' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-6482427537726537785</id><published>2007-12-18T05:06:00.002-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:09.204-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kızılderili Bilgelerden...'/><title type='text'>Kızılderili Bilgelerden...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fGTRzaUrI/AAAAAAAAAGo/XNgTKwmcjc0/s1600-h/portais.org"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fGTRzaUrI/AAAAAAAAAGo/XNgTKwmcjc0/s200/portais.org" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145299133792932530" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü, böylece ikimiz eşit oluruz. (Ute Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölüler güç ve bilgilerini beraberinde götürmez, yaşayanlara ilave eder. (Hopi Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım. (Apache Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeytan hakkında konuşmayın. Gençlerin kalbinde merak uyandırır. (Siyu Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kere "Al şunu" demek, iki kere "Ben vereceğim" demekten iyidir. (Kabilesi bilinmiyor)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su gibi olmalıyız. Her şeyden aşağıda, ama kayadan bile kuvvetli. (Siyu Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başkasının kabahati hakkında konuşmadan önce, daima kendi makoseninin içine bak. (Sauk Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir düşman çok, yüz dost azdır. (Hopi Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Komşun hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü! (Cheyenne Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum yapan her şey dişidir. Kadınların ezelden beri bildiği kainatın dengelerini erkekler de anlamaya başladıkları zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere değişmeye başlamış olacaktır. (Mohawk Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayın çocuklarınız sizin değildir. Onu Yaratıcıdan ödünç aldınız. (Mohawk Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde insanlar bilgiyi arar oldu, hikmeti degil. Halbuki bilgi mazidir, hikmet ise istikbal. (Lumbee Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahın kelimeleri meşe yaprağı gibi sararıp düşmez; çam yaprağı gibi ilelebet yeşil kalır. (Mohawk Kabilesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı , biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık. (Şef Seatle)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-6482427537726537785?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/6482427537726537785/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=6482427537726537785' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6482427537726537785'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6482427537726537785'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/kzlderili-bilgelerden.html' title='Kızılderili Bilgelerden...'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fGTRzaUrI/AAAAAAAAAGo/XNgTKwmcjc0/s72-c/portais.org' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-84802202479920971</id><published>2007-12-18T05:06:00.001-08:00</published><updated>2007-12-18T05:06:39.274-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yunus Emre&apos; den...'/><title type='text'>Yunus Emre' den...</title><content type='html'>Bana Seni Gerek Seni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşkın aldı benden beni, &lt;br /&gt;Bana seni gerek seni; &lt;br /&gt;Ben yanarım dünü, günü, &lt;br /&gt;Bana seni gerek seni...&lt;br /&gt;Aşkın, âşıklar öldürür. &lt;br /&gt;Aşk denizine daldırır &lt;br /&gt;Tecelli ile doldurur &lt;br /&gt;Bana seni gerek seni... &lt;br /&gt;Sofilere sohbet gerek &lt;br /&gt;Ahilere ahret gerek &lt;br /&gt;Mecnunlara Leylâ gerek &lt;br /&gt;Bana seni, gerek seni...&lt;br /&gt;Yunus durur benim adım &lt;br /&gt;Gün geçtikçe artar odum &lt;br /&gt;İki cihanda maksudum &lt;br /&gt;Bana seni gerek seni...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-84802202479920971?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/84802202479920971/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=84802202479920971' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/84802202479920971'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/84802202479920971'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/yunus-emre-den.html' title='Yunus Emre&apos; den...'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-9191469199365036742</id><published>2007-12-18T05:05:00.001-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:09.573-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Çinli bilgeden...'/><title type='text'>Bir Çinli bilgeden...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fFuhzaUqI/AAAAAAAAAGg/-9O4t-8kmdU/s1600-h/B680.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fFuhzaUqI/AAAAAAAAAGg/-9O4t-8kmdU/s200/B680.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145298502432740002" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir yıl sonrayı düşünüyorsan; tohum ek&lt;br /&gt;Ağaç dik; on yıl sonrasıysa tasarladığın&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Ama düşünüyorsan yüz yıl ötesini&lt;br /&gt;Halkı eğit o zaman...&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Bir kez tohum ekersen bir kez ürün alırsın,&lt;br /&gt;Bir kez ağaç dikersen, on kez ürün alırsın,&lt;br /&gt;Yüz kez olur bu ürün, eğitirsen halkını&lt;br /&gt;Birisine bir balık verirsen, doyar "bir defalık"&lt;br /&gt;Balık tutmasını öğret doysun ömrü boyunca...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bin yıl öteden bir çinliden"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-9191469199365036742?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/9191469199365036742/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=9191469199365036742' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/9191469199365036742'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/9191469199365036742'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/bir-inli-bilgeden.html' title='Bir Çinli bilgeden...'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fFuhzaUqI/AAAAAAAAAGg/-9O4t-8kmdU/s72-c/B680.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-2372633531888274753</id><published>2007-12-18T05:03:00.001-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:09.962-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dr. Wayne W. Dyer&apos; den...'/><title type='text'>Dr. Wayne W. Dyer' den...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fFWBzaUpI/AAAAAAAAAGY/b5X0oYlrqsk/s1600-h/SPL3746.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fFWBzaUpI/AAAAAAAAAGY/b5X0oYlrqsk/s200/SPL3746.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145298081525944978" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;TÜM HATALI ALANLARINI YOK ETMİŞ BİR BİREYİN&lt;br /&gt;PORTRESİ&lt;br /&gt;1- Bu insanlar, yasamın her yönünü severler, şikayet etmekle ya da olayların daha değişik olmasını istemekle vakit kaybetmezler.&lt;br /&gt;2- Bağımsızlıklarına çok düşkündürler. Aileye güçlü bir sevgi ve bağlılık duymalarına rağmen, ilişkilerinde bağımsız olmaya özen gösterirler.&lt;br /&gt;3- Sevgi anlayışları, sevdiklerine hiçbir değeri zorla kabul ettirmemeyi gerektirir.&lt;br /&gt;4- Onay aramak gereksinimleri yoktur. Övgü ve ödül talep etmezler.&lt;br /&gt;5- Çok acık ve dürüst konuşurlar, çünkü vermek istedikleri mesajları, başkalarını memnun etmek için dikkatli sözcükler arkasına gizlemezler.&lt;br /&gt;6- Gülmeyi ve başkalarını güldürmeyi iyi bilirler.&lt;br /&gt;7- Kendilerini şikayet etmeden kabullenirler. Fiziksel benliklerini, sahteliklerle gizlemezler.&lt;br /&gt;8- Doğal yaşamı takdir ederler. Başkalarına eğlenceli gelmeyen şeylerden zevk alma yetenekleri vardır. Gün batımını izlemek, ya da kırlarda küçük bir gezinti yapabilmek, doğum yapan bir kediyi izlemek onlar için mükemmel bir şeydir ve şükran duyarlar.&lt;br /&gt;9- Başka insanları çok iyi anlarlar ve asla şaşırıp sok olmazlar.&lt;br /&gt;10- Gereksiz kavgalarda asla taraf olmazlar.&lt;br /&gt;11- Hastalık hastası değildirler.&lt;br /&gt;12- Dürüsttürler, asla yalan söylemezler, olayları çarpıtmazlar.&lt;br /&gt;13- İnsanlar hakkında konuşmaz, insanlarla konuşurlar. &lt;br /&gt;14- Titizlik ya da düzenlilik gibi dertleri yoktur, verimli yaşamaya bakarlar. Organizasyon nevrozundan bağımsız oldukları için yaratıcıdırlar.&lt;br /&gt;15- Bu insanların müthiş bir enerjileri vardır. Enerjileri doğa üstu değildir, yalnızca yaşamı ve yasamdaki aktiviteleri sevmelerinin bir sonucudur.&lt;br /&gt;16- Şiddetli bir merak duygusuna sahiptirler. Hep araştırır, yaşamlarının her anini kavramak isterler. Her insan, her varlık ve her olay, daha çok öğrenmek için bir fırsattır.&lt;br /&gt;17- Basarisiz olmaktan korkmazlar, hatta onu sevinçle kabul ederler. Bu insanlar, kendilerine zarar verecek duyguları yok etme ve kendilerine verdikleri değeri artıracak olanları doya doya yasama yeteneğine sahiptirler.&lt;br /&gt;18- Bu mutlu insanlar, asla kendilerini savunma gereksinimi duymazlar. Basitçe ´her şey yolunda, biz yalnızca farklıyız. Anlaşmak zorunda değiliz´ derler. Bir tartışmayı, kazanma ve karsısındakini konumunun yanlışlığına ikna etme gereksinimi duymadan, burada keserler.&lt;br /&gt;19- Değerleri dar değildir. Kendilerini tüm insan ırkinin bir parçası olarak görürler. Daha çok düşman öldürmekten sevinç duymazlar.&lt;br /&gt;20- Kahramanları ya da putlaştırdıkları insanları yoktur. Herkesi insan olarak görür ve hic kimseyi kendilerinden önemli konuma getirmezler.&lt;br /&gt;21- Başkalarının yeteneksizliği nedeni ile kazanmak yerine, zaferi kendi çabaları ile elde etmeyi yeğlerler.&lt;br /&gt;22- Komşularının ne yaptığını fark etmezler, çünkü varolmakla meşguldürler.&lt;br /&gt;23- En önemlisi bu insanlar ´KENDİLERİNİ SEVERLER´. Kendilerine acımak, kendilerini reddetmek, kendilerine öfkelenmek için zamanları yoktur. Elbette sorunları vardır, ama sorunların onları duygusal paralizasyona götürmesine izin vermezler. Tökezleyip düştüklerinde, tekrar ayağa kalkar ve sızlanmadan yasamaya devam ederler.&lt;br /&gt;24- Hatalı alanlardan bağımsız insanlar, mutluluğu kovalamazlar, sadece yasarlar ve mutluluk onları bulur. Gerçekten nadir bulunan insanlardır, onlar için her gün mükemmeldir...&lt;br /&gt;Hatalı Alanlarımız - Dr. Wayne W. Dyer&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-2372633531888274753?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/2372633531888274753/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=2372633531888274753' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/2372633531888274753'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/2372633531888274753'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/dr-wayne-w-dyer-den.html' title='Dr. Wayne W. Dyer&apos; den...'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fFWBzaUpI/AAAAAAAAAGY/b5X0oYlrqsk/s72-c/SPL3746.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-7688876111118531959</id><published>2007-12-18T05:01:00.000-08:00</published><updated>2007-12-18T05:02:44.085-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mevlanadan'/><title type='text'>Mevlana' dan</title><content type='html'>Mevlana' dan...&lt;br /&gt;Cömertlikte ve yardım etmede akarsu gibi ol...&lt;br /&gt;Şefkat ve merhamette güneş gibi ol...&lt;br /&gt;Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol...&lt;br /&gt;Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol...&lt;br /&gt;Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol...&lt;br /&gt;Hoşgörülülükte deniz gibi ol...&lt;br /&gt;Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol...&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Kula bela gelmez Hakk yazmadıkça&lt;br /&gt;Hakk bela yazmaz kul azmadıkça&lt;br /&gt;Hakk kuluna belayı kul ile verir&lt;br /&gt;Anlamayan bunu kul etti sanır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-7688876111118531959?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/7688876111118531959/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=7688876111118531959' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/7688876111118531959'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/7688876111118531959'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/mevlana-dan.html' title='Mevlana&apos; dan'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-6094388585873950460</id><published>2007-12-18T04:59:00.000-08:00</published><updated>2007-12-18T05:01:07.498-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hittlerden'/><title type='text'>Hitit' lerden</title><content type='html'>TANRIM BENİ YAVAŞLAT&lt;br /&gt;Tanrım beni yavaşlat, Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir.&lt;br /&gt;Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele.&lt;br /&gt;Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükunetini ver.&lt;br /&gt;Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginliği, belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür.&lt;br /&gt;Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol.&lt;br /&gt;Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret;&lt;br /&gt;Bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı, güzel bir köpek yada kediyi okşamak için durmayı, güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi öğret.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat. &lt;br /&gt;Hatırlat ki, yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini, yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim.&lt;br /&gt;Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla. &lt;br /&gt;Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır.&lt;br /&gt;Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine doğru göndermeme yardım et. Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı olarak yükseleyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve hepsinden önemlisi Tanrım,&lt;br /&gt;Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET,&lt;br /&gt;Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için SABIR,&lt;br /&gt;İkisi arasındaki farkı bilmek için AKIL ver...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazı milattan 2000 yıl önce HİTİTLERE ait kalıntılar içerisinde bulunan bir duvar yazısına aittir.&lt;br /&gt;Bu duayı bizimle paylaşan Ümidiye hanım' a teşekkürler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-6094388585873950460?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/6094388585873950460/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=6094388585873950460' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6094388585873950460'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6094388585873950460'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/hitit-lerden.html' title='Hitit&apos; lerden'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-3721204533757295747</id><published>2007-12-18T04:51:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:10.127-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hayat'/><title type='text'>Hayat Sevgidir...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fDphzaUnI/AAAAAAAAAGI/U9OI0SVcX4Y/s1600-h/ShowLetter.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fDphzaUnI/AAAAAAAAAGI/U9OI0SVcX4Y/s200/ShowLetter.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145296217510138482" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hayata dair...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne varsa &lt;br /&gt;ne bulabildiysek,&lt;br /&gt;ne görebildiysek,&lt;br /&gt;ne gösterirseniz&lt;br /&gt;ve neyi görebilirseniz....&lt;br /&gt;Burada birlikte paylaşalım....&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;Hayata dair söylenmemiş söz kalmış mıdır acaba ?&lt;br /&gt;Söylenecek söz kalmadıysa da, farketmemiz gereken çok şey var...&lt;br /&gt;Bu blog zinciri ile "farkedilmesi gereken her şey için" bir sayfa oluşturma çabasındayız...&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Yeni Bir Yaşam sayfamızda öğrencilerimiz için farkındalıklar oluşturmaya çabalıyoruz... O sayfalarda, öğrencilerimizle yaptığımız sohbet konularını kısa kısa işliyoruz. Çalışma programlarımızı duyuruyoruz.&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Reiki sayfamızda, hayata daha farklı bakabilmenin tekniklerinden birini aktarmaya çalışıyoruz. Reiki tabi ki okumayla öğrenilecek bir konu değil. Ancak bu tekniği öğrenmek isteyen dostlarımıza öğrenmelerine yardımcı olabilecek ya da karar vermelerini sağlayacak bilgileri aktarıyoruz. Bununla birlikte değerli taşlar, kitap ve DVD/VCD tavsiyelerimiz var.&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Köy Kütüphaneleri Web Sitesinde ise, köylerde açılacak olan kütüphaneleri desteklemek, kütüphane oluşturmak, açılan kütüphaneleri duyurmak çabası içindeyiz. Üretken bir ülkenin oluşması için biz elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. &lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;70' li YILLAR sayfamızı yeni oluşturduk. Katılımcıların o yıllara ait duygu ve düşüncelerini, anılarını paylaşmak için ya da o günleri anımsamak isteyenler için eğlenceli bir sayfa oluşturmaya çalışacağız. İlk kez 2000 yılnda başladığımız 70' li yıllar sohbetimize burada da devam edeceğiz.&lt;br /&gt;Amacımız; paylaşmak... &lt;br /&gt;Hayata dair ne varsa, ne görmüşsek, ne öğrenmişsek tüm bilgilerimizi, görüşlerimizi paylaşmak çabasında olacağız...&lt;br /&gt;Sevgiyle...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-3721204533757295747?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/3721204533757295747/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=3721204533757295747' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/3721204533757295747'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/3721204533757295747'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/hayat-sevgidir.html' title='Hayat Sevgidir...'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2fDphzaUnI/AAAAAAAAAGI/U9OI0SVcX4Y/s72-c/ShowLetter.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-8388758532834173407</id><published>2007-12-17T08:58:00.000-08:00</published><updated>2007-12-19T21:13:24.686-08:00</updated><title type='text'>Çocuklar İçin Matematik Oyuncakları</title><content type='html'>Oyuncakların çocuk gelişimi üzerindeki etkilerinin elbetteki pek bi' olumlu olmasını isteriz. Matematik eğitimi düşünüldüğünde de bu toz pembe tablo karşımıza çıksın diye bekleriz. Bundan ötürü ortaya çıkan ürünler hayli sevimli. (Bak: Matematik oyuncakları-1 ve Temel Matematik Oyunu ve bir de Sayılı Oyunlar)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi de youtube' a bağlanıyoruz. İlk konuğumuz Lonpos piramiti. Tetris gibi işliyor sanki. Bu yüzden oynaması kolay gibi.&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="355"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/KF2HOwLfq0I&amp;rel=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/KF2HOwLfq0I&amp;rel=1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci olarak kuklalar akla gelebilir. Ak sakallı dedeleri görmek pek sevindirici, mesela.&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="355"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/cDydq23VwiA&amp;rel=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/cDydq23VwiA&amp;rel=1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;Son olarak sloganımızın "kendi oyuncağını kendin yap" olduğunu unutmadan söyleyelim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-8388758532834173407?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/8388758532834173407/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=8388758532834173407' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/8388758532834173407'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/8388758532834173407'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/ocuklar-iin-matematik-oyuncaklar_17.html' title='Çocuklar İçin Matematik Oyuncakları'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-4198562669235763922</id><published>2007-12-17T07:52:00.000-08:00</published><updated>2007-12-17T09:04:39.033-08:00</updated><title type='text'>Hangi İşlemsiniz?</title><content type='html'>Doğduğunuz ayın denk geldiği işleme bakarak işlemlik özelliklerinizi öğrenebilirsiniz, buyrun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ocak-Mart, &lt;br /&gt;Toplama İşlemi:İşlem sizin için 'eğlence' demek. Sayılarla birarada olmaktan hoşlanıyorsunuz. En ufak bir şeyden bile kendinize mutluluk çıkarmak sizin için çocuk oyuncağı; hatta sizin için sayı demek mutluluk demek. Ancak bu şekilde davranmanız diğer sayıların sizi çokta ciddiye almamasına neden olabilir, bizden söylemesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nisan-Haziran&lt;br /&gt;Çıkarma İşlemi:İşlem sizin için 'iş' demek. İşlemlere katıldığınız andan itibaren 'bitse de gitsek' tadında yaklaşıyorsunuz olaya. Fakat unutmayın ki işlemler sizin hayatınızın çok büyük bir kısmını oluşturuyor. Diğer sayılarla da duygu ve düşüncelerinizi paylaşmalı, bulunduğunuz ortamın güzelliklerini görmeye çalışmalısınız, yoksa zaman geçmek bilmez...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temmuz-Eylül,&lt;br /&gt;Çarpma İşlemi:İşlem sizin için 'stres' demek. Çok gerginsiniz. En ufak bir problemi bile büyütüp kendinizi harap ediyorsunuz. Unutmayın ki keskin sirke küpüne zarardır. Bazı olayları görmezden gelmeyi öğrenmeli ve biraz daha sakin olmalısınız. Böyle davranarak bütün sayıları kendinizden uzaklaştırıyorsunuz. Ha bir de, sinir stres nereye kadar yani...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekim-Aralık,&lt;br /&gt;Bölme İşlemi:İşlem sizin için 'hayal kurmak' demek. İşlemler esnasında kendinizi bir oyundaymış gibi düşlüyorsunuz. Fakat bu işlemler sırasında zaman zaman inanılmaz hatalar yapmanıza yol açıyor. Biraz gerçek dünyaya dönmenizde büyük yarar var. Uçuk fikirleriniz sayesinde siz de epeyce bir uçmuşsunuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galiba en güzeli bütün işlemlerin güzel özelliklerini biraraya getirip &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=97929"&gt;dört işlem&lt;/a&gt; olabilmek ha, ne dersiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a class="comment-link" onclick="" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6352206022898570351&amp;amp;postID=7242738127112021297"&gt;0 elemanlı yorum kümesi&lt;/a&gt; &lt;a title="E-posta Yazısı" href="http://www.blogger.com/email-post.g?blogID=6352206022898570351&amp;amp;postID=7242738127112021297"&gt;  &lt;/a&gt;&lt;a title="Yazıyı Düzenle" href="http://www.blogger.com/post-edit.g?blogID=6352206022898570351&amp;amp;postID=7242738127112021297"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-4198562669235763922?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/4198562669235763922/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=4198562669235763922' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/4198562669235763922'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/4198562669235763922'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/hangi-ilemsiniz.html' title='Hangi İşlemsiniz?'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-5469232561774341371</id><published>2007-12-16T05:29:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:10.440-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KONFUÇYUS'/><title type='text'>KONFUÇYUS A GÖRE BEŞ AĞIR SUÇ</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2UqXRzaUkI/AAAAAAAAAEo/KNNBE5_hrcQ/s1600-h/KONFUÃYUSk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5144564728745054786" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2UqXRzaUkI/AAAAAAAAAEo/KNNBE5_hrcQ/s200/KONFU%C3%87YUSk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Konfüçyus.zamanın hükümdarının isteği üzerine bir süre için şehrin yönetiminde olmayı kabul etti.&lt;br /&gt;7 gün büyük bir titzlikle çevresinde olup bitenleri izledi.&lt;br /&gt;7. gün yüksek mevkideki memurlardan biri olan şao çengi idam ettirdi.ve cesedin üç gün açıkta kalmasını emretti.&lt;br /&gt;konfüçyusun öğrencileri bu olay karşısında çok şaşırdılar, daha fazla meraklarına karşı koyamıyarak yanına gittiler ve sordular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hocam bildiğimiz kadarıyla şao çeng bu şehirde hatırlı ve kuvvetli bir adamdı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;şimdi şehrin yönetiminiele aldıktan sonra ilk işimiz onu astırmak oldu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;bu yaptığınız sizce doğrumudur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bildiğimiz kadarıyla bu adam haydutluk, hırsızlık dolandırıcılık yapmamıştı. Konfüçyus yaptığımın nedenlerinigöremediğiniz anlayamadığınız kısmını size açıkllayayım; dedi ve anlatmaya başladı; dünyada beş ağır suç vardır haydutluk ve hırsızlık bunlar arasında değildir, daha sonra gelirler. Bu beş suç şunlardır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Uyumsuz ve asi bir tabiatla birlikte ĞÖZÜ PEKLİK,&lt;br /&gt;2. Aşağı bir hayat tarzıyla birlikte İNATÇILIK,&lt;br /&gt;3.Çenesinin kuvvetli olmasıyla birlikte YALANCILIK,&lt;br /&gt;4.Herkesin ayıbını kusurunu aklında tutmakla birlikte HERKESLE DOST GEÇİNMEK,&lt;br /&gt;5. Hak ve adaletduygusu olmamakla birlikte yaptığı haksızlıkları süslü ve parlak gerekçeler arkasına GİZLEMEK,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şao çeng de bunların beşide vardı. Nenereye gitse taraftar topluyor. hizipler yaratıyordu; aldatıcı  fikirleriparlak konuşmaların arkasına gizliye biliyordu; zülmüyle adaleti tersine çevirebiliyordu. Aşağılıklar birleştiği zaman ortaya çok güçlübir kötülük çıkar.Bende şehir halkı için tasalanmak yerine bu adamı idam ettirmeyi tercih ettim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-5469232561774341371?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/5469232561774341371/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=5469232561774341371' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/5469232561774341371'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/5469232561774341371'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/konfuyus-gre-be-air-su.html' title='KONFUÇYUS A GÖRE BEŞ AĞIR SUÇ'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2UqXRzaUkI/AAAAAAAAAEo/KNNBE5_hrcQ/s72-c/KONFU%C3%87YUSk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-460968379890548028</id><published>2007-12-15T04:51:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:10.696-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yürüyüş'/><title type='text'>Yürüyüş: Bahanesi yok yararı çok!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2PP6xzaUeI/AAAAAAAAADo/6jSY25Njcns/s1600-h/imageswwwwwwwwwwwwww.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5144183808095572450" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2PP6xzaUeI/AAAAAAAAADo/6jSY25Njcns/s320/imageswwwwwwwwwwwwww.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Mutluluk hormonlarınızı harekete geçirip, kaslarınızı canlandırmak, dolaşım sisteminizi koruyup, eklemlerinizi genç tutmak mı istiyorsunuz? O halde hemen yürümeye başlayın&lt;/strong&gt;.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ev kadınıysanız sabah işlerinizi bitirince, olmadı akşam bulaşı- ğını makineye koyup mutfağınızı toparladıktan sonra, çalışı- yorsanız sabah duşunuzu almadan, hafta sonunda yemyeşil bir parkta, İstanbul’daysanız Boğaz’ın mavi sularına bakarak yürüyüş yapabilirsiniz. Öylesine mütevazı ve öylesine masum bir spor ki yürüyüş. Yapmamanız için bahaneniz yok. Yürümeniz için ise tam onlarca geçerli nedeniniz var. Tıp biliminin atası Hipokrat, M.Ö. 5. yüzyılda "Eğer tüm vücut bölümleri ılımlı düzeyde kullanılır ve egzersiz yaptırılırsa sağlıklı olur, iyi gelişir ve geç yaşlanır, eğer kullanılmaz ve kendi haline bırakılırsa hastalı klara yatkın olur, sağlıksız gelişir ve hızlı yaşlanır" demiş ve hareket etmenin ne denli yararlı olduğunu vurgulamıştı. Hipokrat'tan bu yana her çağın hekimleri egzersizi önerdi. 1960'lardan itibaren ise, egzersiz, hastalıklardan koruyan ve var olan hastalıkları tedavi etmekte yardımcı bir ilaç olarak reçete edilmeye başlandı.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Yürümenin de bir usulü var&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılması kolay, yararı çok olan yürüyüşe başlamaya karar verdiğinizden eminiz. O zaman gelin bu spora başlarken neler yapmak, neler giymek ve nasıl yürümek gerektiği konusunda bilgilerimizi tazeleyelim. Öncelikle yürüyüşün ağır bir yemek öğünü ardından yapılmaması gerektiğini bilmekte yarar var. Bir de diyabet, hipertansiyon ve diğer sistemik hastalıkları olanların doktorlarını ziyaret etmesi önerilenler arasında. Başka neler mi yapmalı? İşte bilinmesi gerekenler:&lt;br /&gt;■ Kilo vermek amacıyla naylon vb. gibi giysiler vücuda sarılmamalı.&lt;br /&gt;■ 40 yaşın üstündekiler doktora görünmeden, yürüyüş programına başlamamalı.&lt;br /&gt;■ Yürüyüş öncesi ve sonrasında susuz kalmamaya dikkat etmeli.&lt;br /&gt;■ İnce tabanlı ve makosen ayakkabılar ile yürüyüş yapılmamalı.&lt;br /&gt;■ Yürüyüşün ilk bir-iki dakikasında yavaş yürünmeli sonra hızlanmalı.&lt;br /&gt;■ Hızınız yürüyüş sırasında konuşmanızı engelleyecek düzeyde olmamalı. Eğer nefes nefese kalıp konuşamı yorsanız hızınız çok fazla, hiç çaba harcamadan konuşuyorsanız çok yavaşsınız demektir.&lt;br /&gt;■ Doğal yürüyüşünüzle yürüyün ve elleriniz doğal bir şekilde yanlarda sallansın.&lt;br /&gt;■ Yürüyüşün bitmesine 2-3 dakika kala terinizin soğuması için hızınızı azaltın.&lt;br /&gt;■ Çok sıcak havalarda ve saatlerde yürüyüşten kaçının.&lt;br /&gt;■ Bir sıkıntı hissedildiğinde yürüyüşe inatla devam etmeyin.&lt;br /&gt;■ Yürümeye haftada 3-5 kez 20 dakikayla başlayın. Süreyi yavaş yavaş artırın.&lt;br /&gt;■ Yürümek için emniyetli bir yer seçin. Eğer yol kenarında yürüyorsanız trafik akışına ters yönde gidin..&lt;br /&gt;■ Zemini rahat hissedilen bir yolda yürüyün. Düz ve düzgün döşenmiş yüzeylerde daha emniyetli yürüyebilirsiniz, düzensiz veya ıslak zeminlerden uzak durun. Güvenlik açısından işinize ve evinize yakın bir yerde yürüyün.&lt;br /&gt;■ Soğukta rüzgara ve soğuğa dayanıklı dış kılıfları olan eldivenler giyin, vücut ısısının yarısı baştan kaybolduğu için şapka giymeyi ihmal etmeyin.&lt;br /&gt;■ Giderken rüzgara doğru, dönüşte rüzgar arkanızda yürüyün.&lt;br /&gt;■ Yaz aylarında sıcaklığın düşük olduğu erken veya geç saatlerde yürümeye çalışın, bol miktarda su için.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Giysilere dikkat!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şey tamam. Peki yürüyüş yaparken nasıl giyinmeniz gerektiğini biliyor musunuz? İşte sağlıklı, rahat bir yürüyüş için giyim rehberi:&lt;br /&gt;■ Yürüyüş yapmak için seçeceğiniz giysiler rahat hareket etmenizi sağlayacak gevşek giysiler olmalıdır.&lt;br /&gt;■ Giysileriniz sıcak hissettiğinizde kolayca çıkartabileceğiniz, serin hissettiğinizde kolayca giyebileceğiniz birkaç kattan oluşmalıdır.&lt;br /&gt;■ Yürüyüş esnasında terlemeyi hedeşemiyorsanı z bir tişört, ince bir kazak ve üzerine ince bir rüzgarlık giyerek yürüyüşe başlayınız.&lt;br /&gt;■ Ayağınıza rahat ve terlemeyi önleyen özel koşu çoraplarından giyiniz.&lt;br /&gt;■ Sizi güneşten veya soğuktan koruyacak bir başlık takınız.&lt;br /&gt;■ Gözlerinizi ultraviyole ışınlarından koruyacak bir gözlük takınız.&lt;br /&gt;■ Yapacağınız yürüyüş yarım saatten uzun sürecekse yanınıza su kabı alın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Ayaklarınız isyan etmesin&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudunuzun tüm yükünü taşı- yan ayaklar yürüyüş sırasında en fazla özeni hak ederler. Peki nası l bir ayakkabıyla yürüyüş yapmak gerekir. Yürüyüşün işkenceye dönüşmemesi için mutlaka kaliteli bir yürüyüş ayakkabısı edinmelisiniz. Belki de bu sporun tek masrafı ayakkabılar için harcadığınız para olacaktır. Aslı nda iyi marka bir spor ayakkabı sizin için ideal olacaktır. Ayakkabı yı alırken ise şunlara dikkat etmeniz yararınıza olur:&lt;br /&gt;■ Ayakkabılarınız ayağınıza tam olarak uymalıdır.&lt;br /&gt;■ Yürüyüş ayakkabılarınız normal ayakkabılarınızla aynı numarada veya yarım numara daha büyük olmalıdır.&lt;br /&gt;■ Yürüyüş ayakkabıları esnek, kolay bükülebilir olmalıdır&lt;br /&gt;■ Yürüyüş esnasında yer ile ilk temas eden kısmınız topuklarınızdır. Ayakkabınızın topuk kısmında topuklarınızı koruyan ve dengede tutan ince bir yastık olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Yürümek için 24 neden&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Levent Köstem ve Dr. Aylin Çeçen Aksu, egzersiz yapmak isteyenler için hazırladıkları el kitabında yürüyüşün faydalarını 24 madde halinde sıraladılar. İşte kesip buzdolabınızın kapağına asmanızı önerdiğimiz 24 neden:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;1- Yürüyüş kan akımını ve kan damarlarının miktarını artırarak, dolaşımı iyileştirir, kalp-damar ve beynin damarsal hastalıkları riskini azaltır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;2- Kalp kası dahil, vücut kaslarını kuvvetlendirerek, daha etkin çalışmalarını sağlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;3- Her bir kasılmada kalbin pompaladığı kan miktarını artırarak, istirahatte kalp atım sayısını (nabzı) azaltır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;4- Egzersiz ve stres durumunda arteriel kan basıncında (tansiyonda) oluşan yükselmeyi azaltır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;5- Kan basıncını düzenler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;6- Kalp kasının yan damarlardan beslenmesini destekler. Böylece kalbin ana damarlarında oluşacak tıkanıklıkların vereceği zararı azaltır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;7- Şişmanlık riskini azaltır.8- Sindirimi kolaylaştırır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;9&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;- Beyine oksijen sağlanmasını artırarak, zihinsel keskinlik ve yaratıcı düşünce potansiyelini yükseltir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;1&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;0- Egzersiz sırasında ve sonrasında metabolizmayı uyarır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;11- Solunumsal kapasiteyi ve aerobik gücü artırır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;12- Büyümeyi ve travma sonrası toparlanmayı olumlu etkiler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;13- Kan yağlarının düzeyini düşürür.14- Kolestrol dengesini düzenler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;15- Koordinasyona olumlu etki yapar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;16- Eklem ve kasların esnekliğini artırarak, bel ve boyun ağrılarını hafifletir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;17- Kemiklerin sertleşmesini ve kuvvetlenmesini sağlar.18- Dayanıklılığı artırır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;19- Yorgunluk duyumunu engeller.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;20- Uykusuzluğu azaltır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;21- Vücudun doğal keyif verici hormonları olan endorfinlerin salınımını sağlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;22- Yaşlanma sürecini geciktirerek, genç görünüm sağlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;23- Moral, özgüven ve iyimserliği artırır.24- Lenf yani beyaz kan sistemini düzenler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Biri mutlaka&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;size uygun&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; alıntı netten&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-460968379890548028?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/460968379890548028/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=460968379890548028' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/460968379890548028'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/460968379890548028'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/yry-bahanesi-yok-yarar-ok.html' title='Yürüyüş: Bahanesi yok yararı çok!'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2PP6xzaUeI/AAAAAAAAADo/6jSY25Njcns/s72-c/imageswwwwwwwwwwwwww.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-2524961240060976243</id><published>2007-12-15T04:12:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:10.820-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hayat'/><title type='text'>HAYAT</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2UoNhzaUiI/AAAAAAAAAEY/yl6SmSf0MMw/s1600-h/fatma1+018.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5144562362218074658" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2UoNhzaUiI/AAAAAAAAAEY/yl6SmSf0MMw/s200/fatma1+018.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Hayat &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Bir yaşam öyküsüne katlanamayacak kadar uzun!&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Bir gülümseyişe,bir kıpırdanışa,bir dokunuşa vakit ayıramayacak kadar kısa! &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Hayat &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Gerçekleri sırtlayıp taşıyamayacak kadar ağır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir kuşun kanadına konupta ona bile hissettirmeden uçabilecek kadar hafif!&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Hayat&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Her anını dibine kadar yaşamaya çalışmak için nefes nefese koşturmayı göze alacak kadar dolu!Bütün yaşadıklarının sadece bir hayal olduklarını hissettirecek kadar boş! &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Hayat&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Koskoca bir ömürde "bir yalnız gün daha nasıl geçecek,bu saatler nasıl bitecek."Diye şikayet edebilecek,kadar muamma!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Göz açıp kapayıncaya kadar geçen sürede nihayete erebilecek kadar da basit!&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Hayat &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Kendini oluşturan her büyüyü,her cazibeyi,her rengi,yürekler hoplatacak kadar parlak ve güzel!Gözlerimizi acılarla,hüzünlerle,ayrılıklarla,ölümlerle buluşturduğumuzda,sadece iki renk gri ve siyah!&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Hayat &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Her anını tuvallere,yazılara,şiirlere,gösterilere döküp sergileyecek kadar sanat!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tek bir uyanışta,görevinin tek bir oyundan ibaret tek bir rol olduğunu fark edebileceğin kadarda kısır ve monoton!&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Hayat&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Senin tek bir "evet" inle başkalarına bölüştürüp sunabilecegin,nefes alıp verişlerinle "paylaştırabileceğin" kadar hayret ve cömert!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tek bir "hayır" ınla herşeyi mahvedebileceğin,yok edebileceğin kadar cimri ve densiz!&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Hayat&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Gerçek yaşam öykülerine katlanabilecek gücü bulup,bulaştırıp,dahada büyüğünü oluşturabilecek kadar heybetli ve zor!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Herşeyden vazgeçip "yaşama veda etmeyi isteyecek" kadar da güçsüz ve zayıf!&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Hayat &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sevmeyi bilecek bilmiyorsa öğrenecek, tadacak ,bulacak,paylaşacak....&lt;/div&gt;&lt;div&gt;ve böyle sevgilerle,bütün sevgileri çoğaltabilecek kadar anlam'lı......&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Nefreti seçip,sıçratmak sıçrattıkça da o pisliğe bulaşmak kadar anlam'sız....&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Hayat &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Gerçek yaşam öykülerine katlanamaya değecek kadar "yaşamaya değer"......&lt;br /&gt;Hayat&lt;br /&gt;Onu kısaltmanın haksızlık olduğunu anlatacak kadar öğretici, birdaha bulunamayacak kadar "tek"...... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Hayat&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sadece senin dilediğin kadar uzun, sadece senin dilediğin kadar kısa!Uzat ellerini ve tut!Sadece okadar yakınlıkta!Tüm uzakları "yakın " etmek senin hakkın. YaniYaşama(k) hakkın!Nedret TürerNeden?&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;Neden&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;hep, en çok sevdiklerimiz, aynı zamanda en çok incittiklerimiz olur?...&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Neden &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;hep borçlu olduklarımız, borçlu kalacaklarımız, üzerimizde hiçbir zaman ödeyemeyeceğimiz hakları olanlar, bize en çok değer verenler arasından çıkar?...&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Neden,&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;bazen bir insanın sizin yüzünüzden döktüğü tek bir damla gözyaşının sizin tüm hayatınızdan daha ağır ve daha değerli olduğu hissine kapılırsınız......&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Neden &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;sizin heva ve heveslerinize uyarak, bazen bir adım sonrasını düşünmeden işlediğiniz günahların bedelini sizden daha çok; sevdikleriniz, size değer verenler öder......&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Neden&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;bir insanın kalbine bilerek ve isteyerek dokunup, sonra da "pardon yanlışlık oldu" deyip hiç bir şey olmamış gibi hayatımıza devam ettiğimizde buna "Allah'ın" razı olmayacağını, çünkü "kalbin" kutsal olduğunu ve bir gün önümüze bir "hesap" koyulacağını düşünemeyiz?...&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Neden&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;seni seviyorum demenin sadece seni seviyorum demek olmadığını; insanı borçlandırdığını; seni asla yalnız bırakmam, her zaman yanında olurum, bana güvenebilirsin de demek olduğunu unuturuz?...&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Neden &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;kendimizi ve bize bahşedilen hayatı tüm bu ve benzeri çelişkilerle değersiz hale getirerek eskitiriz... Anlamsızlaştırırız......&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Neden&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;insanı en çok çelişkiler içinde yaşamanın yorduğu ve yoracağı gerçeğini sık sık unuturuz...&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-2524961240060976243?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/2524961240060976243/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=2524961240060976243' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/2524961240060976243'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/2524961240060976243'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/hayat.html' title='HAYAT'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2UoNhzaUiI/AAAAAAAAAEY/yl6SmSf0MMw/s72-c/fatma1+018.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-8970822287186646876</id><published>2007-12-15T04:05:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:11.033-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Elma Gençleştiriyor'/><title type='text'>Elma gençleştiriyor!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2PDYBzaUbI/AAAAAAAAADQ/tRfXqCY-enQ/s1600-h/images.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5144170016955584946" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2PDYBzaUbI/AAAAAAAAADQ/tRfXqCY-enQ/s200/images.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Naciye İla, her gün kabuğu ile yenilecek bir elmanın, insan vücudundaki bir çok hastalığa iyi gelmesinin yanısıra, cilt yaşlanmasını da geciktirdiğini söyledi.&lt;br /&gt;Elmanın, her türlü hastalıklıkta en fazla fayda sağlayan bir meyve olduğunu belirten İla, “İçerdiği organik asitler, soda ve fosfor ile beyin, karaciğer ve mideye son derece olumlu etkileri olan elma, antioksidan içermesi nedeniyle kalp sağlığı açısından da yararlı olmasının yanısıra, cilt yaşlanmasını da geciktirmektedir'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçeriğinde, yüzde 85 su, yüzde 12 şeker, organik asitler, soda, fosfor, vitamin A, B1, B2, B5, C, E ve PP bulunan elmanın kas ve sinir sistemi için gerekli bir meyve olduğunu ifade eden İla, bedeni ve zihni yorgunluklarda yatıştırıcı etkiye sahip olan elmanın yatmadan önce yenildiği taktirde rahat bir uyku sağlanabileceğini söyledi.&lt;br /&gt; Böbrekleri çalıştıran elmanın idrar söktürücü özeliği ile vücuttaki ürik asidin dışarı atımını hızlandırdığını da belirten İla, “Taze elma suyu ile silinen kırışık ve pörsük deri, canlılık ve tazelik kazınır. Pişmiş elmanın kabızlığa etkili olduğu bilinen bir gerçektir. Elma kürüyle de gut, böbrek, mesane hastalıklarıyla hemoroite karşı son derece iyi sonuçlar alınmıştır.&lt;br /&gt;Taze rendelenmiş bir adet elmanın yemekten önce tüketilmesi, sindirim yetersizliğine son derece iyi gelmektedir. Sindirim sistemini uyaran ve mide mukozasını güçlendiren elma suyu, aynı zamanda ateş düşürücü olarak kullanılmaktadır'' diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlük 3 adet elma tüketiminin 2 ayda yüzde 10 oranında kolesterol düşmesine yardımcı olduğunu kaydeden İla, “Günde 3 adet elma tüketiminin kötü kolesterol oranını düşürürken, iyi kolesterol oranını da 4 kat arttırdığı saptanmış bulunuyor. Lif olarak zengin olan elma, vücutta kolesterol ve yağın birikmesine engel olur.&lt;br /&gt;Sigara içenlerde nefes alma kapasitesinde artış sağlayan elma, içerdiği posa miktarı, yağ yakıcı olması ve düşük enerji içermesinden dolayı zayıflama diyetlerinde tercih edilen ve önerilen bir meyvedir'' dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-8970822287186646876?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/8970822287186646876/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=8970822287186646876' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/8970822287186646876'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/8970822287186646876'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/elma-genletiriyor.html' title='Elma gençleştiriyor!'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2PDYBzaUbI/AAAAAAAAADQ/tRfXqCY-enQ/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-5478458493433455357</id><published>2007-12-15T03:59:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:11.203-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sedef Hastalığı'/><title type='text'>Sedef hastaları Sivas'a gidiyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2PCCBzaUaI/AAAAAAAAADI/E6oOK1g2Xqg/s1600-h/yas10.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5144168539486835106" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2PCCBzaUaI/AAAAAAAAADI/E6oOK1g2Xqg/s200/yas10.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Sivas'ın Kangal ilçesi hem köpekleriyle hem de balıklarıyla ünlü! Köpekleri hemen herkes tanıyor.Oysa balıkların özelliği çok önemli. Dünyada eşi benzeri bulunmayan ve sedef hastalarının son umut olarak gördüğü bu balıkları merak ediyorsanız,yazımızı mutlaka okuyun!&lt;br /&gt;Doktor balıklarSivas'a gitmek için ya Kayseri ya da Malatya yolunu kullanmanız gerek. İstanbul'dan bu iki yere de Türk Hava Yolları'nın direkt uçuşları var. Ancak Kayseri yolu daha rahat olduğu için ilk tercih.Kayseri'ye indikten sonra, Sivas'a gitmek için üç saatlik bir yolculuğu yapmanız gerek. Yaz aylarında, sezonun yoğun olduğu dönemlerde, oteller Kayseri'den servis hizmeti veriyorlar. Balıklı Kaplıca Sivas'a 98, Kangal ilçesine ise 13 kilometre uzaklıkta. Yani Sivas'tan yaklaşık bir saat onbeş dakikalık yolunuz var. Kangal Sivas'ın en ünlü ilçesi, Hem köpekleriyle hem de balıklarıyla! Sivas Kangal Köpekleriyle sadakat ve görev anlayışı dışında fizikleriyle de dikkat çekiyor. Balıklara gelince, onların özellikleri gerçekten çok fazla. Bir kere, 37 derece sıcaklıktaki suda yaşıyorlar ve bu karşılaşılan bir durum değil. En önemli özelliği ise sedef hastalığına alternatif bir çözüm sunmaarı. En büyüğü on santimetre boyunda olan bu balıklar halk arasında,"doktor balıklar" olarak anılıyor.Tesadüfen bulunmuşSivas Balık Kaplıca'nın bulunduğu bölge 1917 yılına kadar sazlıkmış. Ayağında yara olan bir çobanın tesadüfen iyileşmesiyle, yöre halkının ilgisini çekmiş. Balıkların yaşadığı bu sıcak derenin suyu kullanılarak ilkel havuzlar açılmış.1960'lı yıllarda Sivas İl Özel İdaresi'ne geçen kaplıcaya, dönemin şartlarına uygun tesisler yapılmış. 1983 yılında bir gazetecenin, havuzlara giren bir sedef hastasıyla yaptığı röportaj, kaplıcanın ününü dünyaya yaymış. Kaplıca 1988 yılında beri Ünsallar A.Ş. tarafında işletiliyor. Tesiste şu anda iki adet yüzme havuzu, 16 adet özel banyo var. 137 odası olan otel,kış aylarında da çok sıcak. Hem açık hem de kapalı havuzların,dereye bağlantısı var ve derenin suyu bir boruyla havuza geliyor, diğer taraftan çıkıyor. Dolayısıyla da balıklar havuz ve dere arasında gidip gelebilyor. Havuzların dibindeki çakıl taşları doğal bir hava yaratıyor. Bu çakılların sebebi, suyun yeerden kaynıyor olması. Suyun yerden kaynaması ise jakuzi etkisi yaratıyor.Balıkların dişleri yokSivas Balıklı Kaplıca'daki balıklar, insanlar suya girer girmez seri ve ilginç hareketlere başlıyor. En büyüğü on santimetre olan bu balıklar suya giren herkese vücudunuzda minik darbeler hissediyorsunuz.Başlarda hafif bir gıdıklanma etkisi yaratan balıklara zamnala alışıyorsunuz. Sedef hastaları ya da diğer cilt problemi olanlar, suya girdiklerinde, sudaki selenyum yarayı yumuşatıyor. Balıklar da ufak hareketlerle bu yaraları yumuşatıyor. balıklar kaplıcanın suyunda,litrede bir gram selenyum bulunuyor. Selenyum cilt için çok yararlı. 2001 yılının haziran ayında, Sivas Valiliği, Cumhuriyet Üniversitesi ve Balıklı Kaplıca İşletmesi'nin birlikte düzenlediği sempozyumda, bu kaplıcanın sedef tedavisinde olumlu sonuçlar kaydettiği kanıtlanmış. Cumhuriyet Üniversitersi Dermatoloji Bölüm Başkanı Prof.Dr. sedat Özçelik, bu konuyla 20 yıldır ilgileniyor. Çalışmaları sonucunda, 21 günlük kür uygulayan hastaların klinik olarak şifa gördüğünü tespit etmiş. Bu olumlu sonucun en büyük etkisi de, suyun özelliği ve kaplıcanın yüksek yerde bulunmasından dolayı hastalığına uygulanan bütün tedavi yöntemlerinde, hastalık tekrar edebiliyor. Ancak, balıklı kaplıcadaki 21 günlük kür, hastalıksız geçen süreyi uzatıyor.Selçuklu etkisiSivas'ın özellikle sadece balıklı kaplıcayla bitmiyor. Selçuklu mimarisinin izlerine de sıkça rastlayabilirsiniz.sivas'a gitgiğinizde mutlaka görmeniz gereken yerlerin basşında, merkezdeki İlhanlı Veziri Şemseddin Mehmet Cüveyni tarafından 1271 yılında yaptırılan "Çifte minareli Medrese" ve hemen karşısındaki Selçuklu Sultanı l.İzzeddin Keykavus tarafından 1217 yılında yaptırılan "Şifai Medresesi" geliyor. Bu medresenin içinde, Sivas'a özgü kilimler bulabilirsiniz. Divriği de görülmesi gererken ilçelerden biri. Konakları dışında en büyük özelliği, ilçeye tepeden bakan heybetli Ulu Camii. Sivas, Hititler'den osmanlı'ya uzanan farklı bir kültür yapısına sahip.hem bu farklı kültürü yaşamak, hem de balıklı kaplıcanın şifalı sularından yararlanmnak istiyorsanız Sivas sizi bekliyor...BUNLARA DİKKAT!Balıklı kaplıcalara girecek olanlar;* Suyu içtikten sonra, havuza girmeden önce kahvaltı yapmak gerekiyor.* Günde dörder saatten iki seans havuza girilmesi tavsiye ediliyor.* 21 günlük kür uygulanmalı.* 21 gün boyunca hastaların, "sedef hastalığı" ile ilgili herhangi bir ilaç ya da krem kullanmamaları gerekiyor.* Tedavi süresince alkol de kullanılmamalı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-5478458493433455357?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/5478458493433455357/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=5478458493433455357' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/5478458493433455357'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/5478458493433455357'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/sedef-hastalar-sivasa-gidiyor.html' title='Sedef hastaları Sivas&apos;a gidiyor'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2PCCBzaUaI/AAAAAAAAADI/E6oOK1g2Xqg/s72-c/yas10.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-2426781377869473204</id><published>2007-12-13T09:12:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:11.352-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şimdiki Zamanın Önemi'/><title type='text'>ŞİMDİKİ ZAMANIN ÖNEMİ …</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2FrbfQ3znI/AAAAAAAAACo/yPpyjx0r5Ac/s1600-h/timeclockso2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143510369426722418" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2FrbfQ3znI/AAAAAAAAACo/yPpyjx0r5Ac/s200/timeclockso2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; 1. İNSANOĞLU ÇOCUKLUKTAN SIKILIR , BÜYÜMEKTE ACELE EDER. SONRADA ÇOCUKLUĞUNU ÖZLER.&lt;br /&gt;2. ÖNCE PARA KAZANMAK İÇİN SAĞLIĞINI HARCAR , SONRA DA YİTİRDİĞİ SAĞLIĞINI KAZANMAK İÇİN PARARISINI.&lt;br /&gt;3. HİÇ ÖLMEYECEKMİŞ GİBİ YAŞAR, HİÇ YAŞAMAMIŞ GİBİ ÖLÜR.&lt;br /&gt;4. HAYATTA HAZIRLANMAYA O KADAR ZAMAN HARCAR Kİ, HAYATINI YAŞAMAYA VAKTİ KALMAZ.&lt;br /&gt;5. İNSANOĞLU YARINI ÖYLESİNE DÜŞÜNÜR Kİ BUGÜNÜN ELİNDEN KAYIP GİTTİĞİNİ FARK ETMEZ. OYSA Kİ HAYAT GEÇMİŞTE YADA GELECEKTE DEĞİL ŞİMDİKİ ZAMANDA YAŞANIR.&lt;br /&gt;6. DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEK KENDİNİ DEĞİŞTİRMEKBİR MANASTIR RAHİBİNİN MEZAR TAŞINDA ŞUNLAR YAZILIDIR.&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;“GENÇLİK YILLARIMDA DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEYİ ÇOK DÜŞÜNDÜM, BUNA GÜCÜMÜN YETMİYECEĞİNİ ANLADIĞIMDA BARİ ÜLKEMİ DEĞİŞTİREYİM DEDİM, İLERLEYEN YILLARDA BUNADA GÜCÜMÜN YETİYECEĞİNİ ANLADIM SONRA ŞEHRİMİ, KÖYÜMÜ VE EN SON AİLEMİ DEĞİŞTİRMEYE KARAR VERDİM. ÖLÜM DÖŞEĞİMDE OLDUĞUM ŞU DAKİKALARDA ANLADIM Kİ DEĞİŞMESİ GEREKEN İLK ŞEY KENDİMMİŞ.BEN DEĞİŞİRSEM BU DEĞİŞİM ÖNCE AİLEME SONRA KÖYÜME SONRA TOPLUMA YANSIYACAKMIŞ.”&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Vakit Çok Degerlidir:Bir yılın degerini anlamak için:Final sınavını geçememiş bir ögrenciye sor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bir ayın degerini anlamak için:Erken dogum yapmış bir anneye sor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bir haftanın degerini anlamak için:Haftalık bir gazetenin editörüne sor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bir saatin degerini anlamak için:Buluşmak için bekleyen aşıklara sor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bir dakikanın degerini anlamak için:Treni,otobüsü yada uçagı kaçıran birine sor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bir saniyenin degerini anlamak için:Bir kazada sağ çıkan birine sor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bir milisaniyenin degerini anlamak için:Olimpiyatlarda gümüş madalya kazanmış birine sor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Vakit kimse için beklemez.Sahip oldugun her dakikanın kıymetini bil.Hiç Düşündünüz mü?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bu hayat karmaşası içinde kendinize ayırdığınız küçükte olsa bir zaman dilimi varsa eğer o anlarda hiç düşündünüz mü hayatta sadece kendiniz için yaptığınız birşeyler varmı diye?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Mesela işini,onu severek mi yapıyorsunuz?Sabahları "yine mi iş" diye mi açıyorsunuz gözlerinizi yoksa bir işiniz olduğu için bunca aç ve işsiz insan içinde şükürmü ediyorsunuz?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bunları düşünmeye zaman ayırıyormuzsunuz?&lt;br /&gt;Eşinizle veya ev arkadaşınızla paylaştığınız evde eşyalarınızı düzenli olduğunuz için mi topluyorsunuz yoksa ev arkadaşınızı kızdırmamak için mi katlanıyorsunuz bu zahmete?&lt;br /&gt;Çalışıyorsanız eğer iş arkadaşlarınıza,amirinize;öğrenciyseniz arkadaşınıza,öğretmeninize;ev hanımıysanız komşu kadına selam verirken içinizden ne geçiyor?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Konuşmak sohbet etmek mi yoksa ileride ona ihtiyaç duyabileceğiniz anlar mı?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Duygularınız mı yönlendiriyor sizi çıkarlarınız mı?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Peki sevginizi değerlendirdiniz mi?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Ne sıklıkla kullanıyorsunuz sevgi sözcüklerini yahut ne sıklıkla duyuyorsunuz?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Duyduğunuz oranda mı söyleme isteği hissediyorsunuz yoksa söylediğiniz oranda mı duyuyorsunuz bu sözleri?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Gerçekten içinizden geliyormu bunları söylemek yoksa karşınızdaki kırılmasın diyemi söylüyorsunuz?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;En önemlisi sizin için sevgi sözlerle olan mıdır yoksa gördüğünüz muamele midir sevgi?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Ne çok duyarsanız o kadar cok mu sevildiğinizi sanıyorsunuz?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Kullandığınız sözlerde şartlar ne sıklıkla geçiyor?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Şartlarınız mı belirliyor sevgi derecenizi yoksa siz mi?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Karşılıksız sevgi varmı yoksa yok mu? &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Leyla ve mecnun aşkları zamanımızda neden yok?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Zaman hayatımızdan dakikaları çalarken sevgilerimizi de mi alıp götürüyor?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Siz bir anne iseniz hala ilk günkü gibi yavrunuzun saçlarını okşayabiliyor musunuz?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Yok bir baba iseniz sizcede babalar uzak durur,sever ama belli etmez mi?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Aileniz insanı sadece korumak için mi vardır?&lt;br /&gt;Sevgiye olan ihtişacınızı ailenizmi en çok karşılıyor yoksa siz karşılıyorsunuz ailenizin sevgi ihtiyacını?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bir eşyayı sevmekle bir insanı sevmek arasındaki farkı anlayabildiniz mi?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bir insana yardım etmenin verdiği huzuru en son ne zaman hissettiniz en derinden?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Yemek masanızda yiyeceğiniz yemeği seçmekte zorlanırken açlıktan ölen binlerce çocuğu aklınıza getiriyor musunuz?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Diziliyor mu boğazınıza yiyeceklir veya sızlıyor mu burnunuzun direği ince ince?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Vicdanınızla hesaplaşırken rahatsızlığınız en çok hangi konulanra oluyor? &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bunları düşünmeye hiç fırsatınız oldu mu?&lt;br /&gt;Olmadıysa gelin hep beraber bakalım hayatımızdaki dakikalara... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-2426781377869473204?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/2426781377869473204/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=2426781377869473204' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/2426781377869473204'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/2426781377869473204'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/imdiki-zamanin-nemi.html' title='ŞİMDİKİ ZAMANIN ÖNEMİ …'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2FrbfQ3znI/AAAAAAAAACo/yPpyjx0r5Ac/s72-c/timeclockso2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-6486755342803980190</id><published>2007-12-13T09:09:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:11.532-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nuhun Gemisinden Yaşam Öğütleri'/><title type='text'>Nuhun Gemisin'den Yaşam Ögütleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2FnkvQ3zkI/AAAAAAAAACQ/Q73ZIFlh7T0/s1600-h/nuh3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143506130294001218" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2FnkvQ3zkI/AAAAAAAAACQ/Q73ZIFlh7T0/s200/nuh3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Vapuru kaçırmayın.&lt;br /&gt;Hepimizin aynı gemide oldugunu asla unutmayın.&lt;br /&gt;İleriye dönük plan yapın.Nuh gemisini yapmaya başladıgında henüz yagmurlar başlamamıştı.&lt;br /&gt;Her zaman formda olun.100 yaşına gelseniz bile birileri sizden çok önemli şeyler isteyebilir.&lt;br /&gt;Eleştirileri dinlemeyin; yapılması gerekiyorsa o işi kesinlikle bitirin.&lt;br /&gt;Geleceginizi yüksek topraklarda kurun.&lt;br /&gt;Hız her zaman avantaj olmayabilir.Çitalar salyongozlarla aynı gemideydi.&lt;br /&gt;Stres altına girince bir süre için kendinizi koyverin.&lt;br /&gt;Güvenlik için çifter çifter yolculuk edin.&lt;br /&gt;Nuh'n gemisi amatörler tarafından yapıldıTitanik ise profesyoneller tarafından.&lt;br /&gt;İstedigi kadar fırtına olsun,sonunda sizi bekleyen bir gökkuşagı bulursunuz......&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-6486755342803980190?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/6486755342803980190/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=6486755342803980190' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6486755342803980190'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6486755342803980190'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/nuhun-gemisinden-yaam-gtleri.html' title='Nuhun Gemisin&apos;den Yaşam Ögütleri'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2FnkvQ3zkI/AAAAAAAAACQ/Q73ZIFlh7T0/s72-c/nuh3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-5029465648142001860</id><published>2007-12-13T09:04:00.001-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:11.736-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ne Kadar Streslisiniz'/><title type='text'>NE KADAR STRESLİSİNİZ....</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2FmMvQ3zjI/AAAAAAAAACI/EebwNIn4SwE/s1600-h/stesanalizi02nn555555555.png"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143504618465513010" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2FmMvQ3zjI/AAAAAAAAACI/EebwNIn4SwE/s200/stesanalizi02nn555555555.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;EKTEKİ RESİM AMERİKADA İNSANLARIN NE KADAR STRESLİ OLDUKLARINI ÖLÇMEK AMACIYLA KULLANILAN RESİMLER...POLİS HAPİSHANELERDE BU RESİMLERİ SIKÇA KULLANMAKTADIR.RESİMLERİ NE KADAR HAREKETLİ GÖRÜYORSANIZ O KADAR STRESLİSİNİZ DEMEKTİR.RESİMLERİN HAREKETSİZ OLDUKLARINIDA UNUTMAYIN...NOT:AZILI SUÇLULAR RESİMLERİN FIRILDAK GİBİ DÖNDÜĞÜNÜ SÖYLÜYORMUŞ..BENDEN SÖYLEMESİ..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-5029465648142001860?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/5029465648142001860/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=5029465648142001860' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/5029465648142001860'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/5029465648142001860'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/ne-kadar-streslisiniz.html' title='NE KADAR STRESLİSİNİZ....'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2FmMvQ3zjI/AAAAAAAAACI/EebwNIn4SwE/s72-c/stesanalizi02nn555555555.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-6642680897077748533</id><published>2007-12-12T06:20:00.001-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:11.811-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dil Yalan Söyler Ama Vücut Asla'/><title type='text'>DİL YALAN SÖYLER AMA VÜCUT ASLA !!!!!!!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R1_uT_Q3ziI/AAAAAAAAACA/RUKAPqxmo4Y/s1600-h/ildilvucut.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143091326647520802" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R1_uT_Q3ziI/AAAAAAAAACA/RUKAPqxmo4Y/s200/ildilvucut.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Birlikte oldugunuz insanin yalan söyleyip söylemedigini anlamak hiç de zor degil. Beden dilinin inceliklerini ögrenip, iyi bir gözlemci olursaniz 'gerçege' giden yolu bulursunuzPsikolojik tekniklerle insanlarin gerçek düsüncelerini okuyabilen Derren Brown, "Bedenlerimiz degismez bir sekilde, gerçekte nasil hissettigimiz hakkinda ipuçlari veriyor. Neye baktiginizi bildiginiz takdirde, herhangi birisinin beden hareketlerinden yalanci oldugunu kolayca anlayabilirsiniz" diyor. "Body Language-Vücut Dili" adli kitabin yazari Allan Pease de insanlarin beden dillerinin gerçek düsüncelerini kesinlikle ortaya koydugunu iddia edenlerden. Siz de Brown ve Pease'in önerileriyle, sevgilinizin kafasindan neler geçtigini anlayabilirsiniz... &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;El saklama&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Birisiyle samimi oldugumuz zaman, ellerimizi görünür kilariz ve avuç içlerimiz yukariya dogru döner. Ama yalan söyledigimiz zaman ellerimizi arkamiza veya ceplerimize saklama egilimi gösteririz. Erkek arkadasinizin sizden bir adim geride gitmesi, konustugu konudan rahatsiz oldugu hakkinda bir sinyal olabilir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Burun kasima &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Burun kasima, beyaz yalanlarin klasik isaretidir. Yine de, sevgiliniz sizden gerçekleri saklarken, büyük bir olasilikla gözlerine, kulaklarina, dudaklarina dokunuyor olabilecegini biliyor muydunuz? Erkekler gerçegi söylemedigi zamanlarda elleriyle yüzlerine dokunuyorlar. Bu bedenlerinin, yalanlarina karsi koyus biçimi. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Yutkunma&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bedenlerimizin yalanlarimiza bir diger karsi koyus biçimi ise bogazimizin islevlerini yerine getirmesini kisitlamak. Bu da konusmayi zorlastirir, yani eger birisi yalan söylüyorsa sözcükleri disariya çikarmak için sik sik yutkunur veya dudaklarini yalar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Göz&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt; hareketleri&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Iste yalani gözlerden yakalama teknigi: Bu konuda yapmaniz gereken ilk sey, sevgilinize cevabini bildiginiz sorulari sormak. Birlikte oldugunuz zaman yaptiginiz bir seyi sorun, örnegin "Ne yemistin" veya "Nereye park etmistik?" gibi. "Cevabi düsünürken, gözlerinin nereye gittigini izleyin. Her zaman için bir yönde giderler, bu da onun yöntemidir.Erkek arkadasinizin konusmasi bittikten sonra baktigi yerler, söylediklerinin dogru mu yalan mi oldugu konusunda ipuçlari veriyor. Örnegin, asagi dogru bakma, hisleri açiga çikaran bir durum. Pek çok insan yalan söyledikten sonra kendini suçlu hissediyor, bu nedenle farkinda olmadan, karsisindakinin düsündüklerini kontrol etmek için gözlerini yukaridan asagiya süzüyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Öksürmek&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Eger sevgilinize nerede oldugunu sordugunuzda siddetli bir öksürük nöbetine yakalaniyorsa, bu iyi bir isaret degildir. Yalandan öksürme, klasik aldatma teknigidir. Beden yalana karsi koymaya çalisir, öksürmek veya bogazini temizlemek hikaye uydurmak için zaman kazanma sansini artirir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Hizli konusma&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sevgiliniz tane tane mi konusuyor, yoksa hizli mi? Uzmanlara göre, ne kadar hizli konusursa, yalan söylediginden o kadar fazla kuskulanabilirsiniz. Genel kaniya göre, insanlar hizli konustuklarinda yalanlarinin ortaya çikmayacagini düsünüyorlar. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Nefes alip verme&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;Iste&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; size süper bir ipucu daha... Yalan söyleyen birinin rahat nefes alamadigini sakin unutmayin. Baski altinda oldugu zaman, karnindan nefes almayi birakip, gögsünden nefes alir. Gülmek Pek çok insan yalan söylediginde ilk basta rahatlar. Bunun etkisi sesine de yansir. Yüksek sesle konusur ve daha neseli olur.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-6642680897077748533?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/6642680897077748533/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=6642680897077748533' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6642680897077748533'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6642680897077748533'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/dil-yalan-syler-ama-vcut-asla.html' title='DİL YALAN SÖYLER AMA VÜCUT ASLA !!!!!!!'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R1_uT_Q3ziI/AAAAAAAAACA/RUKAPqxmo4Y/s72-c/ildilvucut.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-2431337537424469310</id><published>2007-12-12T06:13:00.001-08:00</published><updated>2007-12-12T06:16:13.155-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bunları Uygula 150 Yıl  Yaşa'/><title type='text'>Bunları uygula, 150 yıl yaşa!</title><content type='html'>Kadınlar bazı tavsiyeleri uygulayarak daha uzun ve sağlıklı yaşayabilirler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamlarının yaptığı araştırmaları ''500 of The Most Important Ways To Stay Younger and Longer'' adlı kitapta toplayan Hazel Courtney’e göre kadınlar bazı tavsiyeleri uygulayarak daha uzun ve sağlıklı yaşayabilir.&lt;br /&gt;Sağlıklı beyin hücrelerine, damarlara ve cilde sahip olmak için rafine olmamış ayçekirdeği, kabak çekirdeği, susam, ceviz gibi kuruyemişleri sofranızdan eksik etmeyin.Alzheimer hastalarında çok az bulunan acettlcholine maddesi kaynağı ciğer, böbrek, lahana, sardalya balığı gibi yiyecekleri diyetinizde mutlaka bulundurun.Hafızanızı kuvvetlendirmek için adaçayı için.Her gün bir bilmece çözmek gibi akıl jimnastiğini ihmal etmeyinOmega-3 yağlarını içeren sardalya, palamut gibi yağlı balıkları haftada en az iki kez yiyin.Genlerinizi her şikâyetiniz için suçlamaya son verin. Unutmayın yaşam biçiminiz bu genlerin etkili olup olmamasında büyük rol oynuyor.Her gün en az 1 saat güneş ışığı görün. Güneş yoksa güneş ışığını taklit eden lambalardan yararlanın. Gülün. Gülmek bağışıklık sistemini sağlamlaştırır, kalori yakar, ciğerlere iyi gelir.Erken yatın. Gece yarısından evvelki iki saat hücre yenilenmesi için en uygun zamandırGeceleri bol bol, daha derin uyumanızı sağlayan ''lactucarium'' adlı bir maddeyi içeren marul yiyin.Olumlu düşünün. Yale Üniversitesi’nin bir araştırmasına göre değişen durumlara çabuk adapte olan kişiler daha mutlu ve doyumlu bir hayat yaşıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-2431337537424469310?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/2431337537424469310/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=2431337537424469310' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/2431337537424469310'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/2431337537424469310'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/bunlar-uygula-150-yl-yaa.html' title='Bunları uygula, 150 yıl yaşa!'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-6800812706491549148</id><published>2007-12-12T06:11:00.001-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:11.999-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Soğuk Algınlığına Şalgam'/><title type='text'>Soğuk algınlığına şalgam</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R1_sEfQ3zhI/AAAAAAAAAB4/jcznRwhFX8c/s1600-h/imagesrrrrrrrrrrrrrrr.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143088861336292882" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R1_sEfQ3zhI/AAAAAAAAAB4/jcznRwhFX8c/s200/imagesrrrrrrrrrrrrrrr.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ham maddesi vitamin deposu havuç olan şalgam, vücut direncini artırarak çoğu hastalığa karşı kalkan görevi üstlenirken, sindirim sistemini rahatlatıyor&lt;br /&gt;Adana’nın sembolleşen içeceklerinden olan ve vitamin deposu havuçtan elde edilen şalgamın, mevsimsel geçişle birlikte artansoğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlara karşı vücudun direncini artırdığı bildirildi.&lt;br /&gt;Çukurova yöresinde çokça tüketilen şalgama olan talep, özellikle mevsimsel geçiş dönemlerinde fazlasıyla artıyor.&lt;br /&gt;Vitamin deposu olarak bilinen havuçtan, tamamıyla doğal olarak elde edilen şalgamın, yapılan seri üretimler sonucu ülke genelinde tüketimi hızla yaygınlaşırken, vücudu hastalıklara karşı koruyucu etkisinin olması, şeker ve kolesterol yapıcı maddeler bulunmaması da herkesin rahatlıkla içebilmesine olanaksağlıyor.&lt;br /&gt;Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Boğaz Burun Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim Üyesi Doç. Dr. Barlas Aydoğan, mevsimsel geçiş dönemi olan şu günlerde, grip başta olmak üzere soğuk algınlığı hastalıklarının arttığını,şalgamın ise vitamin yönünden zengin olması nedeniyle tüketiminin hastalıklara karşı önleyici olabileceğini söyledi.&lt;br /&gt;Bilimsel bir araştırmanın bulunmamasına rağmen tamamen havuçtan yapıldığı için faydalı olduğunun bilindiğini ve rahatlıkla tüketilebileceğini belirten Aydoğan, şalgamın vücut direncini artırdığını kaydetti.&lt;br /&gt;Kentte uzun yıllardan beri şalgam suyu üreten Mahmut Yol ise Özellikle kış ve yaz aylarına geçişler sırasında şalgama talebin arttığını söyledi. Mahmut Yol, "Haftada 10 ton satıyoruz" dedi.&lt;br /&gt;Şalgam&lt;br /&gt;Şalgam suyu, mor havucun özü alınarak yapılıyor. Önce, bulgur unu mayalanıp bir hafta bekletiliyor, iyice ekşidikten sonra sulandırılıp, dut ağacından yapılan özel tahta fıçılara bırakılıyor. Ardından, mor havuç iyice temizlenip kaynatıldıktan sonra bu fıçılara konuluyor, üzerine de şalgam turpu yerleştiriliyor. Tahta fıçılarda bir hafta daha bekletilen bu karışıma tuz ilaveediliyor.&lt;br /&gt;Fıçı içinde şarap gibi olgunlaştırılan şalgam, bekleme süresi sonunda süzülerek içime hazır hale getiriliyor. Şalgam suyunu acılı olarak içmek isteyenlerin bardağına ise bir miktar süs biberinden elde edilen acı sos ilave ediliyor.&lt;a href="http://hayata-dair-hersey.blogspot.com/search/label/%C5%9Falgam" rel="tag"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-6800812706491549148?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/6800812706491549148/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=6800812706491549148' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6800812706491549148'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6800812706491549148'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/souk-algnlna-algam.html' title='Soğuk algınlığına şalgam'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R1_sEfQ3zhI/AAAAAAAAAB4/jcznRwhFX8c/s72-c/imagesrrrrrrrrrrrrrrr.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-1895534579776109661</id><published>2007-12-12T05:57:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:12.350-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Susamın Faydaları'/><title type='text'>SUSAMIN FAYDALARI</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R1_rVvQ3zgI/AAAAAAAAABw/3uqHkAuyjLU/s1600-h/baklava-susam.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143088058177408514" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R1_rVvQ3zgI/AAAAAAAAABw/3uqHkAuyjLU/s200/baklava-susam.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_cNaxWz2rZGI/R1aOOUQMZII/AAAAAAAAAdY/B718GnhH2JA/s1600-h/baklava-susam.jpg"&gt;&lt;/a&gt;Birmetre boyunda, yağ veren bir yıllık otsu bir bitkidir. Başlıca Hindistan, Çin ve Sudan’da yetişir. Mutfaklarımızdaki baharatların belki de en eski tarihe sahip olanlarından biri susam dır. Sadece baharat olarak değil, ilaç, dini sembol olarak da kullanılan susam bundan 4 bin yıl önce Ortadoğu medeniyetleri arasındaki ticaretin en önemli maddelerinden biriydi. Eskiden büyülü bir gücü olduğuna inanılan susam eski kültürlerinde de farklı amaçlar için kendine yer bulmuş eski mısırlılar susamı öğüterek unundan, Çinliler ise yağını yakarak isinden baskı mürekkebi olarak faydalanmışlar.Romalılar'ın susamı kimyonla birlikte oğuterek macunsu bir yiyecek hazırlandığıda söylenir.Hindistan'da da susam yağı binlerce yıl boyunca cilt ve saç bakımında kullanıldığı yazılır. Susamın ister tatlı ister tuzlu olsun pek çok yemeğe lezzet katığını biliyormuydunuz.? Susamı çiğ olarak ya da kavurarak kullanabilirsiniz.Hafif kavrulmuşu her tür tuzlu yiyeceğe serpilir; çeşni ve tat verir.10 çorba kaşığı susamı kuru tavada hafif kavrulur, 1 çorba kaşığı tuz ayrıca başka kapta hafif kavrulur.Soğuyunca beraber havanda dövülür, bir kavanoza konur, gerektiğinde her tür yiyeceğe serpilir. kavrulan susamlar kavonoza konarak uzun süre saklamanız mümkündür.Hamur işlerinin vazgeçilmezi olan susam ortadoğu ve asya ülkelerinin mutfaklarında sıkça yer alır.Karamalize edilen şekere susam eklediğinizde çıtır çıtır yiyebileceğiniz harika bir tatlı elde etmiş olursunuz.Susam et yemeklerine de çok yakışır salatalara ayrı bir tat katar .Tahin helvasının hazırlanmasında kullanılıyor.Ekmek ve pasta ,simit ve her türlü hamur çeşitlerine üzerine serpilen susam tohumlarından yağ çıkararakta sıvı halde margarin halinede dönüştürülerek yemeklik olarak,da faydalanılıyor.Doğal susam yağı; salata, mayonez, soslar, zeytinyağlı yemeklerde özel lezzeti nedeni ile, katkı olarak kulanılıyor. Susam yağının en büyük özelliği vitaminler, mineraller, antioksidanlar ve lesitin açısından çok zengin olmasıdır.Ancak bu maddeleri bozulmadan elde edebilmek için susamın kavrulmaması, sıcak su ile temas etmemesi ve ısıdan mümkün olduğunca korunması gerekir. Kalsiyum, potasyum, fosfor, B vitamini ve demir de taşıyan susam tohumları kolestrolsuz bir besin olma özelliğini taşıyor.Muhtelif cilt sorunlarını ve mantar enfeksiyonlarını engelleyebildiği gibi doğrudan saç diplerine ve tırnaklara sürülür. Günde 1 tatlı kaşığı içilerek güçlenmeleri ve beslenmeleri sağlanabilir. Bu kullanış özellikle kepekli, maya ve mantar enfeksiyonlu saçlarda ve kalsiyum ile vitamin eksikliği nedeniyle bozulmuş tırnaklarda çok iyi geldiği ,susam yağının cildi güneşten koruma etkinliği çok yüksek olduğu, yağı ayrıca en ünlü masaj yağı olduğu söylenir..Ağız yaralarında Sirke ve susam yağı karışımı ile gargara yapılabilir.Susam yağı lüks kaliteli sabunlarda, kremlerde, losyon ve şampuanlarda kullanılır.ayrıca Tonik, hafif laksatif, idrar söktürücü, besleyici, gaz giderici, yatıştırıcı, afrodizyak.özeliğine de sahiptir. Kadınlar da ve erkekte özellikle yaşlanmayla birlikte gelişen kemik yoğunluk azalmasını (Osteoporoz), içerdiği organik kalsiyum tuzları nedeniyle onarabilir. Eklem sorunlarında yine doğrudan ya da başka ilaçlarla karışım halinde masaj uygulanması yoluyla ağrıyı azaltabildiği gibi, eklem sertleşmeleri (artrozıar, kireçlenmeler) ve oynatıldığında ses çıkartan eklemleri yumuşatıp, güçlendirebilir.Bu amaçla 1 tatlı kaşığı susam yağ, 4 tatlı kaşığı taze limon suyuyla karıştırılıp en az 30 gün boyunca aç karnına ya da yemeklerden 1 saat sonra içilmesi tavsiye ediliyor.. Muhtelif cilt sorunlarını ve mantar enfeksiyonlarını engelleyebildiği gibi doğrudan saç diplerine ve tırnaklara tatbik edilerek ve günde 1 tatlı kaşığı içilerek güçlenmeleri ve beslenmeleri sağlanabilir. Bu kullanış özellikle kepekli, maya ve mantar enfeksiyonlu saçlarda ve kalsiyum ile vitamin eksikliği nedeniyle bozulmuş tırnaklarda çok önemli olduğu söyleniyor.İçerdiği yüksek oleik asit (Omega-9) oranı ve antioksidanlar nedeniyle ısıya, ışığa karşı oldukça dayanıklı olup, cilde tatbikten sonra, güneş ışığı altında uzun süre bozulmadan kalabilir. güneşten koruma faktörü SPF 45 gibi oldukça yüksektir.Bu özellik susam yağı doğal bir güneş yağı olmasını sağlar. İçine az miktarda kakao yağı eklenerek sağlıklı ve hızlı bir bronzlaşma sağlanıp, güneşin tuzlu su ve rüzgarın ciltteki yıpratıcı ve yaşlandırıcı etkisi de azaltılmış olur. Taşıdığı doğal lesitin, hem antioksidan maddelerin, hem de yağa eklenen diğer maddelerin ciltten kolayca ve derinlere kadar emilmesini sağlar. Böylece cildin yaşlanmasını engeller, kalıcı bir nem oluşturur.Doğal Tıp &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Derneği Başkanı Dr. Ender Saraç, evde aromatik yağları kullanarak nasıl masajlar yapılabileceğini anlattı;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;*Susam yağı alınarak içerisine bir-iki damla karanfil ve defne yağı koyarak özellikle romatizmal ağrılara yardımcı olan bir karışım elde edilir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;*Gerilime bağlı ağrılarda ılık susam yağı içerisine bir iki damla lavanta yağı, portakal yağı ve 5-6 damla melisa yağı yardımcı olabilir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Yaşlılıkta aşırı kireçlenmeye bağlı ağrılarda ise susam yağı içine az miktarda biberiye yağı katılabilir. Varisler, dolaşım bozukluklarına bağlı ağrılarda melisa, biberiye ve biraz susam yağı etki gösterebilir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;*Strese ve gevşemeye yönelik, alın, iki kaş ortasına, kulak arkalarına, şakaklara, ayak tabanlarına kuyruk sokumuna yapılan susam yağı masajının yararı olabilir. Masajı yukarıdan aşağıya, merkezden uçlara doğru yapmak daha yararlı olacaktır. Susam yağını vücuda sürerken ılık olmasının faydası vardır. İlk alındığında kaynar suyun içine koyup 20-25 dakika bekletilirse yağın incelmesi ve tortuların dibe çökmesi sağlanır.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-1895534579776109661?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/1895534579776109661/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=1895534579776109661' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/1895534579776109661'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/1895534579776109661'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/susamin-faydalari.html' title='SUSAMIN FAYDALARI'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R1_rVvQ3zgI/AAAAAAAAABw/3uqHkAuyjLU/s72-c/baklava-susam.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-8061908328187503909</id><published>2007-12-12T05:24:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:13.215-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Albert Einstein Sözleri'/><title type='text'>Albert Einstein sözleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R1_h0_Q3zdI/AAAAAAAAABY/BEbYOfvYPcY/s1600-h/desouza_l_einstein.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143077599932042706" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R1_h0_Q3zdI/AAAAAAAAABY/BEbYOfvYPcY/s200/desouza_l_einstein.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir forumdan aldığım Albert Einstein sözlerini sizinle paylaşmak istiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;(Gerçekten hepsi ona ait mi bilmiyorum, bazılarının onun sözleri olduğunu biliyorum)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dehanın sözleri gerçekten çok güzel&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Dehanın 10'da 1'i yetenek 10'da 9'u da çalışmaktır.*&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ancak başkaları için yaşanan bir hayat, yaşamaya değer bir hayattır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* Çok zeki olduğumdan değil, sadece sorunların üstünde daha çok duruyorum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* Önyargıları yok etmek, atom çekirdeğini parçalamaktan daha zordur.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* Delilik, aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemektir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* Yolculuk etmeyi seviyorum ama varmaktan nefret ederim.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* Eğer ne yaptığımızı biliyor olsaydık, buna araştırma denmezdi öyle değilmi?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* 3. Dünya savaşında hangi silahların kullanılacağını bilmiyorum ama 4. Dünya savaşında taş ve sopalar olacağını biliyorum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* Sadece iki şey sınırsızdır, evren ve insanoğlunun ahmaklığı, ilkinden o kadar da emin değilim.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* Neden beni hiç kimse anlamıyor, ama herkes beni seviyor?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* Dünyanın Kainat'taki biricik meskûn yer olduğunu farz etmek bile düpedüz cehalettir. Yetkili kişileri - uçan daireler yoktur – iddiasına sürükleyen tabii bir korku veya beşeri bir kibir ve azamettir...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* Görelilik kuramım başarıyla kanıtlanırsa Almanya benim bir Alman olduğumu iddia edecek. Fransa ise dünya vatandaşı olduğumu açıklayacaktır. Kuramım gerçek dışı çıktığında ise, Fransa bir Alman olduğumu söyleyecek. Almanya ise bir Yahudi olduğumu açıklayacaktır.Fransız Felsefe Cemiyeti'ne konferansından 6 Nisan 1922.* Ben gelecek için hiç bir endişe duymadım. O yeterince hızlı geliyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R1_iYPQ3zeI/AAAAAAAAABg/wBW2nD0D3k0/s1600-h/einstein-gulumse.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143078510465109490" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R1_ip_Q3zfI/AAAAAAAAABo/v13lCl9B14Y/s200/einstein-gulumse.jpg" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Aforizma Einstein Arşivi 1944-45&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Dünya; kötülük yapanlar değil, seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Bilim atom bombasını üretti, fakat asıl kötülük insanların beyinlerinde ve kalplerindedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Zorunlu askerlik sadece medeniyetin devamı için değil, aynı zamanda varlığımız için de ciddi bir tehlike oluşturur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* İfade özgürlüğünü, yasalar tek başına garanti edemez. Herkesin kendi düşüncesini, cezalandırma olmaksızın açıklayabilmesi için toplumda hoşgörü mevcut olmalıdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Büyük güce sahip egemen devletler olduğu sürece savaş kaçınılmazdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Eğitim, insanın okulda öğrendiği her şeyi unuttuğunda arta kalandır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* "Fiziği görelilik ilkesine sokmak fikrini rastgele bulmama teşekkürler, siz (ve diğerleri) benim bilimsel yeteneklerimi beni rahatsız edecek kadar çok abartıyorsunuz."Arnold Sommerfeld'e mektup 14 Ocak 1908&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Bir ülkenin geleceği o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Her savaş insanlığın ilerlemesini engelleyen kötülük zincirine bir halka ekler.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Sorunlar, onları yaratanların mantığı ile çözümlenemez.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Aptallığın en büyük kanıtı, aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç almayı ummaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Gerçeği aramak onu elde etmekten daha kıymetlidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* İnsan aklın sınırlarını zorlamadıkça hiçbir şeye ulaşamaz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* İlkelerin boğazına dolanıp dibe batmaktansa, oportünist olup suyun üstünde kalmayı yeğlerim.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Gerçeklikle karşılaştırıldığında, bilimde vardığımız düzey ilkeldir, çocuk oyuncağıdır. Ama sahip olduğumuz en değerli şey odur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Sadece barışçı değil, militan bir barışçıyım. Barış için savaşmaya hazırım.çeviri&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Hayal gücü bilgiden çok daha önemlidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Hayatı yaşamanın iki yolu vardır: Biri hiçbirşeyin mucize olmadığını düşünmek, diğeri herşeyin mucize olduğunu düşünmek.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* "Ben görevimi burada bitiriyorum."Son sözleri&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* "Birisinin atom bombası yapmasına yardım etmekten daha kötü sadece bir şey var.O da nazilere atom bombası yapmaları için yardım etmek."&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Matematikçiler, Görelilik Kuramına el attıktan sonra, ben kendi kuramımı tanıyamaz hale geldim.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Hayal bilimden daha önemlidir, çünkü bilim sınırlıdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Aslında ben geleceği hiç düşünmedim çünkü gelecek düşünmesekte gelecek&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Hiçbir sorun o sorunu yaratan bilinç düzeyiyle çözülemez...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Dünyada bir tane dahi çocuk mutsuz olduğu sürece, büyük icatlar ve ilerlemeler yoktur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Herkesin fikir birliğine vardığı bir akşam, kayıp bir akşamdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Zorlukların göbeğinde fırsatlar yatıyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;* Bazı erkekler kadınları anlamaya çalışır, diğerleri kendilerini daha basit konulara adarlar, örneğin görelelik kuramına.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Einstein Sözler&lt;a href="http://botit.botany.wisc.edu/toms_fungi/einquote.html"&gt;http://botit.botany.wisc.edu/toms_fungi/einquote.html&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-8061908328187503909?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/8061908328187503909/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=8061908328187503909' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/8061908328187503909'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/8061908328187503909'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/albert-einstein-szleri.html' title='Albert Einstein sözleri'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R1_h0_Q3zdI/AAAAAAAAABY/BEbYOfvYPcY/s72-c/desouza_l_einstein.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-8752532704330302503</id><published>2007-12-12T02:24:00.000-08:00</published><updated>2007-12-25T10:23:04.780-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dost'/><title type='text'>Dost</title><content type='html'>Genç adamın biri,&lt;br /&gt;Dermiş babasına her gün;&lt;br /&gt;'Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi&lt;br /&gt;'Baba, itiraz eder,&lt;br /&gt;Olmaz öyle çok dost, hakikisi&lt;br /&gt;Belki bir, belki iki,Fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...&lt;br /&gt;Devam eder durur konuşma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aralarında başlar bir tartışma,&lt;br /&gt;Karar verirler bir sınava,&lt;br /&gt;Dostun hakikisini anlamaya...&lt;br /&gt;Bir akşam bir koyun keserler,&lt;br /&gt;Ve koyarlar çuvala.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baba der ki oğluna,&lt;br /&gt;'Hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna'.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çuvaldan kanlar damlamakta,&lt;br /&gt;Sanki öldürmüşler de bir adamı,&lt;br /&gt;Koymuşlar çuvala,&lt;br /&gt;Dıştan böyle sanılmakta.&lt;br /&gt;Delikanlı sırtlar çuvalı,&lt;br /&gt;Gider en iyi bildiği dostuna,çalar kapıyı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O dost, bakar ki bir çuval,hem de kanlı,&lt;br /&gt;Kapar hızla kapıyı delikanlının suratına,&lt;br /&gt;Almaz içeri arkadaşını,&lt;br /&gt;Böylece tek tek dolaşır delikanlı,&lt;br /&gt;Kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır.&lt;br /&gt;evlat geriye döner.&lt;br /&gt;Ama içten yıkılır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babasına dönerek; haklıymışsın baba ' der.&lt;br /&gt;Dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.&lt;br /&gt;Baba 'hayır Evlat 'der, benim bir dostum var bildiğim.&lt;br /&gt;Hadi, çuvalı alda bir kerede git ona.&lt;br /&gt;Genç adam, çuvalı sırtlar tekrar.&lt;br /&gt;Alnından ter, çuvaldan kanlar damlar...&lt;br /&gt;Gider, baba dostuna.&lt;br /&gt;Kabul görür, sevinir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O dost, delikanlıyı alır hemen içeri.&lt;br /&gt;Geçerler arka bahçeye.&lt;br /&gt;Bir çukur kazarlar birlikte,&lt;br /&gt;Çuvaldaki koyunu gömerler adam diye,&lt;br /&gt;Üzerine de serpiştirirler toprak.&lt;br /&gt;Belli olmasın diye dikerler sarımsak...&lt;br /&gt;Genç adam gelir babasına;&lt;br /&gt;'Baba, işte dost buymuş' diye konuşunca,&lt;br /&gt;Babası; 'daha erken, o belli olmaz daha.&lt;br /&gt;Sen yarın git O'na, çıkart bir kavga,&lt;br /&gt;Atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona,&lt;br /&gt;işte o zaman anlaşılacak, dostun hakikisi.&lt;br /&gt;Sonra gel olanları anlat bana...&lt;br /&gt;'Genç adam, aynen yapar babasının dediğini,&lt;br /&gt;Maksadı anlamaktır dostun hakikisini,&lt;br /&gt;babasının dostuna istemeden basar iki tokadı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Der ki tokadı yiyen DOST;&lt;br /&gt;'Git de söyle babana, biz satmayız Sarımsak tarlasını böyle iki tokada'!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-8752532704330302503?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/8752532704330302503/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=8752532704330302503' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/8752532704330302503'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/8752532704330302503'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/dost.html' title='Dost'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-4833351522064647229</id><published>2007-12-11T23:11:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:13.407-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Konuş Benimle'/><title type='text'>Konuş Benimle</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R1-Un_Q3zbI/AAAAAAAAABI/TH_9E_R3H2o/s1600-h/04.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5142992714198404530" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R1-Un_Q3zbI/AAAAAAAAABI/TH_9E_R3H2o/s200/04.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;KONUŞ BENİMLE&lt;br /&gt;Tanrım, konuş benimle...&lt;br /&gt;Adam fisildadi, "Tanrim konus benimle" ve bir kus civildadi agacta ama adam duymadi. Sonra adam bagirdi "Tanrim konus benimle!" Ve gokyuzunde bir simsek cakti, ama adam dinlemedi onu.&lt;br /&gt;Adam etrafina bakindi ve "Tanrim seni gormeme izin ver" dedi. Ve bir yildiz parildadi gokyuzunde. Ama adam farkina varmadi.&lt;br /&gt;Ve adam bagirdi, "Tanrim bana bir mucize goster!" Ve bir bebek dogdu bir yerlerde. Ama adam bunu bilemedi.&lt;br /&gt;Sonra adam caresizlik icinde sizlandi, "Dokun bana Tanrim ve burada oldugunu anlamami sagla !" Bunun uzerine Tanri asagi dogru suzuldu ve adama dokundu.&lt;br /&gt;Ama adam kelebegi elinin tersiyle uzaklastirdi ve yuruyup gitti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-4833351522064647229?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/4833351522064647229/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=4833351522064647229' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/4833351522064647229'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/4833351522064647229'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/konu-benimle.html' title='Konuş Benimle'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R1-Un_Q3zbI/AAAAAAAAABI/TH_9E_R3H2o/s72-c/04.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-8063954975740379160</id><published>2007-12-11T23:03:00.000-08:00</published><updated>2007-12-12T05:44:39.498-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hayata Dair'/><title type='text'>Hayata Dair Güzel Sözler</title><content type='html'>*Risksiz yaşamda başarı aramak, bulanık suda balık avlamaya benzer.&lt;br /&gt;*Başkalarının bilgisiyle bilgin olabilsek bile, ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz. (Michel de Montaigne)&lt;br /&gt;*Düşünmeden konuşmanın cezası, konuştuktan sonra düşünmeye mahkum olmaktır.&lt;br /&gt;* Haksızlığa sapıp bütün insanların seninle beraber olmasını sağlamaktansa, adaletle hareket edip tek başına kalmak daha iyidir. (Mahatma Gandi)&lt;br /&gt;* Güzelliği bulmak için tüm dünyayı dolaşsak da; Onu içimizde taşımıyorsak asla bulamayız. (R. W. Emerson)&lt;br /&gt;* Cesaretli olmayan insan, keskin kenarı olmayan bıçağa benzer. (B. Franklin)&lt;br /&gt;* Önemli olan elinde ne olduğu değil, onu nasıl kullandığındır.&lt;br /&gt;* İnsanın, yalnız gerçeğin ne olduğunu bilmesi yeterli değildir; Doğruyu istemesi ve yapması da gereklidir. (Goethe )&lt;br /&gt;* Bir zincir en zayıf halkası kadar kuvvetlidir.&lt;br /&gt;* Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir.&lt;br /&gt;* Bir haksızlık karşısında 'tarafsızım' diyen biri, artık bir taraf olmuştur.&lt;br /&gt;*Bana okuduğum kitapların en güzelinin hangisi olduğunu sorarsanız, Söyleyeyim: ANNEM'dir. (Abraham LINCOLN)&lt;br /&gt;* Kimse bizi aldatamaz... Ancak biz kendi kendimizi aldatırız. (Goethe)&lt;br /&gt;* Bekleyebilen için herşey iyi sonuç verir. (Tolstoy)&lt;br /&gt;* Bir insanın akıllı olmasına birşey dediğimiz yok. Yeter ki; aklını başkalarına kabul ettirmeye çalışmasın. (Eflatun)&lt;br /&gt;* Her bildiğini söyleme ama, söylediklerini daima bil.&lt;br /&gt;* Aradığını bilmeyen, bulduğunu anlayamaz.&lt;br /&gt;* Yoksul adam tavuk yiyorsa, ya adam hastadır, ya tavuk.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-8063954975740379160?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/8063954975740379160/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=8063954975740379160' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/8063954975740379160'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/8063954975740379160'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/hayata-dair-gzel-szler.html' title='Hayata Dair Güzel Sözler'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-6819297499645123350</id><published>2007-12-11T07:14:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:13.836-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Öğrendim'/><title type='text'>Öğrendim</title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5142994011278527938" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R1-VzfQ3zcI/AAAAAAAAABQ/yJAh9cxMA6s/s200/Photo-0052.jpg" border="0" /&gt;Öğrendim&lt;br /&gt;İnsanlara kendimi zorla sevdiremeyeceğimi öğrendim.Yapabileceğin tek şey sevilebilecek biri olmak;Gerisi onlara kalmış...İnsanları ne kadar düşünürsen düşün,Onların seni o kadar düşünmediklerini öğrendim.Güven elde edebilmek için yılların gerektiğini,Ama yok etmek için saniyelerin bile yettiğini öğrendim.Önemli olanın hayatındaki eşyaların değil, Hayattaki kişilerin olduğunu öğrendim. İnsanın ancak 15 dakika çekici olabildiğini,Ondan sonra alışıldığını öğrendim.&lt;br /&gt;Kendimi karşılaştırmak için, başkalarının en iyi yaptıklarını değil,Kendimin en iyi yaptıklarını kıstas almam gerektiğini öğrendim.İnsanlar için olayların değil, onların daha önemli olduklarını öğrendim.Her ne kadar ince kesersen kes, Kestiğinin her zaman iki yüzü olacağını öğrendim.Sevdiğin kişilere sevgi dolu sözler söylemen gerektiğini,Belki bu son defa, son görüşün olabileceğini öğrendim.Her ne kadar onu çok düşünsen de,Yine de gidebileceğini öğrendimKahramanların, yapılması gerekenleri ne pahasına olursa olsun,Yapanlar olduğunu öğrendim.İnsanların seni hep hesapsız sevdiğini,Ama bunu nasıl göstereceklerini bilemediklerini öğrendim.Sinirlendiğimde gerçekten buna değse bile, asla acımasız olmamam gerektiğini öğrendim.Gerçek dostluğun ve gerçek aşkın, aramızda uzak mesafeler olsa bile, büyüdüğünü öğrendim.Birisinin seni istediğin gibi sevmemesi,Onun seni tüm benliğiyle sevmediği anlamına gelmediğini öğrendim.&lt;br /&gt;Bir arkadaşın ne kadar iyi olursa olsun seni üzeceğiniVe senin yine de onu affetmen gerektiğini öğrendim.Bazen başkaları tarafından affedilmenin yetmediğini öğrendim.Kendini de affetmeyi öğrenmelisin.Kalbin ne kadar kırılmış olursa olsun,Dünyanın senin acılarından dolayı durmayacağını öğrendim.Geçmişimiz ve durumumuzun olduğumuz kişiliği etkilediğini,Ama olmamız gerekene karşı sorumlu olduğumuzu öğrendim.İki kişinin tartışmasının, birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmediğini öğrendim.&lt;br /&gt;Ve tartışmadıkları zaman da sevdikleri anlamına gelmediğini.Bazen kişiliğini eylemlerinin önüne koyman gerektiğini öğrendim.İki kişinin tamamen aynı olan bir şeye baktıklarında bile Farklı şeyler görebildiklerini öğrendim.Hayatlarında her zaman dürüst bir şekilde daha ileriye gitmek isteyen kişilerin,Sonuçları önemsemediklerini öğrendim.Seni doğru dürüst tanımayan kişilerin,Hayatını, birkaç saat içinde değiştirebileceklerini öğrendim.Verebileceğin bir şey kalmadığında bile bir arkadaşın ağladığında,Ona yardım edebilecek gücü bulabileceğini öğrendim.&lt;br /&gt;Yazmanın, konuşmak kadar duygusal gayret gerektirdiğini öğrendim.En fazla önemsediğim kişilerin, benden hep uzaklaştırıldıklarını öğrendim.İnsanları üzmeden ve duyarlı olarak kendi fikirlerini söylemeninÇok zor olduğunu öğrendim.Sevmeyi, Ve sevilmeyi öğrendim...Öğrendim...&lt;br /&gt;OmerB.Washington&lt;br /&gt;--------------------------------------------------------------------------------&lt;br /&gt;Herkese benim sahip olduğum gibi hesapsız ve içten sevgiler diliyorum..Gülin KİBAR&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-6819297499645123350?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/6819297499645123350/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=6819297499645123350' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6819297499645123350'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/6819297499645123350'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/rendim.html' title='Öğrendim'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R1-VzfQ3zcI/AAAAAAAAABQ/yJAh9cxMA6s/s72-c/Photo-0052.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3478769499922418586.post-855418738095512742</id><published>2007-12-11T07:10:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:39:14.146-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşamak Güzeldir'/><title type='text'>Yaşamak Güzeldir</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2O05hzaUZI/AAAAAAAAADA/cUkxDSIGEKI/s1600-h/davut_kamaci.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5144154099806785938" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2O05hzaUZI/AAAAAAAAADA/cUkxDSIGEKI/s200/davut_kamaci.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;         Yıl 1972, Ağustos ayının son günleriydi. İlk atamamın yapıldığı Türkiye Cumhuriyeti Muş ili Malazgirt ilçesinin Aradere köyüne müdür yetkili öğretmen olarak gittim ve göreve başladım. Köye gittiğimde beni ilk karşılayan kişi, köy okulunun ve lojmanın yapılmasını devletten isteyen ve yaptıran köyün eski muhtarı Keren Gültekin Amca olmuştu. Bu köyde öğretmen olarak sıkıntı yaşayacağımı pek düşünmüyordum. Tek düşüncem ekmek satılmayan köyde ne yiyeceğim olmuştu. Kerem Amca benim ekmek ve yatak sorunumu halletmişti. Sonra beni bir genç arkadaşla tanıştırdılar. O da benimle aynı kaderi paylaşan köyün diğer öğretmeni Cengiz Cenkçi beydi.&lt;br /&gt;Aynı köyde iki arkadaş iki yıl boyunca kardeş gibi çalışarak öğretmenlik yaptık. Kerem Amca öğretmen dostu, okuma-yazma bilmeyenin askeri, devlet yolunda millet temsilcisiydi. O bize zaman oldu yemek verdi,, zaman oldu tezek (yakacak) verdi, zaman oldu bizimle birlikte tavşan ve ördek avına geldi.&lt;br /&gt;Geçen bu iki yılın sonunda Kerem Amcanın mide kanaması geçirdiğini ve Ağrı iline bağlı Patnos ilçesinde kardeşinin evinde komada olduğunu öğrendim, çok üzüldüm.&lt;br /&gt;Okulun son günleriydi. Kerem Amcanın ziyaretine gittim. Upuzun yatıyor ve ne geleni tanıyor ne de konuşabiliyordu. Kendisine bir asker doktor bakıyordu. Orada askerliğini yapmakta olan bu doktorla konuştum ve Erzurum Numune Hastanesi’ne götürülmesini sağladım. Ben de okul bitince okulu kapattım ve memleketim olan Rize’ye gitmek için yola koyuldum. Fakat ilkönce Erzurum’a gidip, Kerem Amcayı ziyaret etmeliydim.&lt;br /&gt;Hastaneye gittiğimde iyileşip taburcu olduğunu söylediler. Sevinmiştim fakat onu bir daha göremeyeceğimin üzüntüsü içerisindeydim. Erzurum’da Cumhuriyet Caddesi ile Taş mağazaların birleştiği yerde karşılaştık ama o beni tanıdı. Çünkü kendi tanınmayacak kadar zayıflamıştı. Otel odasına çıktık, konuştuk ve bir daha görüşemeyeceğimiz için sarılarak vedalaştık. Ama o “Beni Erzurum’a gönderen sensin, yoksa ben ölecektim” dedi ve seslice ağlamaya başladı. İkimizde yaşlı gözlerle ayrıldık. Aradan bir ay gibi kısa bir zaman geçmişti ki yeğeni Halil bana bir mektup yazdı. Bu mektup başımızdan geçen bir olayı hatırlattı&lt;br /&gt;:Kerem Amcayı bir gün kızdırmıştım. Köylülerden okula ve okumaya karşı olan birkaç kişiye karşı konuşturmuş ve konuşmayı kasete kaydetmiştim. Halil mektubunda Kerem Amcanın vefat ettiğini söylüyor ve bu kasetin hala bende olup olamadığını soruyordu. Oysaki ben o kaseti, o gün silmiştim ve Halil’e kasetin bende olmadığını yazdım. Fakat insanların görüntü, ses ve eserleriyle yaşadığını çok iyi anlamıştım.&lt;br /&gt;Aradan otuzdört yıl geçti ve ben yaşama ve yaşamaya dair her şeye çok önem verdim.&lt;br /&gt;Yaşamak güzeldir, tıpkı anılar gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Davut KAMACI&lt;br /&gt;Rize Mrk. Taşlıdere Gazi İlköğretim.Okulu&lt;br /&gt;Öğretmeni&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3478769499922418586-855418738095512742?l=gulinkibar-hayatadair.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/feeds/855418738095512742/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3478769499922418586&amp;postID=855418738095512742' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/855418738095512742'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3478769499922418586/posts/default/855418738095512742'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gulinkibar-hayatadair.blogspot.com/2007/12/yaamak-gzeldir.html' title='Yaşamak Güzeldir'/><author><name>Gülin KİBAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00238823595124202739</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://4.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/SYg_VFV1JCI/AAAAAAAAAZI/k-C2bBghlOM/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC020.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_jX5fpEnx184/R2O05hzaUZI/AAAAAAAAADA/cUkxDSIGEKI/s72-c/davut_kamaci.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry></feed>
